Bir otomobilin uzun ömürlü olmasını belirleyen en önemli unsurlardan biri motoru. Düzenli bakımı yapılan bazı motorlar 300 bin kilometreyi rahatlıkla geride bırakırken, hatta 500 bin kilometrenin üzerine çıkan örnekleriyle de dikkat çekiyor. İşte otomobil dünyasında dayanıklılığıyla ün kazanan ve ikinci el piyasasında hâlâ güven veren 5 motor.
İkinci el otomobil pazarında yüksek yaş ve kilometreli araçlar çoğunlukta. Yüksek kilometre birçok kişi için aracın genel durumundan daha önemli bir konu. Yine de bir motorun ömrü sanıldığından daha uzun olabilir. Günümüzde milyonlarca kilometreyi kat eden birçok model var. Motorun ömrünü belirleyen kilometre göstergesi değil, kullanım şekli, bakım geçmişi oluyor. Genellikle kronik sorunu olmayan motorlar 300-500 bin kilometreleri rahatlıkla devirebiliyor.
İşte ikinci el otomobil dünyasında yüksek kilometrelerine rağmen dayanıklı ve uzun ömürleriyle anılan motor seçeneklerinden öne çıkanlar…
Toyota 1.6 Valvematic (132 HP)
Bulunduğu modeller:
-Corolla
-Auris
-Avensis
Toyota'nın 1.6 litrelik Valvematic motoru, ikinci el piyasasında en çok güven veren atmosferik motorlardan biri olarak gösteriliyor. Turbo besleme kullanılmaması, zincirli zamanlama sistemi ve düşük arıza geçmişi sayesinde düzenli bakım gören örneklerde 300-400 bin kilometreyi rahatlıkla görebiliyor. LPG ile uyumlu yapısı da Türkiye'de tercih edilmesinin en önemli nedenlerinden biri.
Renault 1.5 dCi
Kullanıldığı modeller:
-Clio
-Megane
-Symbol
-Captur
-Duster
-Nissan Qashqai
-Mercedes A-Serisi (bazı versiyonlar)
İlk nesillerinde enjektör ve turbo sorunlarıyla gündeme gelse de Euro 6 dönemindeki Blue dCi motorlar oldukça başarılı bir noktaya ulaştı. Düzenli yağ değişimi yapılan araçlarda 350-500 bin kilometre görebilen çok sayıda örnek bulunuyor.
Çok düşük yakıt tüketimi, kolay parça bulunabilmesi, ustasının bol olması ve bakım maliyetlerinin düşüklüğü motoru öne çıkaran unsurlar.
Honda 1.5 i-VTEC / 1.6 i-VTEC
Kullanıldığı modeller:
-Civic
-HR-V
-Jazz
Honda'nın atmosferik VTEC motorları yıllardır dayanıklılık denildiğinde ilk akla gelen seçeneklerden biri. Yüksek devir çevirebilmelerine rağmen mekanik dayanıklılıkları oldukça başarılı. Doğru yağ kullanımıyla 400 bin kilometrenin üzerinde çalışan çok sayıda Civic bulunuyor.
Hyundai / Kia 1.6 MPI
Kullanıldığı modeller:
-Elantra
-i30
-Accent Blue
-Cerato
-Ceed
-Kona
Son yıllarda ikinci elde değeri yükselen motorlardan biri de Hyundai-Kia grubunun 1.6 MPI ünitesi oldu. Turbo içermemesi ve sade mekanik yapısı sayesinde yüksek kilometre korkutmuyor. Kronik arıza riskinin düşük olması, düşük bakım maliyetleri ve LPG dönüşümüne uygun olması da Türkiye'de tercih edilme nedenlerinden biri.
Fiat 1.3 Multijet
Bulunduğu modeller:
-Egea
-Linea
-Doblo
-Fiorino
-Punto
-Opel Combo
-Suzuki SX4 (bazı versiyonlar)
Türkiye'de en fazla kullanılan dizel motorlardan biri olan 1.3 Multijet, düşük yakıt tüketimi kadar sağlamlığıyla da tanınıyor. Özellikle filo ve ticari araçlarda milyon kilometre yapan örnekleri bulunuyor. Düzenli yağ değişimi ve zamanında turbo bakımı yapıldığında 400 bin kilometreyi rahatlıkla aşabilen çok sayıda kullanıcı deneyimi mevcut.
Düşük yakıt tüketimi, yüksek performansı, usta ve parça bolluğu ve bakım maliyeti avantajıyla öne çıkıyor.
YÜKSEK KİLOMETREDEN ÖNCE BAKIM GEÇMİŞİNE BAKIN
Bir otomobilin 300 bin kilometrede olması tek başına kötü olduğu anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre motor ömrünü belirleyen en önemli faktörler şunlar:
-Motor yağının zamanında değiştirilmesi
-Kaliteli filtre kullanılması
-Soğutma sisteminin düzenli kontrol edilmesi
-Triger kayışı veya zincir bakımının ihmal edilmemesi
-Kaliteli yakıt kullanılması
-Periyodik bakımların aksatılmaması
-Kullanıcının sürüş alışkanlıkları
YÜKSEK KİLOMETRE TEK BAŞINA KORKULACAK BİR KRİTER DEĞİL
İkinci el otomobil alırken birçok kişi ilk olarak kilometreye bakıyor. Ancak uzmanlar, düzenli bakım geçmişine sahip 300 bin kilometrelik bir otomobilin, bakımsız kullanılmış 120 bin kilometrelik bir araçtan daha güvenilir olabileceğine dikkat çekiyor.
Bu nedenle ikinci el araç alırken yalnızca kilometre göstergesine değil, servis kayıtlarına, ekspertiz raporuna ve aracın genel bakım geçmişine odaklanmak çok daha doğru bir yaklaşım olacaktır.