Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim kampanyası direktörü Necati Özkan ve TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Cezaevi yerleşkesinde başladı.
Gecikmeli başlayan duruşmada İmamoğlu, başka bir davasına katılmak için salondan ayrılırken; tanık olarak dinlenen Yanardağ’ın asistanı Lale Uzay, iddia edilen para trafiğini yalanladı.
Duruşmaya sırasıyla Merdan Yanardağ, Necati Özkan, Hüseyin Gün ve Ekrem İmamoğlu geldi.
Gazetecilerin ve avukatların salona kısıtlı sayıda alınması sebebiyle saat 10.00'da başlaması gelen duruşma gecikmeli olarak 10.47'de başladı.
Duruşma başlamadan konuştuğumuz Merdan Yanardağ'ın avukatı Mustafa İlker Gürkan geçen duruşmada istenen MİT raporunun gelmediği bilgisini verdi.
İmamoğlu 'diploma' davasına gitti
Duruşma başlarken İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, Ekrem İmamoğlu’nun iki davası daha olduğunu hatırlatarak, ‘diplomasıyla ilgili zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik’ iddiasıyla açılan davaya katılımı için talepte bulundu ve mahkeme başkanı talebi kabul etti. Ekrem İmamoğlu diğer davaya gitti.
Duruşmada Merdan Yanardağ’ın asistanlığını yapan Lale Uzay tanıklık yapmak üzere kürüsüye gelip yemin etti. Uzay, “Bilgim dışında kimse benden geçmeden Merdan Yanardağ’a ulaşamaz, bağış işlerinde. Hüseyin Gün’den para aldığı söyleniyor 8 yıldır yanındayım asla böyle bir şeye şahit olmadım. Yaptığını da düşünmüyorum” dedi.
Tanık Uzay’la Yanardağ diyaloğu
Tanık Uzay’a Merdan Yanardağ sorular yöneltti.
Yanardağ: Berkay Yağlıcı, Seher Alaçam’ın şoförü imiş, bana elden para verdiğini söylüyor.
Uzay: Gelen her şey önce danışmaya geliyor, içi açılıyor kontrol ediliyor.
Yanardağ: Danışmayı, güvenliği, geçip öyle bana geliyor değil mi?
Uzay: Evet, ben bir şey teslim almadım
Yanardağ: Doğrudan bana bir şey verme imkanı var mı?
Uzay: Hayır. Kitap parası için bile makbuz keseriz.
Dava öncesi mahkeme heyeti değişti
162 sayfadan oluşan iddianamede 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edilirken, iddianamenin çoğunluğunu ise Hüseyin Gün’ün ‘etkin pişmanlık’ ifadeleri ve dijital materyaller oluşturuyor.
Soruşturma 112’ye yapılan ‘ihbarla’ açılmıştı. Davanın ilk duruşması üç gün sürmüş 13 Mayıs’ta verilen ara kararla mahkeme sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, dosyadaki dijital delillerin incelenmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), İBB’ye ait kullanılan IP adreslerinin ve ilgili sunucu sağlayıcıları ve Emniyet ve Millî İstihbarat Teşkilatından (MİT) ek rapor istemişti.
Davanın görüldüğü İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin Başkanı Necati Sezer Çümen’in görev yeri değişerek Gaziosmanpaşa oldu. İddianamede imzası bulunan savcı Yasin Erkal Başsavcıvekilliğine, aynı iddianamede imzası bulunan Savcı Kayhan Çetin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine atandı.
"TELE1’e sahip çıkın bize sahip çıkın"
Konuştuğumuz Gazeteci Merdan Yanardağ’ın avukatı Selin Nakıpoğlu, “Hakkında soruşturma dahi açılmaması gereken bir siyasal casusluk isnadı nedeniyle 253 gündür tutuklu bulunan gazeteci Merdan Yanardağ’ın yargılandığı davanın ikinci duruşması yarın saat 10.00’da Silivri 4 No’lu duruşma salonunda görülecek. 253 gündür özgürlüğünden mahrum bırakılan Merdan Yanardağ’ın yarın tahliye edilmesini bekliyoruz. Basın özgürlüğü ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına duruşmayı takip etmeniz büyük önem taşıyor. Sizleri duruşmayı izlemeye davet ediyoruz. Merdan Yanardağ’ın çağrısını bir kez daha hatırlatalım: TELE1’e sahip çıkın, bize sahip çıkın” çağrısında bulundu.