İktidarın "enflasyonla topyekün mücadele" ve "dar gelirliyi enflasyona ezdirmeyeceğiz" söylemlerine rağmen mutfaktaki yangın milyonların belini bükmeye devam ediyor.
Son 7 yılda asgari ücret 14 kat artış gösterirken, Türk mutfağının temel gıda maddesi soğandaki fiyat artışı yaklaşık 37 kata ulaşarak rekor kırdı.
Semt pazarlarına çıkan halk ve emekliler artık sebzeyi kilo yerine taneyle almak zorunda kalırken, pazardaki fahiş fiyatlar karşısında isyan etti.
İstanbul Şişli'deki semt pazarlarına gidenlere mikrofon uzatan ANKA'ya konuşanlar, mutfaktaki derin pahalılığı anlattı.
2019'DAN BU YANA SOĞAN HESABI
2019 yerel seçimleri öncesinde "Enflasyonla topyekun mücadele" sloganıyla İstanbul Şişli Mecidiyeköy Meydanı'na kurlanan tanzim satış noktalarında soğan ve patates 2 liradan satılırken, pazar ve marketlerde fiyatlar 3-4 lira seviyesindeydi. Aynı yıl net asgari ücret 2 bin 20 lira olarak uygulanıyordu.
Günümüzde asgari ücret 28 bin 75 lira seviyesine çıkmışken, Şişli'deki pazarlarda kuru soğanın kilogram fiyatı 75 liraya kadar tırmandı. Tarım Kredi Kooperatifi'nin Şişli'deki mağazasında ise soğanın etiket fiyatı 49 lira 90 kuruş olarak yer alıyor. Aradan geçen 7 yıllık süreçte asgari ücret 14 kat artarken, dar gelirli mutfağının ana maddesi olan soğandaki fiyat artışı yaklaşık 37 kata ulaştı.
PAZARDA TANE HESABI: BİR SOĞAN 21 LİRA, BİR PATATES 23 LİRA

ANKA'nın aktardığı bilgilere göre, Şişli Mecidiyeköy Gülbağ Pazarı'nda kuru soğanın kilosu boyutuna ve çeşidine göre 50 ila 75 lira arasında değişirken, patatesin kilosu da 50 ila 60 liradan satılıyor.
Pazardaki tane hesabına göre, kilosu 60 liradan satılan normal boydaki bir adet patates 23 liraya denk gelirken, kilosu 75 lira olan soğanın bir tanesi için 21 lira ödemek gerekiyor. Pazarda alışveriş yapan tüketiciler tezgahtaki fiyatlar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor.
MİLYONLARIN TEPKİSİ PAZAR TEZGAHLARINDA YÜKSELDİ
Tüketiciler artan pahalılığa şu sözlerle tepki gösterdi:
Soğan ve patates fiyatlarını değerlendiren bir kişi, “Cep yakıyor, çeyrek fiyatına” derken, soğan tezgahındaki fiyatı gören bir başkası ise, “Soğan dediğiniz şey mutfağın temel taşı. Her yemeğe kullanıyoruz. 75 lira olur mu kardeşim? Bir de ağır çeken bir sebze.” ifadelerini kullandı.
Gıda ürünlerinde kar marjlarının sınırlandırılması gerektiğini belirten bir tüketici, “Bunlar temel ihtiyaç maddeleri. Temel ihtiyaç maddelerinin ucuz olması lazım” sözleriyle yüksek kar marjlarına dikkat çekerken; bir diğer kişi ise tarım politikalarını eleştirerek, “Çiftçinin yeterli ürün ekmediğini düşünüyorum çünkü maliyeti çok yüksek, ürün az olunca da fiyat artıyor. Veya tarlada kalıyor (ürün), çiftçi pazarlayamıyor dolayısıyla bir kaç firma kazanıyor” değerlendirmesini yaptı.
"ENFLASYONLA MÜCADELE EDİLDİĞİNİ HİSSETMİYORUZ"
Resmi enflasyon açıklamalarına inanmadıklarını ifade eden çalışanlar ve emekliler, pazar dönüşü pazar torbalarının boş kaldığını belirtti. Bir tüketici, “(Mücadele) ediliyorsa böyle olmaz. Millet perişan gerçekten. Bir şey alamıyoruz. Çok vahim durum gerçekten. Bak boş dönüyoruz. Her şey çok pahalı.” derken, bir başka kişi ise “Öyle bir mücadele yok. Mücadele halkla siyaset arasında, nasıl bir şeyse.” dedi.
Maaşının günden güne eridiğini belirten bir devlet memuru ise pazardaki durumu şu sözlerle özetledi:
“Ben devlet memuruyum. Maaşımın nasıl eridiğini gün be gün takip ediyorum. Böyle bir mücadele olduğunu hissetmiyorum, görmüyorum. Bunu zaten dünya alem de söylüyor. Hadi ben maaşlı bir insanım ama etrafımdaki insanları gördüğüm zaman içim parçalanıyor. Yoğurt ve süt ürünlerinde ben dahi almakta zorlanıyorum. Bir zamanlar Ezine peyniri alıyorduk, şimdi yanına yaklaşmak mümkün değil. Ne yapıyorsun, yarım yağlı ya da yağsız peynir alıyorsun. Fiyatı biraz daha düşük olunca insanlar ister istemez daha uygun fiyata kaçmış oluyor...Her geçen gün bir önceki günü aratıyor maalesef.”
85 YAŞINDAKİ EMEKLİDEN İKTİDARA TEPKİ
Söylemlerin gerçeği yansıtmadığını dile getiren bir kişi, “Kim koruyor? Bizi korumuyor onlar, kendilerini koruyor.” derken; 85 yaşındaki bir emekli ise pazar saatlerini değiştirerek ucuz ürün aradığını ifade edip şu tepkiyi gösterdi:
“Herkes kendi havasında. Koltuğa oturan, yeri rahat kalkmıyor. Bir de kalksın gelsin pazarı dolaşsın. Vaziyetime bak. Ayıp; utanıyorum ben onların namına. Onlar yiyor biz bakıyoruz. Kendileri yiyeceklerine biraz millete versinler. Para yok, pul yok. Onlarda hiç utanma yok mu. Koltuğa kurulmuşlar, yiyorlar.”
Şişli Gürsel Mahallesi Pazarı'nda konuşan diğer tüketiciler ise tepkilerini şöyle dile getirdi:
“(Enflasyonla) mücadele edilmiyor. Tezgah tezgah, market market dolaşıyoruz; biz mücadele ediyoruz, kimsenin mücadele ettiği yok.”
“Pahalı. Enflasyon aldı başını gidiyor yani.”
“3’er 3’er alıyoruz artık, ihtiyaçtan dolayı. Öyle kilolarca alamıyoruz artık. Eskiden 2 kilo, 3 kilo (alırdık)...Biber 120 lira. Temmuz’da 120 lira biber olur mu.”
“50 lira patates, soğan. Emekliyim; ne yapacağım ben, nasıl alacağım? 1 kilo ondan, 1 kilo ondan 100 lira ediyor ikisi.”
“Nerede rahat alıyorsun. Nasıl alacaksın? Şu anda hiçbir şeyi alamıyoruz.”