Türkiye'de küçükbaş hayvan varlığı açısından ilk sırada yer alan Van'da, yaz mevsiminin başlamasıyla koyunların yünleri kırkılmaya başlandı. Hayvanların sıcak havalardan daha az etkilenmesi amacıyla yapılan kırkımın ardından ortaya çıkan yünlerin bir kısmı çeşitli alanlarda değerlendirilirken, bazı besiciler ise bunları gelişigüzel doğaya bırakıyor. Çatak ilçesi Yukarı Narlıca Mahallesi'ndeki yaylalarda da sürülerini otlatan bazı besicilerin, kırkım sonrası tonlarca yünü akarsu kenarlarına ve yol çevrelerine bıraktığı görüldü.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Fiziki Coğrafya Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Nurcan Avşin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, özellikle Van'da küçükbaş hayvancılığın yaygın olarak yapıldığını söyledi.
Her yıl yaz aylarında koyunların kırkıldığını belirten Avşin, bu işlemin koyunların bakımını sağlamak ve sıcaklardan korunmalarına yardımcı olmak amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti. Kırkım döneminde çevre kirliliğinin arttığına dikkati çeken Avşin, yapağının (koyunun kırkılan yünü) doğal bir malzeme olmasına rağmen kontrolsüz şekilde doğaya bırakılmasının önemli çevresel sorunlara yol açabileceğini vurguladı.
Yapağıların biyolojik olarak parçalanabilen malzemeler olduğunu ancak doğada tamamen ayrışmalarının zaman aldığını belirten Avşin, şunları kaydetti: "Görüntü kirliliğinin yanı sıra aylarca hatta bazı durumlarda yıllarca doğada kalmaları yaşam alanlarını olumsuz etkiliyor. Doğal bir ürün olduğu düşüncesiyle çevreye bırakılabilmektedir. Ancak fazla miktarda bırakılması önemli çevresel sorunlara neden olmaktadır. Son yıllarda artan sıcaklıklar ve iklim değişikliğinin etkisiyle orman ve arazi yangınları açısından da risk oluşturmaktadır. Özellikle kurak ve yarı kurak alanlarda biriken yapağılar yangın riskini artırabilmektedir. Ayrıca ayrışma sürecinde mikroorganizmaların çoğalmasına neden olarak doğal ekosistemin dengesini olumsuz etkileyebilmektedir."
Yapağıların akarsu kenarlarına kontrolsüz bırakılmasıyla su kaynaklarında da sorunlar oluşabileceğini vurgulayan Avşin, organik madde yükünün artmasının bu sorunların başında geldiğini söyledi. Avşin, yapağıların suda mikroorganizmalar tarafından parçalanarak ayrıştığını, bu sürecin su kaynaklarının kirlenmesine neden olabileceğini dile getirerek, şöyle devam etti:
"Bu süreçte çoğalan mikroorganizmalar sudaki çözünmüş oksijeni tüketiyor. Dolayısıyla sudaki oksijen miktarı azalıyor ve bu durum sucul yaşam alanlarının bozulmasına neden oluyor. Bunun dışında yapağıların üzerinde bulunan ilaç kalıntıları, hayvansal dışkılar ve dış parazitler de su kalitesini düşürebilir. Yapağılar ayrıca su akışını engelleyerek tıkanıklıklara yol açabilir. Tüm bu nedenlerle yapağıların kırkım döneminde kontrolsüz ve fazla miktarda doğaya bırakılması, su kaynakları, toprak, tarımsal verimlilik ve genel çevre açısından dikkatle ele alınması gereken bir konudur."
Yapağıların dokumacılık, el sanatları, keçecilik ve tekstil sektöründe değerlendirilebileceğini anlatan Avşin, yün ürünlerin sağlıklı ve doğal özellikleri nedeniyle tercih edildiğini belirtti. Sentetik ürünlerin yaygınlaşması, hızlı üretim anlayışı ve yapağının işlenmesinin daha fazla emek gerektirmesi nedeniyle kullanım alanlarının azaldığına dikkati çeken Avşin, şunları kaydetti:
"Çok bilinmeyen ancak önemli bir kullanım alanı da yalıtım malzemesi olarak değerlendirilebilmesidir. Yapağı, ısı ve ses yalıtımında oldukça etkili doğal bir malzemedir. Bu nedenle çeşitli projelerle halk desteklenmeli ve teşvik edilmelidir. Yapağının doğaya bırakılması yerine tek merkezde toplanarak farklı sektörlerde değerlendirilmesi hem çevre hem de ekonomi açısından faydalı olacaktır."
Narlıca Mahallesi'nde çobanlık yapan Sadullah Kıpçak da koyun yünlerinin eskiden yorgan yapımında kullanıldığını ifade ederek, "Şimdi ise para etmediği için genelde atılıyor. Yazık oluyor. Yünlerin değerlendirilmesi ve kullanılmasının teşvik edilmesi gerekiyor. Yünlerin doğaya bu şekilde bırakılması, toprağa, suya ve çevreye zarar vererek kirliliğe neden oluyor. Buna bir çözüm bulunmasını, yünlerin toplanıp değerlendirilmesini istiyoruz" dedi.