Yapay zekânın kullanım alanlarına bir yenisi daha eklendi. Rusya Bilimler Akademisi Doğu Araştırmaları Enstitüsü’ndeki bilim insanları, eski Arapça el yazmalarının okunması, dijital ortama aktarılması ve çevrilmesi amacıyla yapay zekâ destekli bir sistem geliştirdi.
Enstitünün Dijital Araştırmalar Laboratuvarı ile İslami El Yazmaları Merkezi uzmanlarının geliştirdiği programların gerçek araştırma çalışmalarında test edilmeye başlandığı açıklandı. Projenin, bilim insanlarının metinleri hazırlamak için harcadığı rutin çalışma süresini yüzde 90’a kadar azaltması hedefleniyor.
YÜZ BİNLERCE BELGE İNCELENMEYİ BEKLİYOR
Rusya Bilimler Akademisi Doğu Araştırmaları Enstitüsü Geçici Müdürü Alikber Alikberov, Rusya’nın dünyanın en önemli Doğu yazmaları koleksiyonlarından bazılarına sahip olduğunu belirtti.
Alikberov’un verdiği bilgiye göre, yalnızca St. Petersburg’daki Rusya Bilimler Akademisi Doğu El Yazmaları Enstitüsü’nde el yazmalarının da aralarında bulunduğu yaklaşık 200 bin Doğu belgesi bulunuyor.
Moskova, Kazan, Mahaçkala ve Ulan-Ude’de de önemli koleksiyonlar yer alırken çok sayıda üniversite, müze ve akademik kurumun daha küçük arşivlere sahip olduğu belirtiliyor. Buna karşılık, tarihî belgeleri gerekli dil ve alan bilgisiyle inceleyebilecek uzmanların sayısı oldukça sınırlı kalıyor.
ÖNCE GÖRÜNTÜYÜ TEMİZLİYOR, SONRA METNİ OKUYOR
Sistemin çalışma süreci, el yazmalarının yüksek çözünürlükle dijital ortama aktarılmasıyla başlıyor. Özel görüntü işleme programları, metnin netliğini artırırken belgedeki yıpranma, leke ve metinle ilgisi olmayan görsel kusurları azaltıyor.
Temizlenen görüntü daha sonra optik karakter tanıma sistemine aktarılıyor. Ancak Arapça el yazmalarını tanımak, basılı ve Latin harfli metinlere kıyasla daha karmaşık bir işlem gerektiriyor.
Arapçada harflerin birbirine bağlanması, her harfin kelimedeki konumuna göre farklı biçimlere girebilmesi, çeşitli hat ve kaligrafi stilleri ile kişisel yazı karakterleri yapay zekânın çözmesi gereken başlıca sorunlar arasında bulunuyor.