Ana içeriğe geç

“Krizlerde artık Dom Perignon etkisi geçerli”

Bvlgari Grup Başkan Yardımcısı Silvio Ursini, kriz dönemlerinde tüketicinin daha küçük harcamalara yönelmesini anlatan “ruj etkisi (lipstick effect)” kavramının artık yerini farklı bir eğilime bıraktığını söyledi.

“Krizlerde artık Dom Perignon etkisi geçerli”
Cnbc-e
16

Berfu Güven/Roma

140 yılı aşkın geçmişe sahip Bvlgari’nin Roma’da doğan ve mücevherden otelciliğe uzanan hikayesini konuşmak üzere grubun Başkan Yardımcısı ve otelcilik vizyonun mimari Silvio Ursini ile henüz üç yaşındaki otelleri Bvlgari Hotel Roma’da buluştuk.

Ursini’ye göre lüks sektörünün temel dinamiği artık yalnızca ürün değil, deneyim sunabilmek.

“İnsanlar ürünü unutabilir ama hissettiklerini unutmaz”

Bvlgari’nin yaklaşık 20 yıl önce otelcilik sektörüne girişinin o dönemde oldukça cesur bir karar olduğunu söyleyen Ursini, müşterilerin markayla daha derin bir bağ kurmak istediğini anlattı.

“Artık ürün tek başına yeterli değil. İnsanlar ne satın aldıklarını unutabilir ama ne hissettiklerini unutmaz. Otelcilik bize müşterilerimizle çok daha güçlü ve uzun vadeli bir ilişki kurma imkanı veriyor.”

“Bvlgari otelleri 100’e ulaşmayacak”

Bvlgari Hotels’in büyüme stratejisinin ölçekten çok seçiciliğe dayandığını vurgulayan Ursini, markanın bilinçli olarak sınırlı sayıda otel açtığını söyledi.

Bugün dokuz otelleri bulunduğunu belirten Ursini, önümüzdeki 6-7 yılda 5 yeni otelin daha devreye gireceğini kaydetti.

“Uzun vadede belki 20 otele ulaşırız ama hepsi bu kadar. Markanın ayrıcalıklı ve ulaşılması zor kalmasını istiyoruz.”“Krizlerde artık Dom Perignon etkisi geçerli” - Resim : 1

Lüks ekonomisinin büyüklüğü 1,5 trilyon dolar

Küresel lüks sektörünün büyüklüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ursini, son araştırmalara göre lüks ekonomisinin yaklaşık 1,5 trilyon dolarlık bir hacme ulaştığını söyledi.

Moda, deri ürünleri, mücevher, saat, parfüm, içki ve otelcilik gibi birçok farklı segmentten oluşan sektörün son yıllarda güçlü büyüme gösterdiğini ifade eden Ursini, LVMH’nin Bvlgari dahil 75’ten fazla markayla sektörün lideri konumunda olduğunu belirtti.

Son iki yılda lüks şirket hisselerinin borsada zayıf performans göstermesine rağmen yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Ursini, kısa vadeli piyasa hareketlerine fazla önem vermediklerini söyledi.

“Grubumuzun en eski markalarından biri 500 yaşın üzerinde. Biz çeyrek dönemleri değil, nesilleri düşünüyoruz. Kısa vadede bazı pazarlar veya kategoriler yavaşlayabilir ama önemli olan uzun vadeli hikaye.”“Krizlerde artık Dom Perignon etkisi geçerli” - Resim : 3

“Dünyada muazzam bir servet birikimi var”

Lüks tüketimin geleceğine ilişkin değerlendirmelerinde Ursini, sektörde asıl etkili olanın jeopolitik gelişmeler değil küresel servet artışı olduğunu söyledi.

“Özellikle benim kuşağımın oluşturduğu büyük servet artık harcanmaya başladı. İnsanlar güzel ürünler, tekneler, otomobiller ve deneyimler satın almak istiyor. Bunun üzerine bir de servetin milenyum kuşağı ve Z kuşağına transferi ekleniyor.”

Yeni nesil müşterilerin çok daha deneyimli ve seçici olduğunu vurgulayan Ursini, “Bugünün genç müşterileri çocukluklarında Roma’yı, İstanbul’u, Venedik’i gezmiş insanlar. Artık daha özgün ve farklı deneyimler arıyorlar” dedi.

“Savaşlar etkiliyor ama sadece kısa süreli”

Ortadoğu’daki çatışmaların ve küresel jeopolitik risklerin lüks sektörünü ne ölçüde etkilediği sorusuna Ursini şu yanıtı verdi:

“Eğer etkiliyorsa bu kısa vadeli bir etkidir. Ben Bvlgari’de yaklaşık 40 yıldır çalışıyorum. Kaç savaş, kaç kriz, kaç piyasa çöküşü gördüğümü tahmin edebilirsiniz. Markalarımızın temel yapısı son derece güçlü.”

Lüks seyahatte bazı yön değişiklikleri yaşandığını belirten Ursini, insanların belirli bölgelere gitmekten vazgeçtiklerinde başka destinasyonları tercih ettiğini söyledi.

“Ortadoğu’ya gitmeyen müşteri bugün Şanghay’a ya da Tokyo’ya gidiyor. Dünya son derece esnek bir yapıya sahip.”

“Lüks müşteri krizde aşağı değil yukarı yönlü hareket ediyor”

Kriz dönemlerinde tüketicilerin küçük lüks harcamalara yöneldiğini anlatan “ruj etkisi-lipstick effect” teorisinin artık tam olarak geçerli olmadığını savunan Ursini, dikkat çekici bir değerlendirme yaptı:

“Aslında tam tersini görüyoruz. Ben buna Dom Perignon etkisi diyorum. Çünkü insanlar kriz dönemlerinde hayatın kısa olduğunu düşünüyor. Bu yüzden aşağı değil yukarı yönlü hareket ediyorlar. Lüks müşterileri harcamalarını kısmıyor, daha da yukarı taşıyor”

Bvlgari Bodrum 2028’in başında açılacak

Türkiye’deki ilk Bvlgari otelinin Bodrum’da hayata geçirileceğini belirten Ursini, projenin takvimine ilişkin de dikkat çeken bir bilgi verdi.

Maldivler’deki yeni tesisin 2027’de açılacağını ardından Bodrum yatırımının geleceğini söyleyen Ursini, Bvlgari Bodrum’un 2028 yılının başında kapılarını açmasının planlandığını açıkladı.

“Krizlerde artık Dom Perignon etkisi geçerli” - Resim : 5

Bodrum’un son yıllarda dünyanın yükselen lüks destinasyonlarından biri haline geldiğini belirten Ursini, özellikle Türkbükü bölgesini “mücevherin içindeki mücevher” olarak tanımladı.

“Bodrum’un turizm sezonu Akdeniz’deki birçok rakibinden daha uzun. Teknecilik için mükemmel bir bölge. Karşıda adalar var. Alışveriş, gastronomi ve Türk misafirperverliği de çok güçlü. Müşterilerimiz için ideal bir destinasyon.”

“Boğaz’da doğru lokasyonu bulursak İstanbul’a da geliriz”

Bvlgari’nin İstanbul planı olup olmadığıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Ursini, şu aşamada somut bir proje bulunmadığını söyledi ancak kapıyı açık bıraktı:

“Neden Bodrum derseniz tamamen tesadüf. Önümüze önce Bodrum fırsatı geldi. Eğer Boğaz’da doğru lokasyonu bulursak neden olmasın?”

“Yapay zeka insanın yerini alamaz”

Yapay zekânın otelcilik sektöründeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ursini, teknolojiyi destekleyici bir araç olarak gördüklerini söyledi.

“Tasarım süreçlerinde yapay zeka kullanıyoruz çünkü çok faydalı. Ancak misafirperverliğin özü insan ilişkileridir.”

“Belki eski kafalıyım ama insan etkileşiminin yapay ilişkileri her zaman yeneceğine inanıyorum. Yapay zeka harika bir araç olabilir ama insanların yerine geçemez.”

“Yeni nesil müşteri standartlaşma istemiyor”

Önümüzdeki 10 yılda lüks otelciliğin en büyük sınavının genç müşterilerin beklentileri olacağını söyleyen Ursini, standartlaşmış hizmet anlayışının artık yeterli olmadığını belirtti.

“Misafirler artık temiz bir otelde kalmayı zaten doğal kabul ediyor. Aradıkları şey bulunduğu yerin ruhunu hissetmek, özgünlük ve gerçeklik.”

“Lüks pahalı olmak zorunda”

Fiyatlar konusundaki tartışmalara da değinen Ursini, lüksün doğası gereği pahalı olması gerektiğini söyledi.

“Olağanüstü bir ürün ve olağanüstü bir hizmet sunmak istiyorsanız bunun bir maliyeti vardır. Bu kadar basit.”

“Görünüm güçlü ve olumlu”

Sektörün geleceğine ilişkin son değerlendirmesinde Ursini, özellikle mücevher segmentinin güçlü büyümeye devam ettiğini belirterek lüks tüketim için genel görünümün pozitif olduğunu söyledi.

“Bazı kategoriler diğerlerinden daha hızlı büyüyor olabilir ama genel olarak lüks sektörünün görünümü güçlü. Bu yıl da gelecek yıl da büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler