Her yaz aynı cümleleri duyarız: “Kışın cildim çok güzeldi ama yaz sonunda bir anda lekeler oluştu” ya da “Yüzüm eskisine göre daha yorgun ve cansız görünüyor.”
Çoğu zaman bunun nedeni tek değildir, farkında olmadan yapılan birkaç küçük hata bu sonuçları doğurabilir.
Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor, güneş ışınları sadece tatilde maruz kaldığımız bir etken değildir. Araba kullanırken, yürürken, alışveriş yaparken hatta cam kenarında otururken bile cildimiz güneş ışınlarına maruz kalır.
Özellikle güneş lekeleri oluştuğunda bunları sonradan gidermek, oluşmasını engellemekten çok daha zordur.
Bu yüzden güneş koruyucu kullanmak bir seçenek değil, günlük bakımın vazgeçilmez bir parçasıdır.
Sabah yüzünüzü yıkadıktan sonra güneş koruyucunuzu cildinize yedirerek sürmeyi alışkanlık haline getirin.
Nasıl ki evden çıkarken telefonunuzu almayı unutmuyorsanız, güneş koruyucunuzu da unutmayın.
Çünkü bugün gösterdiğiniz özen, birkaç yıl sonra aynaya baktığınızda size geri dönecektir.
Yaz aylarında yapılan en büyük hatalardan biri ise cildin yağlandığını düşünüp nemlendirici kullanımını bırakmaktır.
Oysa güneş, deniz, havuz ve sıcak hava, cildin nem dengesini ciddi şekilde etkileyebilir.
Yağlı görünen bir cilt bile susuz kalabilir. Bu nedenle cildin ihtiyacına uygun ürünlerle nem desteğini sürdürmek gerekir.
Son yıllarda sosyal medyada cilt bakımıyla ilgili sayısız öneri görüyoruz. Bir gün pirinç suyu, ertesi gün limon, başka bir gün farklı karışımlar...
Elbette bilgiye ulaşmak artık kolay. Ancak her gördüğümüz öneriyi kendi cildimize uygulamak doğru değildir.
Unutulmaması gereken önemli bir nokta var, her cildin ihtiyacı farklıdır.
Bir kişiye iyi gelen bir ürün veya kür, başka bir kişinin cildinde tahrişe, hassasiyete ya da lekeye neden olabilir.
Özellikle yaz aylarında bilinçsiz şekilde kullanılan asit içerikleri, peeling uygulamaları ve ev yapımı karışımlar ciddi cilt problemlerine yol açabilir.
Bu nedenle cilt bakımında sosyal medya trendlerinden çok uzman görüşlerine kulak vermeyi tercih etmeliyiz.
Bir diğer önemli konu ise profesyonel cilt bakımlarıdır.
Bugün gelişen teknoloji sayesinde yalnızca cildin yüzeyine değil, alt katmanlarına da destek sağlayan uygulamalar yapılabiliyor.
Özellikle yüz kaslarını çalıştırmaya yardımcı olan teknolojiler sayesinde daha sıkı, daha canlı görünen bir cilt elde etmek mümkün.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken konu, uygulamaların mutlaka yetkili güzellik merkezlerinde veya dermatoloji kliniklerinde, alanında uzman kişiler tarafından yapılmasıdır.
Cildimiz deneme tahtası değildir. Bu nedenle yalnızca fiyat veya popülerlik kriteriyle değil, uzmanlık ve güvenilirlik kriterleriyle seçim yapmak gerekir.
Profesyonel cilt bakımının önemine inanıyorum.
Çünkü evde yapılan bakım ne kadar özenli olursa olsun, belirli aralıklarla profesyonel destek almak cildin sağlığı açısından büyük fark yaratır.
Ayda bir kez cilt analizi yapılarak, cildin ihtiyacına uygun bir protokol belirlenmesi ve derinlemesine bakım uygulanması son derece faydalıdır.
Elbette profesyonel bakım da tek başına yeterli değildir.
Asıl başarı, klinikte yapılan uygulamaların evde doğru ürünlerle desteklenmesiyle ortaya çıkar. Düzenli temizlik, nemlendirme, güneş koruması ve doğru içeriklerin kullanılması uzun vadede cildin kalitesini belirleyen temel unsurlardır.
GECE BAKIMININ ÖNEMİ
Uykude vücudumuz kendini yenilemeye çalışır. Cilt de bu süreçten payını alır. Özellikle 40 yaş sonrasında hücre yenilenme hızı yavaşlamaya başladığı için gece kullanılan destekleyici ürünler önem kazanır.
Yatağa girmeden önce cildi temizlemek, gün boyunca biriken kalıntılardan arındırmak ve cilde ihtiyacı olan desteği vermek sağlıklı bir görünüm için değerlidir.
Cildimiz, yüzümüzde taşıdığımız en değerli giysidir.
Eğer o giysi yıpranmış, bakımsız ve sağlıksız görünüyorsa dünyanın en güzel makyajı bile istediğimiz etkiyi yaratamaz.
Ancak sağlıklı, temiz ve ışıldayan bir cilt, makyajı da, kaş tasarımını da, kirpik uygulamalarını da, yaptırdığımız tüm estetik ve güzellik işlemlerini de çok daha güzel gösterir.
Bu yaz kendinize küçük bir söz verin.
Cildinizi sadece özel günlerde değil, her gün önemseyin.
Çünkü güzel görünen bir cildin sırrı mucize ürünlerde değil, doğru alışkanlıklarda, düzenli bakımda ve sürdürülebilir bir rutinde saklıdır.
Yaz geldi, cildiniz hazır mı?
Yaz aylarını hepimiz seviyoruz. Daha fazla güneş, daha fazla açık hava, daha fazla hareket... Ancak cildimiz için yaz mevsimi aynı zamanda yılın en dikkat edilmesi gereken dönemi. Çünkü yazın yapılan küçük hatalar, sonbahar geldiğinde leke, kuruluk, matlık ve erken yaşlanma belirtileri olarak karşımıza çıkabiliyor.
Hürriyet
16