TBMM Adalet Komisyonunda, kamuoyunda '12. Yargı Paketi' olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Komisyonda AK Parti ve MHP'nin kabul edilen önergesiyle teklife, kamuoyunda 'IBAN mağdurları' olarak bilinen haksız menfaat için banka hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşanlarla ilgili yeni madde ihdas edildi. Buna göre, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) nitelikli dolandırıcılığa yönelik 158. maddesine fıkra eklenecek.
Dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.

Komisyonda kabul edilen önergeyle düzenlenen geçiş hükümlerine göre, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklardan eklenen fıkranın uygulanacağı sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve dosya ilk derece mahkemelerine gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine iletilecek.
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılıktan haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olan ve haklarında TCK'nin etkin pişmanlığa ilişkin 168. maddesi uygulanmamış hükümlülerden eklenen fıkranın uygulanacağı hükümlüler, mağdurun uğradığı zararı mahkemece yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içinde aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde TCK'nin 168. maddesinin ikinci fıkrasındaki 'Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir' hükmünden faydalanabilecek. Bu süre içinde mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar, fıkra uyarınca infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemez. Bu hükümler, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş olup da kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kanunun yürürlüğe girmesinden sonra kesinleşen hükümler bakımından da uygulanacak.
, 15 soruda yeni düzenlemeye cevap aradı.
Yeni düzenleme ne getiriyor?
TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen önergeyle Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesine yeni bir dördüncü fıkra eklenmektedir. Düzenleme, dolandırıcılığı planlayan veya yöneten kişileri değil; suça katkısı yalnızca banka hesabını, IBAN'ını, banka kartını, kredi kartını ya da ödeme sistemlerine ilişkin bilgileri başkasına kullandırmakla sınırlı kalan iştirakçilere yöneliktir. Bu nedenle kamuoyunda ifade edildiği gibi 'IBAN kiralayan herkesin cezası düşecek' şeklindeki değerlendirme doğru değildir. Mahkeme, kişinin suçtaki rolünü somut olarak değerlendirecek ve yalnızca katkısı hesap kullandırmakla sınırlı kalan kişiler bakımından bu hükmü uygulayabilecektir.
Bu kişiler tamamen cezasız mı kalacak?
Hayır. Düzenleme bir af veya cezasızlık düzenlemesi değildir. Bu kişiler hakkında dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılığa iştirak hükümleri uygulanmaya devam edecektir. Getirilen değişiklik yalnızca cezanın belirlenmesi aşamasında devreye girmekte ve şartları oluşursa verilecek cezanın yarı oranında indirilmesine imkân tanımaktadır. Dolayısıyla suç ortadan kalkmamakta, yalnızca katkının sınırlı olması nedeniyle daha ölçülü bir ceza öngörülmektedir.
Kimler bu düzenlemeden yararlanabilecek?
Kanun metnine göre düzenlemeden yararlanabilmek için kişinin dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak etmiş olması, iştirakinin yalnızca banka hesabını, IBAN bilgisini, banka kartını, kredi kartını, kripto varlık hesabını veya ödeme sistemlerine ilişkin bilgileri başkasına vermek ya da hesabın kullanılmasını sağlamakla sınırlı bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu fiilin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla gerçekleştirilmiş olması da aranacaktır. Buna karşılık dolandırıcılığı planlayan, yöneten, mağduru aldatan veya suçtan asıl kazancı elde eden kişiler bu düzenlemeden yararlanamayacaktır.

Ceza ne kadar azalacak?
Komisyonda kabul edilen önergeye göre mahkeme tarafından hükmedilecek ceza yarı oranında indirilecektir. Örneğin normal şartlarda 10 yıl hapis cezası verilmesi gereken bir durumda ceza 5 yıla, 8 yıllık ceza 4 yıla, 6 yıllık ceza ise 3 yıla kadar indirilebilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, kanundaki ceza sınırlarının değişmediği; yalnızca mahkemenin belirlediği cezanın yarıya indirilmesinin öngörüldüğüdür.
Basında neden '1 ila 3 yıl ceza geliyor' haberleri çıktı?
Kamuoyuna yansıyan ilk bilgiler, hazırlık aşamasında değerlendirilen alternatif düzenlemelere ilişkindi. Ancak TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilen önerge farklı bir içerik taşımaktadır. Komisyondan geçen metinde yeni bir suç ihdas edilmemiş, nitelikli dolandırıcılık suçunun ceza aralığı değiştirilmemiş ve cezanın 1 ila 3 yıl olarak yeniden belirlenmesi yönünde bir düzenleme yapılmamıştır. Kabul edilen metin yalnızca belirli iştirakçiler yönünden cezada yarı oranında indirim öngörmektedir.
Eski dosyalar da bu düzenlemeden yararlanabilecek mi?
Evet. Düzenlemeye eklenen geçiş hükümleri sayesinde yalnızca yeni açılacak dosyalar değil, kanunun yürürlüğe girmesinden önce açılmış soruşturma ve kovuşturmalar ile belirli şartları taşıyan kesinleşmiş dosyalar da yeni düzenlemeden yararlanabilecektir. Böylece lehe olan kanun hükümlerinin geçmiş dosyalara da uygulanmasının önü açılmıştır.
İstinafta bulunan dosyalarda ne olacak?
Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte Bölge Adliye Mahkemelerinde inceleme aşamasında bulunan ve yeni düzenlemenin uygulanabileceği dosyalar hakkında bozma kararı verilecektir. Dosyalar yeniden ilk derece mahkemelerine gönderilecek ve ilk derece mahkemeleri sanığın durumunu yeni hüküm çerçevesinde yeniden değerlendirerek karar verecektir.
Yargıtay aşamasındaki dosyalarda ne olacak?
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bulunan dosyalar da yeni düzenlemeden yararlanabilecektir. Bu dosyalar geliş usullerine uygun biçimde yeniden ilk derece mahkemelerine gönderilecek ve ilk derece mahkemeleri tarafından yeni kanun hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılacaktır.
Kesinleşmiş dosyalar da bu düzenlemeden yararlanabilecek mi?
Evet. Düzenleme yalnızca derdest davaları değil, infaz aşamasında bulunan kesinleşmiş hükümleri de kapsamaktadır. Ancak kesinleşmiş dosyalarda ceza indiriminin uygulanabilmesi için kanunda ayrıca öngörülen özel şartların yerine getirilmesi gerekmektedir.
Kesinleşmiş dosyaların yararlanma şartı nedir?
Kesinleşmiş dosyalarda düzenlemeden yararlanabilmenin temel şartı mağdurun zararının tamamen giderilmesidir. Mahkeme tarafından yapılacak ihtarın ardından hükümlüye altı aylık süre verilecek; bu süre içinde mağdurun uğradığı zarar aynen iade edilerek veya tazmin edilerek tamamen karşılanırsa hükümlü etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecektir. Zarar giderilmediği sürece bu imkândan faydalanılması mümkün olmayacaktır.
Etkin pişmanlık nasıl uygulanacak?
Kanunla getirilen geçiş hükmü sayesinde daha önce etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmamış hükümlüler de bu imkândan yararlanabilecektir. Bunun için mahkemenin ihtarından itibaren altı ay içinde mağdurun zararının tamamen giderilmesi gerekmektedir. Bu şart gerçekleştiğinde Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilecek ve buna bağlı ceza indirimi söz konusu olabilecektir.

Altı aylık süre içinde infaz duracak mı?
Hayır. Kanun bu konuda açık bir düzenleme içermektedir. Mağdurun zararı tamamen giderilinceye kadar infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyecektir. Dolayısıyla yalnızca altı aylık sürenin verilmiş olması infazı kendiliğinden durdurmayacak; zarar tamamen karşılandıktan sonra etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilecektir.
'Ben hesabımı kullandırdım ama dolandırıcılığı bilmiyordum.' diyen herkes bu düzenlemeden yararlanacak mı?
Hayır. Böyle bir iddianın ileri sürülmesi tek başına yeterli değildir. Mahkeme her dosyada sanığın kastını, suçtaki rolünü, elde ettiği menfaati, hesap üzerindeki tasarrufunu ve katkısının gerçekten yalnızca hesabını kullandırmakla sınırlı kalıp kalmadığını ayrıntılı şekilde inceleyecektir. Bu nedenle her olay kendi delilleri çerçevesinde değerlendirilecek ve otomatik olarak ceza indirimi uygulanmayacaktır.
Mahkeme hangi delillere bakacak?
Mahkeme; banka hesap hareketleri, para giriş ve çıkış kayıtları, ATM kamera görüntüleri, EFT ve havale kayıtları, telefon incelemeleri, WhatsApp ve sosyal medya yazışmaları, iş ilanları, IP kayıtları, HTS kayıtları, banka müşteri hizmetleri kayıtları, kolluk ve savcılık ifadeleri, sanığın elde ettiği menfaat ile paranın kimlere ve hangi talimat doğrultusunda aktarıldığını gösteren tüm delilleri birlikte değerlendirecektir. Amaç, kişinin gerçekten sınırlı bir iştirakçi mi yoksa dolandırıcılık organizasyonunun aktif bir parçası mı olduğunu ortaya koymaktır.
Bu düzenleme gerçek dolandırıcıları da kapsıyor mu?
Hayır. Komisyon görüşmelerinde de açıkça ifade edildiği üzere düzenleme, organize dolandırıcılık yapan, suç örgütünü yöneten, mağdurları aldatan veya suçtan esas kazancı elde eden kişiler hakkında herhangi bir ceza indirimi öngörmemektedir. Düzenlemenin amacı, suça katkısı yalnızca banka hesabını veya ödeme araçlarını kullandırmakla sınırlı kalan kişiler bakımından daha adil ve ölçülü bir ceza sistemi oluşturmak, buna karşılık dolandırıcılık şebekeleriyle mücadelede mevcut yaptırımları aynen sürdürmektir.