Ana içeriğe geç

DOST Parti lideri Rıdvan Eşin'den TURKTIME'a özel açıklamalar: Yeni Anayasaya ihtiyaç var

DOST Parti Genel Başkanı Rıdvan Eşin, TURKTIME'a özel açıklamalarda bulundu. Türkiye'deki kutuplaşmayı sona erdirmeyi hedeflediklerini belirten parti lideri; adalet, liyakat ve üretim vurgusu yaptı.

DOST Parti lideri Rıdvan Eşin'den TURKTIME'a özel açıklamalar: Yeni Anayasaya ihtiyaç var
Turktime
16

ÖZEL/TURKTİME

DOST Parti Genel Başkanı Rıdvan Eşin, TURKTIME'a özel açıklamalarda bulundu. Türkiye'deki kutuplaşmayı sona erdirmeyi hedeflediklerini belirten parti lideri, "Biz kavganın değil kardeşliğin, mazeretin değil çözümün partisiyiz" dedi. Adalet, liyakat ve üretim vurgusu yapan genel başkan, yeni anayasa, ekonomi, yargı ve sığınmacı politikalarına ilişkin de dikkat çeken mesajlar verdi.

İşte DOST Parti Genel Başkanı Rıdvan Eşin'in TURKTİME'a özel açıklamarı:

"MAZERETİN DEĞİL ÇÖZÜMÜN PARTİSİYİZ"

SORU: Dost Parti’yi kurma ihtiyacını neden hissettiniz?

Ben bu partiyi iktidar olmak için değil, Türkiye’nin kaybettiği kardeşliği yeniden inşa etmek için kurdum.

Bugün insanlar sadece ekonomik olarak değil, duygusal olarak da yoruldu. Aynı mahallede yaşayan insanlar bile siyasi görüşleri nedeniyle birbirine selam veremez hale geldi. Oysa biz aynı bayrağın altında yaşayan bir milletiz.

DOST Parti’nin adı tesadüf değildir. Çünkü Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey dostluk, adalet ve liyakattir. Biz kavganın değil kardeşliğin, mazeretin değil çözümün partisiyiz.

SORU: Türk siyasetinde doldurmayı hedeflediğiniz boşluk nedir?

Türkiye’de iki kutuplu bir siyaset oluştu. İnsanlar ya bir tarafı tamamen savunmak ya da diğer tarafa tamamen karşı çıkmak zorunda hissediyor. Biz bu kutuplaşmayı reddediyoruz. Bizim siyaset anlayışımız; doğru kimden gelirse desteklemek, yanlış kimden gelirse eleştirmektir. Türkiye’nin merkezinde; adalet, liyakat ve vicdan eksenli büyük bir boşluk var. Biz o boşluğu doldurmaya geldik.

SORU: Türkiye’nin bugün karşı karşıya olduğu en büyük sorun sizce hangisi?

Ekonomi çok önemli…

Ama ekonominin bile önünde bir sorun var.

O da adalet ve liyakat eksikliği.

Adaletin güçlü olmadığı yerde yatırım olmaz.

Liyakatin olmadığı yerde üretim olmaz.

Üretimin olmadığı yerde refah olmaz.

Aslında birçok sorunun kökü aynı noktaya çıkıyor.

SORU: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin devamından mı, parlamenter sisteme dönüşten mi yanasınız?

"SİSTEMİN ADI DEĞİL İŞLEYİŞİ ÖNEMLİDİR"

Biz isim tartışmalarıyla vakit kaybetmiyoruz.

İster başkanlık sistemi olsun…

İster parlamenter sistem olsun…

Eğer kurumlar güçlü değilse hiçbir sistem tek başına çözüm üretmez.

Biz güçlü kurumlar, güçlü denetim ve hesap verebilir yönetim istiyoruz.

Sistemin adı değil, işleyişi önemlidir.

"TÜRKİYE'NİN YENİ ANAYASAYA İHTİYACI VAR"

SORU: Yeni anayasa ihtiyacını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin yeni ve sivil bir anayasaya ihtiyacı vardır. Ancak anayasa yalnızca siyasi partilerin değil, milletin ortak sözleşmesi olmalıdır. Toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla hazırlanmalı…

Temel hak ve özgürlükleri güvence altına almalı…Yargı bağımsızlığını güçlendirmeli…

Devleti değil vatandaşı merkeze almalıdır.

SORU: Ekonomide vatandaşın alım gücünü artırmak için ilk üç adımınız ne olur?

Birincisi…

Üretimi artıracağız.

İkincisi…

İsrafı bitireceğiz.

Üçüncüsü…

Vergi sistemini sadeleştirip adil hale getireceğiz.

Üreten kazanacak.

Çalışan kazanacak.

Devlet de vatandaşın kazancına ortak olmak yerine önünü açacak.

SORU: Enflasyon ve hayat pahalılığıyla mücadelede nasıl bir yol haritası öneriyorsunuz?

Enflasyon sadece para politikasıyla çözülmez. Üretim artmadan fiyatlar kalıcı düşmez. Tarımı yeniden ayağa kaldıracağız. Sanayiyi destekleyeceğiz. Enerji bağımlılığını azaltacağız. Kamu harcamalarında ciddi tasarruf sağlayacağız. Piyasaya güven vereceğiz. Güven varsa yatırım gelir. Yatırım varsa üretim olur.

SORU: Gençlerin yurt dışına gitme isteğini tersine çevirmek için ne yaparsınız?

Gençler sadece maaş için gitmiyor. Adalet arıyor. Özgürlük arıyor. Fırsat eşitliği arıyor. Biz gençlere sadece iş değil, umut vereceğiz. Başarının torpile değil emeğe bağlı olduğu bir Türkiye kurabilirsek gençler bu ülkeyi terk etmek istemez.

SORU: Yargının bağımsızlığı konusunda mevcut sistemi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yargıya güven azaldığında devlet de zarar görür. Bizim hedefimiz; Hiç kimsenin telefonla hakim aramadığı…Hakimin de hiçbir makamdan talimat beklemediği…Tam bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemidir. Adalet herkes için aynı olmalıdır.

"TERÖRİSTLE VATANDAŞ ASLA AYNI KEFEYE KONULMAMALIDIR"

SORU: Terörle mücadele konusunda yaklaşımınız nedir?

Teröre karşı tavrımız nettir. Terörün hiçbir gerekçesi olamaz. Silahın olduğu yerde siyaset olmaz. Ancak terörle mücadele ederken vatandaşlarımızın tamamını kucaklayan bir dil kullanılmalıdır. Teröristle vatandaş asla aynı kefeye konulmamalıdır. Biz hem güvenliği hem kardeşliği birlikte savunuyoruz.

SORU: Dış politikada Türkiye’nin öncelikleri neler olmalı?

Türkiye güçlü olmalıdır. Ama gücünü kavga ederek değil…Diplomasiyle de göstermelidir. Komşularıyla istikrar…Türk dünyasıyla iş birliği…İslam coğrafyasıyla dayanışma…Batıyla karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler…Milli çıkarlarımız ise her zaman önceliğimizdir.

SORU: CHP, AK Parti ve MHP’yi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de her parti bu ülkeye hizmet etmeye çalıştığını söylüyor. Yapılan doğru işleri destekleriz. Yanlışları da kim yaparsa yapsın eleştiririz. Biz kimsenin düşmanı değiliz. Biz sorunların düşmanıyız. Bizim siyasetimiz kişiler üzerinden değil ilkeler üzerinden yürür.

"KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZ VAR"

SORU: İttifaklara açık mısınız?

Biz makam pazarlığı yapmayız. İlke ittifakı olur. Milletin menfaatine olan her konuda iş birliği yapılabilir.

Ancak adalet…

Liyakat…

Şeffaflık…

Milli birlik…

Bunlar bizim kırmızı çizgilerimizdir.

SORU: Kürt meselesinin çözümü için öneriniz nedir?

Bizim için herkes eşit Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Kimsenin etnik kökeni nedeniyle ayrımcılığa uğramasını kabul etmeyiz. Resmi dil Türkçedir. Bu ortak değerimizdir. Ancak herkes kültürünü özgürce yaşayabilmelidir. Sorunlarımızı silahla değil demokrasiyle çözeriz.

"PLANLI GERİ DÖNÜŞ SAĞLANMALIDIR"

SORU: Sığınmacılar konusunda çözümünüz nedir?

Türkiye sonsuza kadar bu yükü taşıyamaz. Uluslararası hukuk çerçevesinde…Güvenli bölgeler oluşturularak…Uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapılarak… Onurlu ve planlı geri dönüş sağlanmalıdır. Düzensizlik ne Türkiye’nin ne de sığınmacıların lehinedir.

"YETKİ ARTARKEN DENETİM GÜÇLENMELİDİR"

SORU: Yerel yönetimlerin yetkileri artırılmalı mı?

Yerelde hizmet üreten belediyelerin güçlenmesi gerekir. Ancak bu, üniter devlet yapısını zayıflatacak şekilde olmamalıdır. Yetki artarken denetim de güçlenmelidir. Kaynak kullanımı tamamen şeffaf olmalıdır.

SORU: Yapay zekâ ve teknoloji konusunda ne yapılmalı?

21. yüzyılın petrolü veri ve teknolojidir. Türkiye artık tüketen değil üreten ülke olmalıdır.

Yapay zekâ…

Yazılım…

Robotik…

Çip teknolojileri…

Buralara yatırım yapmayan ülkeler geleceği kaçıracaktır.

Biz eğitimi de buna göre yeniden şekillendireceğiz.

SORU: Tek bir vaat değil tek bir ilke söylemeniz gerekse?

Adalet.

Çünkü adalet varsa yatırım gelir.

Adalet varsa huzur olur.

Adalet varsa ekonomi düzelir.

Adalet varsa herkes kendini bu ülkenin eşit vatandaşı hisseder.

SORU: Sizi eleştirenlere ne söylemek istersiniz?

Eleştiri demokrasinin zenginliğidir. Beni eleştiren herkesi dinlerim. Haklıysa teşekkür ederim.

Haksızsa da kırılmam. Çünkü bizim hedefimiz tartışmayı değil çözümü büyütmektir.

"İNSANLARIN GELECEĞİNDEN KORKMADIĞI BİR TÜRKİYE GÖRMEK İSTİYORUM"

SORU: Beş yıl sonra Türkiye’yi nasıl görmek istiyorsunuz?

Ben beş yıl sonra insanların geleceğinden korkmadığı bir Türkiye görmek istiyorum. Gençlerin gitmek değil kalmak istediği…

Üreten…

Güçlü…

Adaletin herkese eşit uygulandığı…

Dünyada sözü dinlenen bir Türkiye.

DOST Parti de o Türkiye’nin kutuplaşmayı bitiren, adaleti ve liyakati yeniden tesis eden öncü hareketi olmayı hedefliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler