Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılması planlanan NATO Liderler Zirvesi’ne karşı Bursa'da eylem düzenledi. Nilüfer Belediyesi önünden Üç Fidan Parkı’na yürüyen Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri, NATO karşıtı taleplerini sıraladı.
Emek ve Demokrasi Güçleri adına açıklamayı Nadir Kırlılar yaptı. Kırlılar, “NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek günlerdir ev baskınları yapılmakta, çok sayıda kişi gözaltına alınmakta, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasaklanmakta, demokratik kamuoyu üzerinde baskı kurulmaktadır” dedi.
Kent yaşamının baskıcı uygulamalarla kuşatılması, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün fiilen sınırlandırılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Kırlılar şöyle devam etti: “NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen bu saldırılar yalnızca belirli kesimleri değil, toplumun tamamını susturmaya dönük bir gözdağı politikasının parçasıdır. Siyasal iktidar, varlığını sürdürmek ve içeride yaşanan ekonomik, toplumsal ve siyasal krizleri baskı politikalarıyla yönetmek adına ülkemizi NATO'nun güvenlikçi ve saldırgan stratejileriyle daha fazla uyumlu hale getirmektedir. Emperyalist merkezlerle kurulan bu bağımlılık ilişkisi, dış politikadan ekonomiye kadar pek çok alanda ülkemizin geleceğinin uluslararası güç odaklarının ve sermaye çevrelerinin çıkarları doğrultusunda şekillendirilmesine hizmet etmektedir. Halkın barış, demokrasi ve özgürlük taleplerinin bastırılmaya çalışılması; savaş politikaları ile içerideki baskı politikalarının birbirini beslediğini açıkça göstermektedir.”
“Türkiye, bir savaş örgütü olan NATO’dan derhal çıkmalıdır”
Silahlanmaya ve askeri harcamalara ayrılan kaynakların; eğitimden sağlığa, sosyal güvenlikten barınma hakkına kadar halkın temel ihtiyaçlarından eksiltmek anlamına geldiğini ifade eden Kırlılar, “Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı krizlerin faturası daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik olarak emekçilere çıkarılmaktadır. Emekçiler daha düşük ücretlere, daha güvencesiz çalışma koşullarına ve daha ağır yaşam koşullarına mahkûm edilirken; savaş sanayii şirketleri ve küresel sermaye çevreleri servetlerine servet katmaktadır. Oysa halkların ihtiyacı daha fazla savaş değil barış; daha fazla sömürü değil eşitlik; daha fazla baskı değil demokrasi ve özgürlüktür. İşçilerin, emekçilerin, gençlerin ve halkların gerçek çıkarı savaşta değil barışta, rekabette değil dayanışmada, sömürüde değil eşitliktedir. NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek sürdürülen gözaltılar, ev baskınları, hak ihlalleri ve tüm antidemokratik uygulamalar derhal son bulmalıdır. Ülkemizdeki NATO üsleri kapatılmalıdır. Türkiye, bir savaş örgütü olan NATO’dan derhal çıkmalıdır. Savaş politikalarına, emperyalist müdahalelere ve baskı rejimlerine karşı; emek, barış, demokrasi ve halkların kardeşliği mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz” dedi.