Kritik ham madde ve bileşenlerin düzenli bir şekilde şirketlere temin edilip sürdürülebilir bir üretim anlayışına geçilmesine yönelik girişim başlatıldı.
7 Temmuz günü Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu’nda savunma sanayii için kritik ham maddelere yönelik yeni bir girişim başlatıldı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, çok uluslu projeyi (High Visibility Project/HVPs) duyurdu.
Proje, savunma tedarik zincirlerinin dayanıklılığını güçlendirmek amacıyla 12 NATO müttefikini (Belçika, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Yunanistan, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, İspanya, İsveç ve Türkiye) ortak bir çalışma altında bir araya getiriyor. Girişim; savunma üretimi için kritik öneme sahip ham maddelerin, bileşenlerin ve geri dönüştürülmüş ürünlerin tedariki, depolanması, taşınması ve yönetimine odaklanıyor.
Rutte, girişimin stratejik önemine dikkat çekerek “Savunmamızın hazır ve güçlü kalabilmesi için sanayi altyapımızın ve tedarik zincirlerimizin dayanıklı olması gerekiyor.” ifadelerine yer verirken müttefiklerin stratejik tedarik zincirlerindeki kırılganlıkları azaltma ve daha yakın iş birliği yoluyla kritik ham maddelere daha güvenli ve istikrarlı erişim sağlama konusundaki kararlılığını yansıttığı belirtildi.
NATO 3.0, ABD’nin NATO’nun Avrupa’daki konvansiyonel savunmasına sağladığı askeri katkıyı azaltarak kaynaklarını Batı Yarım Küre ve Hint-Pasifik bölgesine yönlendirmesini temel alan yeni stratejik yaklaşım olarak tanımlanmaktadır. Bu kapsamda Avrupa müttefiklerinin, NATO’nun konvansiyonel savunma ve caydırıcılık görevlerinde daha fazla sorumluluk üstlenmesi hedefleniyor. Bu sayede, 2014–2024 döneminde öne çıkan “burden sharing” (yük paylaşımı) yaklaşımından Avrupa ülkelerinin savunma yükünün daha büyük bölümünü üstleneceği “burden shifting” (yük devri) anlayışına geçiş hedefleniyor.
NATO 3.0 kapsamında Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artırması, kritik askeri kabiliyetlere yönelik ortak yatırımları hızlandırması ve NATO’nun harekat planlama yapısının ABD’nin daha sınırlı katkısını dikkate alacak şekilde güncellenmesi öngörülüyor. Bununla birlikte ABD’nin stratejik hava unsurları, hava yakıt ikmal, istihbarat, keşif ve gözetleme, stratejik ulaştırma ve füze savunması gibi alanlardaki katkısının azalmasının Avrupa’nın mevcut kabiliyet yapısında çeşitli boşluklar oluşturabileceği değerlendiriliyor.

İlgili Olarak
NATO’dan devasa savunma ve taarruz projeleri