İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde kamu ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında Sayıştay raporlarına göre gerçekleştirilen alım işlemleri nedeniyle yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararının oluştuğu gerekçesiyle gözaltına alınan 47 şüpheliden 27’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Konu hakkında bir basın açıklaması yapan Ege Öğretim Elemanları Derneği (EGÖDER) soruşturmaya Ege Üniversitesi yönetiminin dahil edilmemesine tepki gösterdi.
“İLGİLİ DÖNEMİN TÜM YÖNETİMİ SORUŞTURULMALI”
Yapılan yazılı açıklamada, “Ege Üniversitesi’nde döner sermaye, satın alma ve ihale süreçlerine ilişkin yürütülen soruşturmayı büyük bir ciddiyetle izliyoruz. Masumiyet karinesi ve yargı sürecinin bağımsızlığı temel ilkemizdir. Bununla birlikte, kamuoyuna yansıyan iddiaların kapsamı, gözaltı ve tutuklama kararları ile Sayıştay raporlarında yer alan bulgular, konunun yalnızca bireysel ceza sorumluluğu düzeyinde ele alınamayacağını göstermektedir. Ege Üniversitesi, ülkemizin en köklü yükseköğretim kurumlarından biri olarak yalnızca bir eğitim ve araştırma kurumu değil; aynı zamanda kamu sağlığı, akademik liyakat, bilimsel üretim ve toplumsal güven açısından büyük sorumluluk taşıyan bir kurumdur. Bu nedenle sürecin, satın alma ve harcama işlemleriyle ya da yalnızca suç isnat edilen kişilerle sınırlı kalmadan; ilgili dönemin tüm yönetsel karar, yetki devri, iç denetim, satın alma - harcama süreçleri, idari gözetim, hastane işletimi, akademik kadro politikaları ve eğitim-hizmet kalitesine etkileriyle birlikte ve bütünlüklü biçimde değerlendirilmesi şarttır” denildi.
“DÖNEMİN ÜST DÜZEY YÖNETSEL VE DENETİM SORUMLULUK ZİNCİRİ DIŞARIDA BIRAKILAMAZ”
Önceki rektör Prof. Dr. Necdet Budak’ın rektörlük döneminin 12.12.2025’te bittiği yeni rektörün de aynı tarihte göreve başladığı hatırlatılan açıklamada, “Bu ölçekteki bir süreç, dönemin yönetsel ve denetim sorumluluk zinciri bütünlüklü biçimde incelenmeden kurumsal olarak aydınlatılmış sayılamaz. Ülkemizin en eski üniversitelerinden biri olan kurumumuzun etik değerlerinin, akademik itibarının ve kamusal sorumluluğunun korunması adına; bu hassas sürecin, dönemin üst düzey yönetsel ve denetim sorumluluk zinciri de dışarıda bırakılmaksızın, eksiksiz biçimde yürütülmesinin takipçisi olacağız. Beklentimiz; yargı sürecinin hiçbir kişi ya da makam peşinen dışarıda bırakılmadan yürütülmesi, üniversite yönetiminin ise bağımsız ve kapsamlı bir idari inceleme başlatması, bulguları kamuoyuyla paylaşması ve benzer süreçlerin yeniden yaşanmaması için somut yapısal önlemleri açıklamasıdır. Ege Üniversitesi’nin itibarı sessizlikle değil; şeffaflık, hesap verebilirlik, liyakat, akademik özerklik ve kamusal sorumluluk ilkelerinin açık biçimde savunulmasıyla korunabilir. EGÖDER olarak, bu ilkeler doğrultusunda sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz” ifadeleri kullanıldı.