Galatasaray Üniversitesi’nde (GSÜ) kampüsün sembolü ve ayrılmaz bir parçası olan kedilere yönelik rektörlük baskısına karşı öğrenciler eylemde. "Kediköy" olarak bilinen kedi istasyonlarının ve sahil şeridindeki mama kaplarının "estetik kaygılar" ve "görüntü kirliliği" bahanesiyle 9 Haziran sabahı aniden toplatılması üzerine GSÜ öğrencileri kitlesel bir basın açıklamasıyla rektörlüğü protesto etti. Öğrenciler, rektörlük önünde nöbet başlattı.
Toplatılan kapları kendi elleriyle eski yerlerine yerleştiren öğrenciler, "Kediler kalıcı, siz gidici!" sloganıyla kampüsteki yaşam hakkını savunacaklarını söyledi. Galatasaray Üniversitesi Sokak Hayvanlarını Koruma Kulübü öncülüğünde bir araya gelen öğrenciler ve akademisyenler, yaşananların münferit bir olay olmadığını, rektörlüğün sistematik bir baskı politikası yürüttüğünü belirtti. Benzer bir sürecin pandemi döneminde de yaşandığını, o dönemde de kedi evlerinin parçalanarak çöpe atıldığını hatırlatan öğrenciler, idarenin uzlaşı zeminini tamamen yok ettiğini vurguladı.
Öğrencilerin basın açıklamasında, "On binlerce kişinin tepkisine ve kamuoyunun desteğine rağmen bu uygulamalarda ısrar edilmesi, meselenin birkaç mama kabından ibaret olmadığını; üniversite yönetiminin kampüsteki hayvanların yaşam hakkını sistematik olarak görmezden geldiğini göstermektedir. Üniversiteler; kararların ortak alınması ve öğrencilerin iradesinin doğrudan temsil edilmesi gereken kurumlardır. Galatasaray Üniversitesi, içerisinde barınan tüm canlılarıyla bir bütündür. Kampüsler bu canlılardan bağımsız düşünülemez" denildi.
PROJEYLE REKLAM YAPILDI
Basın açıklamasında okul yönetiminin iki yüzlü tutumuna da dikkat çekildi. GSÜ Sokak Hayvanlarını Koruma Kulübü’nün, geçtiğimiz yıl bakanlık bünyesinde yürütülen ÜNİDES projesi kapsamındaki yarışmayı kazanarak okul adına başarıya imza attığı, okulun bunu reklam için kullanmasına rağmen bu projeyle kampüse yerleştirilen kedi istasyonlarına saldırıldığı hatırlatıldı. Açıklamada, "Kampüsümüzdeki hayvanların aç bırakılmasına, tedavi süreçlerinin riske atılmasına ve yaşam alanlarının yok sayılmasına sessiz kalmayacağız. Bizler bugün kedi evlerimiz ve mama kaplarımızı yerlerine geri yerleştirdik, talebimiz ise bir daha bunlara hiçbir sebeple dokunulmamasıdır! Kampüsler bizimdir, bizim kalacak!" denildi.
Öğrencilerin 10 Haziran’da yayınladığı bildirisinin ardından rektörlük geri adım atmak yerine baskıyı lojman ve Saray binasındaki personele kadar genişletti. Edinilen bilgiye göre personele, Saray binasında görev yapan emekçilerin kendi satın aldığı mamaları kaldırma ve çöpe atma talimatı verildi.
Öğrenciler, "Baskıya bilerek en savunmasız bileşenden başladılar" derken tüm öğrenci kulüplerinin eylemde ortaklaştığını duyurdu. GSÜ öğrencileri, rektörlük tarafından hukuksuzca ve haber verilmeden toplatılan mama kaplarını ve evlerini eylem yaparak sahil şeridine ve Kediköy’deki eski yerlerine geri yerleştirdi.
Eylemin ardından Rektör Abdurrahman Muhammed Uludağ ile görüşme talep eden öğrenciler oturma eylemi başlattı. Öğrenciler, rektörle görüşmeden rektörlük binasını terk etmeyeceklerini söylüyor. Rektörlük binası önünde başlayan oturma eylemi ve nöbet sürüyor.