Yeni Ankara Genel Yayın Yönetmeni Hasan Taşkın, FETÖ'nün hain darbe ve işgal girişimi gecesinde Türk işçi sınıfının vatan savunmasındaki tarihi rolünü yazdı. Taşkın, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay'ın henüz hiçbir resmi çağrı ülkenin dört bir yanına ulaşmadan Sakarya Kent Meydanı'nda mikrofonu alarak kriz anında dik bir duruş sergilediğini belirtti. İşçi sınıfının o gece kamyon ve kepçelerle kışla kapılarına barikat kurduğunu hatırlatan Taşkın, vatan savunmasında işçilerin en ön safta yer aldığını vurguladı.
'BU BİR DARBE DEĞİL İŞGAL GİRİŞİMİDİR'
Hasan Taşkın'ın aktardığı ayrıntılara göre, 15 Temmuz gecesi televizyonlarda belirsizlik sürerken ve askeri hareketliliğin ne olduğu tam bilinmezken Sakarya'da bulunan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay beklemeyi reddetti. Rüzgara göre yön değiştirmeyen Atalay, Sakarya Kent Meydanı’na çıkarak halka seslendi ve hain girişimin asıl hedefini şu sözlerle ilan etti: 'Bu bir darbe değil... Bu bir işgal girişimidir.' Taşkın, bu tarihi cümlenin meselenin özünü, yani hedefin Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı, milletin iradesi ve devletin bekası olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.
BİR MİLYON İŞÇİ VE İŞ MAKİNELERİ KIŞLA KAPILARINDA
Yeni Ankara Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Taşkın, bu çarpıcı açıklamanın hemen ardından Türk-İş bünyesindeki yaklaşık bir milyon üyenin aileleriyle birlikte meydanlara döküldüğünü yazdı. Atalay'ın şube başkanları ve sendika yöneticileri vasıtasıyla işçilere 'Evde oturmayın, bayrağınızı alın, meydanlara çıkın' talimatı verdiğini belirten Taşkın, iş makinelerinin de vatan savunmasında nasıl siper olduğunu anlattı. Kamyonlar, greyderler ve kepçeler, milli iradeyi çiğnemek isteyen tankların önüne çekilerek kışlaların kapılarında aşılmaz birer barikat haline geldi.
İŞÇİ TULUMUYLA VATAN SAVUNMASI VE ŞEHİTLER
O karanlık gecede sokağa çıkan işçiler arasından şehitler ve gaziler verildiğini hatırlatan Hasan Taşkın, Türk işçisinin 'Devlet giderse fabrika da kalmaz, iş de kalmaz, sendika da kalmaz' bilinciyle hareket ettiğini vurguladı. Önce vatan diyen emekçilerin, sonraki günlerde de demokrasi nöbetlerinde en ön safları doldurduğunu ifade eden Taşkın, 15 Temmuz kahramanları arasında sadece üniformalıların değil, siyasetçilerin, polislerin ve vatanı için canını ortaya koyan işçi sınıfının da olduğunu belirtti. Taşkın, tarihin meydanlarda korkusuzca verilen bu cesur kararları mutlaka yazacağını vurgulayarak yazısını tamamladı.