Ana içeriğe geç

Yeni bir dünyanın arifesinde Türkiye ve bölgeyi bekleyenler

Kâbil, bomboş koca dünyaya sığamamıştı. Kâbil’in sığamadığı o küçülen dünyaya 200’den fazla muhteris devlet ve 8 milyardan fazla insan nasıl sığsın ki! Sığamıyor da! Sığamıyor çünkü herkes ‘haklı’, herkesin ‘aklı’ herkesten farklı… Sığamıyor çünkü çoğu saplantılı, yanlış yollara sapmış, bencil! Sığamıyor çünkü çoğunda onları kontrol edecek Rahmânî bir akıl yok! Çoğu bir yere sığamadığı için yerini genişletmenin derdinde. Hepsi onun olsun istiyor. Başkasına hayat hakkı yok. Doymak ve doyamamak… Saplantılar, sapıtmalar, sapkınlıklar… Şeytanın üfledikleri ile şeytanlaşmışların hedefleri birleşince dünyayı bekleyen şey; barut, gözyaşı ve kan… Tarihte kalmış misaller gibi Müslümanca bir çâre gerek… Fakat onu üretmesi gerekenler samimi bir iman, sağlam bir akıl, basiretli adımlardan mahrum… Sindirilmiş dünya nimetleri, bir öncekinden ibret alma, bencillik hastalığından kurtuluş, cesaret ve Rahmânî bir kılavuzdan da mahrumiyet… İşte böylesine bir dünyada Körfez ve Türkiye’yi bekleyen atılması gereken adımlar ve bizi bekleyenler…

Yeni bir dünyanın arifesinde Türkiye ve bölgeyi bekleyenler
Gzt
Kaynağa Git

İlgili Haberler