Ana içeriğe geç

'Safir' kodlu ajan itiraf etti: İsrail yapımı Pegaus tek aramada telefonu ele geçirdi

Fas istihbaratından bir eski görevlinin ifadeleri Pegasus'un yanı sıra USB ile kurulan casus yazılımlar, dinlenen telefon hatları ve klimalara gizlenmiş kameralarla örülü devasa bir gözetleme ağını gözler önüne seriyor. Gazetecilerin ve muhaliflerin yıllarca izlendiği ortaya çıktı

'Safir' kodlu ajan itiraf etti: İsrail yapımı Pegaus tek aramada telefonu ele geçirdi
Gazete Oksijen
16

Le Monde ve 14 uluslararası haber kuruluşunun Forbidden Stories koordinasyonunda ve Amnesty International Security Lab'ın teknik desteğiyle yürüttüğü ortak araştırma, Fas'ın iç istihbarat servisi DGST'nin ,Bölgesel Gözetim Genel Müdürlüğü, muhalifler ve gazeteciler üzerindeki baskı düzeneğini ayrıntılarıyla ortaya koyuyor.

Araştırmanın merkezinde, kimliği gizli tutulan ve güvenliği için büyük risk altında olan eski bir DGST görevlisinin tanıklığı yer alıyor.

Muhabirlerin "Safir" kod adıyla andığı kaynak, izini kaybettirmek için kafelerde bile tek kullanımlık bardaklar istediğini anlatıyor.

Pegasus'a doymayan bir iştah

Safir'in anlattıklarına göre Fas güvenlik aygıtının teknolojiye olan açlığı sınır tanımıyor. Bu cephaneliğin en gözde parçası, İsrailli NSO Group'un geliştirdiği Pegasus casus yazılımı. Le Monde'un 2021'deki "Project Pegasus" araştırmasından bu yana Rabat yönetimi kullanımı yalanlasa da, Safir'in tanıklığı Fas'ın NSO Group'un müşterisi olduğunu doğruluyor.

Gazeteciler ve insan hakları savunucuları, yazılımın DGST bünyesine girmesiyle birlikte hemen hedef haline gelmiş.

Başlangıçta hedefin kandırılıp sahte bir bağlantıya tıklatılması gerekiyordu, avukat Abdessadak El Bouchattaoui'ye cazip emlak ilanları, insan hakları savunucusu Maati Monjib'e ise bir spor salonu teklifi gönderilerek bu yöntem uygulanmış.

2010'ların sonunda ise NSO Group, hedefin hiçbir işlem yapmasına gerek kalmadan telefonları ele geçirebilen yeni bir teknik geliştirip DGST ajanlarını bizzat eğitmiş. Safir, bu yöntemle bir telefonun tek bir anonim aramadan saniyeler sonra nasıl ele geçirildiğine şahit olduğunu aktarıyor.

USB'yle kurulan casus yazılım, havalimanında 30 dakika

Pegasus'tan önce de Fas, İtalyan Hacking Team şirketinin RCS yazılımının başlıca müşterilerinden biriymiş, DGST bu yazılımla eş zamanlı 2.000 cihazı hedef alabilecek bir lisansa sahipmiş. Safir'in anlattığına göre bu yazılım USB bellek ile kolayca bilgisayarlara kurulabiliyordu, havalimanında transit geçen hedeflerin telefonu sınır polisinin oyalaması sırasında yaklaşık yarım saatte ele geçirilip iade ediliyordu.

2016-2017 Hirak protestoları sırasında ise DGST, aktivistlerin sıkça kullandığı internet kafelerdeki bilgisayarlara da aynı yazılımı yerleştirmiş, hatta protestocuların uğradığı telefon dükkanlarına, kutusundan yeni çıkmış gibi görünen ama önceden yazılım yüklenmiş cihazlar yerleştirilmiş.

Sahte baz istasyonlarından klimaya gizli kameraya

Cephanelik mobil telefonlarla sınırlı değil: sahte baz istasyonu gibi çalışan IMSI yakalayıcılar, İsrailli Interionet firmasının güvenlik kameralarını ele geçirebilen NightHawk yazılımı ve ülkedeki tüm telefon görüşmelerinin iki yıl boyunca saklandığı bir sistem de kullanılıyor.

Bazen hiçbir teknik araca gerek kalmadan mikrofon ve gizli kameralar devreye giriyor. İnsan hakları savunucusu Fouad Abdelmoumni ve nişanlısına ait mahrem görüntülerin 2020'de gizlice yayılmasının ardından, kaynak bu kayıtların klimaya gizlenmiş bir kamerayla çekildiğini ve görüntüler alındıktan sonra kameranın hemen sökülerek iz bırakılmadığını doğruluyor.

Gazeteci Omar Radi'nin yıllarca süren takibi

Araştırmanın en çarpıcı örneklerinden biri, monarşinin sesi en gür muhaliflerinden gazeteci Omar Radi'nin hikâyesi. 2017'den casusluk, tecavüz ve cinsel saldırı suçlamalarıyla tutuklandığı ana kadar sürekli izlenen Radi'nin evindeki aydınlatma armatürlerine kontakt lens büyüklüğünde kameralar yerleştirilmiş, tüm konuşmaları deşifre edilmiş, gittiği kafelerde masaların altına mikrofon yerleştirilmiş, hatta yakın çevresi bile dinlenmiş.

2021'de usulsüzlüklerle gölgelenen bir yargılamayla mahkûm edilen Radi, 2024'te kraliyet affıyla serbest bırakılmış.

Araştırmaya göre DGST bünyesinde onlarca kişilik bir ekip, sosyal medyayı rejim yanlısı yorumlarla doldurmak ve muhalifleri hedef almakla da görevlendirilmiş.

Batı Sahra bağımsızlığı için mücadele eden aktivist El Mahjoub Maliha gibi Pegasus mağdurları, bu yoğun baskının sosyal çevrelerini daralttığını ve insan hakları çalışmalarını köklü biçimde etkilediğini belirtiyor. Fas makamları, araştırmayı yürüten haber kuruluşlarının sorularına yanıt vermedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler