Türkiye'nin başarılı oyuncularından Tuba Büyüküstün, Emel Özuğur'un YouTube kanalına konuk olarak özel hayatından kariyerine, toplumsal cinsiyet rollerinden fiziksel algılara kadar birçok konuda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yönetmen ve oyuncu Onur Saylak ile 2011 yılında Paris'te evlenen ve bu evlilikten Maya ile Toprak adında ikiz kızları dünyaya gelen Büyüküstün, 2017 yılında sona eren 6 yıllık evliliğinin ardından yaşadığı boşanma sürecini "hayatımın en zor dönemiydi" sözleriyle nitelendirdi.

"MİLYONLARIN GÖZÜ ÖNÜNDE YAŞAMAK YIPRATICIYDI"
Boşanma kararının ardından çocuklarının yanında olabilmek adına 3-4 yıl boyunca oyunculuğa ara verdiğini belirten Büyüküstün, bu kararının çevresinde şaşkınlıkla karşılandığını ifade etti. Erken dönem çocukluk bakımının kendisi için bir öncelik olduğunu vurgulayan ünlü oyuncu, süreci şu sözlerle aktardı:
"Çalışmadım; o zaman hayatımın en zor dönemiydi. Bir evliliği bitirmek ve bu kararı vermek hiç kolay değil. Hele çocuklarınız varken... Bunu milyonlarca insanın gözü önünde yaşamak, olur olmaz fikirlere maruz kalmak çok yıpratıcı. Bir noktada ise bunları kapatmanız gerekiyor çünkü korumam gereken başka şeyler vardı."

Ünlü isimlerin hayatlarının dışarıdan bir masal gibi algılanmasına da tepki gösteren 44 yaşındaki oyuncu, boşandığı günden bu yana evinde bir yardımcısı olmadığını ve çocuklarına bizzat kendisinin baktığını söyledi. Tüm iş takvimini kızlarına göre organize ettiğini belirten Büyüküstün, 2017'den beri televizyon projelerinde yer almama nedenini "hayatıyla işi arasında bir seçim yaparak hayatı tercih etmesi" olarak açıkladı.

SAÇ KESİMİ, TOPLUMSAL BASKILAR VE "GÜZELLİK" ALGISI
2015 yılında saçlarını radikal bir kararla kestirdiği döneme de değinen Tuba Büyüküstün, saçların sinir sisteminin bir uzantısı olduğunu ve anı biriktirdiğini öğrendikten sonra geçmişin fazlalıklarından arınmak adına bu kesimi gerçekleştirdiğini paylaştı.
Konuşmasında kadınların sosyal hayatta karşılaştığı mobbing ve kalıplara da değinen oyuncu, erkeklerin kadınlara yönelik "Regl dönemindesin galiba" veya "Canın kavga istiyor galiba" şeklindeki küçümseyici söylemlerini eleştirdi. Büyüküstün, "Sadece erkekler tarafından değil, işin kötüsü ve en acı tarafı bunu kadınlar da kadınlara yapıyor. Ataerkil sistem kadına bunu yapıyor" diyerek toplumsal bir soruna dikkat çekti.