DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, İmralı sürecinde terör örgütü PKK'nın silah bırakma sürecinin hukuki zemine taşınması için çerçeve yasanın temmuz ayında Meclis'e getirilmesini istedi.
Hatimoğulları, "11 Temmuz'da silahlar yakıldı, o barıştan sadece kül kalmasın" diyerek iktidara yüklendi.
TÜLAY HATİMOĞULLARI SÜREÇ YASASI ÜZERİNDEN İKTİDARA YÜKLENDİ: ARTIK YETER!
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, süreç yasasından NATO Zirvesi'ne, tarım politikalarından mera alanlarına kadar birçok konuda iktidara eleştiriler yöneltti.

Hatimoğulları, 11 Temmuz'da silah bırakma sürecinde yaşanan gelişmelere işaret ederek, sürecin hukuki zemine kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Çerçeve yasanın gecikmeden TBMM'ye sunulmasını isteyen Hatimoğulları, "11 Temmuz'da silahlar yakıldı, o barıştan sadece kül kalmasın. Bunun koşulları hazır. Sürecin hukuki adımlara kavuşmasının önündeki gecikmelere son verelim. Süreçte yaşanacak tıkanmanın sorumluluğunu iktidar halka açıklamak zorundadır. Daha fazla kan akmasın, artık yeter. Çerçeve yasa artık parlamentoya gelmelidir" ifadelerini kullandı.

Yüzyıllık bir sorunun tek bir yasayla çözülemeyeceğini belirten Hatimoğulları, "İlk düğmeyi doğru iliklemek zorundayız. Bu yaz mevsimini heba etmeyelim, temmuzda çerçeve yasayı çıkaralım. Sorunlar konuşularak, diyalogla, müzakereyle ve somut adımlarla çözülür" dedi.
NATO ZİRVESİ'NİN SONUÇ BİLDİRGESİNİ ELEŞTİRDİ
Hatimoğulları, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin sonuç bildirgesini de eleştirdi.
Sonuç bildirgesinde barış, demokrasi ve adalete ilişkin mesajlar bulunmadığını savunan Hatimoğulları, "Bütün dünya açlıkla ve yoksullukla karşı karşıya. Onlar ise 'Nasıl daha fazla silah satın alırız?' derdine düşmüş durumda. Bu zirvenin ana fikri savunma sanayi, silah tedariki ve savaşa hazırlıkların büyütülmesidir" diye konuştu.
NATO üyelerinin savunma harcamalarını milli gelirin yüzde 5'ine çıkarma kararını da eleştiren Hatimoğulları, silahlanmaya ayrılan kaynakların emekçilerin haklarından kesildiğini savundu.
Hatimoğulları, "Silaha akan her kuruş işçinin, emekçinin ve yoksulun hakkını gasbediyor. Eğitim ve sağlık geriliyor. Dünya diyalog yerine caydırıcılığa, hukuk yerine güce yatırım yapıyor. NATO Zirvesi barıştan değil, silahtan yana cevap verdi" ifadelerini kullandı.

Gazze konusunda da NATO zirvesini eleştiren Hatimoğulları, uluslararası hukuk ve ateşkes konusunda güçlü bir irade ortaya konulmadığını ileri sürdü.
TARIM POLİTİKALARINA SERT ÇIKTI
Konuşmasının bir bölümünde tarım politikalarına değinen Hatimoğulları, çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaştığını söyledi.
Şanlıurfa'nın Suruç ve Harran ilçelerinde geniş tarım alanlarının ekilmediğini belirten Hatimoğulları, pamuk, buğday ve mısır üretiminde çiftçilerin zarar ettiğini savundu.
Elektrik direklerinin sökülmesi nedeniyle çiftçilerin kuyulardan su çekemediğini öne süren Hatimoğulları, mera alanlarının sanayiye açılmasına da tepki gösterdi.
AKP'ye tarım politikalarını değiştirme çağrısı yapan Hatimoğulları, çiftçilere gübre, tohum, elektrik ve sulama desteği verilmesini, kredi borçlarının ise belirli oranlarda silinmesini istedi.