Giresun’un Görele ilçesinde 28 Mart 2026 tarihinde meydana gelen ve eski belediye başkanının yargılandığı cinsel taciz dosyasının mağduru olan 16 yaşındaki Tuana Elif Gülüşan Torun'un yaşamını yitirdiği trafik kazasıyla ilgili soruşturma süreci yeni bir aşamaya taşındı. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı, olayın basit bir trafik kazası veya taksirle öldürme kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmederek tutuklu şüpheli Adem Hasbaş hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 81/1 ve 21/2. maddeleri uyarınca “olası kastla öldürme” suçundan kamu davası açtı. Giresun 3. Ağır Ceza Mahkemesinde 2026/127 iddianame değerlendirme sırasına kaydedilen dosyada, kazanın oluş şekli, araçtaki bulgular ve şüphelinin eylemleri detaylandırıldı.
TAKSİR SINIRLARINI AŞAN KAZA
İddianamede, olayın münferit bir trafik kazası olarak meydana geldiği, şüphelinin maktul Tuana Elif Torun’u takip ettiğine, kaza mahalline yönlendirdiğine ya da üçüncü şahıslarla birlikte hareket ettiğine dair herhangi bir delil elde edilemediği kaydedildi. Bununla birlikte savcılık, şüphelinin kaza esnası ve sonrasındaki davranışları nedeniyle dosyanın taksir sınırlarını aştığı kanaatine vardı. Adem Hasbaş’ın olay anında 1,97 promil alkollü olduğu, bu duruma rağmen aracı kullanmaya devam ettiği, olay öncesinde de yüksek hızla seyrettiği ve yanındaki kişilerin uyarılarına rağmen direksiyon başında kalmayı sürdürerek ölüm neticesini öngörebilecek durumda olduğu vurgulandı.
ARAÇTA ALKOLLÜ İÇECEKLER TESPİT EDİLDİ
Olay yeri inceleme raporlarına göre, kazaya karışan 28 RE 752 plakalı aracın olay yerinde terk edilmiş halde bulunduğu iddianameye girdi. Araç içerisinde yapılan aramalarda; sağ torpido üzerinde yarım bırakılmış içki bulunan küçük kadeh, sağ paspas üzerinde dolu bira kutuları, el freni yanında ve vites kolu çevresinde açılmamış bira şişesi ile kutuları tespit edildi. Kaza mahallinde yapılan incelemelerde ise ancak çarpma noktasından sonra başlayan 34 metrelik bir fren izi saptandı. Aracın sol şeridi kapatacak şekilde durduğu, sağ ön sinyalinin kırıldığı, sağ dikiz aynasının koptuğu, sağ çamurluk ile kapı arasında göçük oluştuğu ve ön camın sağ tarafının kırıldığı kayıtlara geçirildi.
KAMERA KAYITLARI ŞÜPHELİNİN HIZINI ORTAYA KOYDU
Soruşturma kapsamında incelenen kamera kayıtlarına göre, Tuana Elif Torun’un saat 22.10 sıralarında ikametinden tek başına çıkarak sahil istikametine yürüdüğü ve kaza anında devlet karayolu üzerinden karşıya geçmek istediği belirlendi. Şüpheli Adem Hasbaş’ın kullandığı aracın ise saat 22.18.38 sıralarında sahil yolunda Torun’a çarptığı saniye saniye tespit edildi. İddianamede şüphelinin gün içinde görüştüğü Mehmet Ali Emanet’in tanık beyanına yer verildi. Emanet, Hasbaş ile alkol aldıklarını, Hasbaş'ın aracı 140-150 kilometre hızla çok süratli kullanması nedeniyle korkarak araçtan indiğini ifade etti. Araçta yolcu olarak bulunan Yusuf Hasbaş ise şüpheliye "aracı ben kullanayım" teklifinde bulunduğunu ancak bu teklifin reddedildiğini beyan etti.
TAKDİRİ İNDİRİM UYGULANMAMASI İSTENDİ
Kazanın ardından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Tuana Elif Torun, 30 Mart 2026 tarihinde hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu raporunda, Torun'un ölümünün genel beden travmasına bağlı servikal vertebra, kaburga ve ekstremite kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku hasarı sonucu meydana geldiği belgelendi. Trafik bilirkişi raporlarında maktul asli, şüpheli ise tali kusurlu bulundu ancak savcılık manevi unsurun farklı olduğunu belirterek olayı "olası kast" olarak nitelendirdi. İddianamenin sonuç bölümünde, olayın toplumda meydana getirdiği tepki, infial ve kamu vicdanını rencide eden niteliği göz önüne alınarak, tutukluluğu devam eden Adem Hasbaş hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması talep edildi.