Avrupa Birliği’nin gıda ve yem güvenliği bildirim sistemine yansıyan kayıtlarda, Türkiye’den ihraç edilen tarım ve gıda ürünleri için toplam 270 bildirim yer aldı. Bildirimlerin önemli bölümünün sınırda ürün reddiyle sonuçlanması, ihracat öncesi denetimler ve üretim süreçlerindeki kontrol mekanizmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Kayıtlara göre Türkiye kaynaklı ürünlerle ilgili bildirimlerin 197’si sınır reddi olarak gerçekleşti. Bunun yanında 13 bildirim alarm, 49 bildirim bilgilendirme, 11 bildirim ise takip amaçlı yapıldı. Bu tablo, yalnızca dış pazara gönderilen ürünlerin geri çevrilmesi anlamına gelmiyor; aynı zamanda üretici, ihracatçı ve denetim zinciri açısından ekonomik ve itibari sonuçlar da doğuruyor.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in değerlendirmesine göre, 270 bildirimin 195’i “ciddi risk”, 38’i ise “potansiyel ciddi risk” kategorisinde yer aldı. Gürer, bu verilerin özellikle ihracat öncesi kalıntı analizlerinin ve saha denetimlerinin daha etkin yürütülmesi gerektiğini gösterdiğini belirtti.
PESTİSİT VE MİKOTOKSİN UYARISI
Bildirimlerde en sık öne çıkan nedenler arasında Ochratoksin A bulundu. Bunun yanında aflatoksin ve farklı pestisit kalıntıları da çok sayıda ürünün AB sınırlarında sorun yaşamasına neden oldu. Mikotoksin riskinin yalnızca üretim aşamasından kaynaklanmadığı; hasat sonrası kurutma, depolama ve taşıma süreçlerinin de bu açıdan kritik önemde olduğu vurgulandı.
Türkiye genelinde pestisit kullanım ortalaması düşük görünse de yoğun tarımsal üretim yapılan bazı bölgelerde kullanım miktarının dünya ortalamasının üzerine çıktığı belirtiliyor. Özellikle sebze ve meyve üretiminin yoğunlaştığı merkezlerde hektar başına kullanılan pestisit miktarının daha yüksek seviyelere ulaşması, kalıntı riskini artıran başlıklar arasında gösteriliyor.
Türkiye kaynaklı ürünlerle ilgili en fazla bildirim yapan ülkeler arasında Bulgaristan, Almanya ve Fransa’nın yer aldığı bildirildi. AB pazarında yaşanan her sınır reddinin, ürün bazında ekonomik kayıp yaratmasının yanı sıra Türkiye’nin tarımsal ihracattaki güvenilirliği açısından da uyarı niteliği taşıdığı ifade edildi.
Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kalıntı analizlerini artırması, pestisit kullanımını daha sıkı denetlemesi ve üreticilere eğitim ile teknik destek sağlaması gerektiğini dile getirdi. Uzmanlara göre kalıntı ve mikotoksin riskinin azaltılması için üretimden depolamaya kadar tüm zincirde izlenebilirlik, düzenli analiz ve doğru tarımsal uygulamalar belirleyici önem taşıyor.
Haber Kaynağı : 12punto