TAHSİN HAN
Soykırımcı İsrail’in yüksek tirajlı Maariv gazetesinin manşete taşıdığı son diplomatik kriz, Azerbaycan’ın Türkiye’nin gerçek bir kardeşi olduğunu gözler önüne serdi... Gazete, Netanyahu hükümetinin 1915 olaylarına ilişkin sözde Ermeni soykırım iddialarını tanıma yönündeki hamlesinin, Azerbaycan’ın Türkiye’yi kollayan net tavrıyla nasıl çöktüğünü ve İsrail yönetiminin ise nasıl bir çaresizliğe düştüğünü herkese duyurdu.
Haziran ayı sonunda Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın önerisiyle kabineden oy birliğiyle geçen sözde soykırımı resmen tanıma kararı, parlamento (Knesset) aşamasında sert bir kayaya çarptı. Sanılanın aksine kararın Başbakanlık Ofisi’nin doğrudan müdahalesiyle engellenmediğini yazan gazete, perde arkasında Bakü’nün muazzam bir diplomatik mekanizmayı harekete geçirdiğini aktardı. Azerbaycan, hamiliğini üstlendiği haklı davasında ve kardeş Türkiye’nin tarihsel tezlerini koruma noktasında tavizsiz bir duruş sergiledi. Karar öncesinde Azeri Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, mevkidaşı Saar’ı arayarak bu adımın bölgedeki barış çabalarına ve Trump liderliğindeki uzlaşı planına büyük zarar vereceğini açıkça iletti. Kabinenin bu haklı uyarıyı göz ardı etmesi üzerine Bakü, İsrail siyasetinin kilit taşlarını yerinden oynatacak jeopolitik ağırlığını masaya koydu.

İSRAİL KÖŞEYE SIKIŞTI
Azerbaycan’daki Yahudi cemaatinin ve Bakü Sefarad Hahamı Zamir İsaev’in ultra-Ortodoks Şas ve Birleşik Tevrat Yahudiliği partileriyle yürüttüğü acil temaslar, İsrail’in elini kolunu bağladı. İran sınırındaki hayati istihbarat ortaklığı ve en önemlisi İsrail’in petrol ile enerji ihtiyacının yüzde 40’ından fazlasını doğrudan Azerbaycan’dan tedarik etmesi, Tel Aviv’i tam bir çaresizlik girdabına itti. Haredi milletvekillerinin Likud yetkililerine, “Oylama yapılırsa aleyhte oy veririz, tasarı reddedilir” resti üzerine Başbakan Netanyahu geri adım atarak tasarıyı genel kurula getiremedi. Böylece karar, meclis onayı olmaksızın sadece kağıt üzerinde kalan bir kadük metne dönüştü.

BAKÜ’DEN AĞIR MİSİLLEME
Azerbaycan, Türkiye’yi arkalayan stratejik duruşunun yanı sıra Filistin kartını da masaya sürerek İsrail’e unutamayacağı bir diplomatik ders verdi.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa’yı Bakü’de ağırlayarak Doğu Kudüs başkentli bağımsız Filistin devletine ve UNRWA’ya açık desteğini tüm dünyaya ilan etti. Bu hamleyle, köşeye sıkışan Tel Aviv’e bölgedeki en kritik ortaklarından birini kaybedebileceği net şekilde gösterildi. Bugün Bakü ile Kudüs arasında diyalog tamamen kesilmiş ve büyükelçi tatile gönderilmiş durumda; petrolüne ve istihbaratına muhtaç olduğu Azerbaycan karşısında İsrail’in yaşadığı bu tarihi çaresizlik ise Maariv’in manşetiyle tescillenmiş oldu.