Ana içeriğe geç

Plaza koridorlarında sanatla “Rastlaşma”

Alışılagelen galeri anlayışından farklı bir bakışla sanat yapıtını kamusal alana taşıyan 42 Maslak ArtPlatform, farklı disiplinlerden sanatçıları bir araya getiren “Rastlaşmalar” sergi serisinin ikincisiyle karşımızda. Küratörlüğünü Esmer Erdem’in üstlendiği “Rastlaşmalar Vol. 2” 11 Ağustos’a dek açık kalacak.

Plaza koridorlarında sanatla “Rastlaşma”
Dünya Gazetesi
16

Meltem KERRAR
[email protected]

Resim, heykel, seramik, cam, tekstil, enstalas­yon ve karma teknik üre­timleri kullanan farklı disiplin ve jenerasyonlardan sanatçıla­rı bir araya getiren” Rastlaşma­lar Vol. 2, The Art of Frugal He­donism” sergisi, çağdaş sanatın malzeme, emek, hafıza ve dönü­şümle kurduğu ilişkiyi temel alı­yor. Haz ile ölçülülük, gündelik olan ile estetik deneyim, tüketim ile yeniden kullanım arasında­ki gerilim, serginin düşünsel ze­minini oluşturmuş. Sergide atık cam, geri dönüştürülmüş metal, doku, taş, boya ve zanaat temel­li üretimler; kırılganlık, kimlik, beden, doğa, kent, bellek ve dö­nüşüm gibi kavramlarla birlikte düşünülüyor. Bu anlamda izleyi­ciyi yalnızca yapıtların karşısın­da durmaya değil, malzemelerin taşıdığı izler, yüzeyler ve hikaye­ler arasında kendi karşılaşması­nı kurmaya davet ediliyor. Sergi­nin küratörü Esmer Erdem ile ko­nuştuk.

Rastlaşmalar sergi serisi hangi yönelim ve ihtiyaçlarla doğdu?

“Rastlaşmalar” bir felsefeden doğdu. Bazı insanlarla karşıla­şırsınız, bazılarıyla ise gerçekten rastlaşırsınız. “Sanat bir ihtiyaç­tır ve gerekliliktir” mottosunu da yerleştirmek amacı ile özellikle kamusal alanda başlattı ve biraz birbiri içinden doğdu diyebilirim. Eserleri steril galeri beyazlığın­dan çıkarıp 42 Maslak’ın koridor­larına ve gündelik dolaşım alan­larına taşırken de, izleyicinin ya­pıtla kurduğu hiyerarşiyi kırmayı hedefledik. 42 Maslak Art Plat­form aslında yeni bir oluşum. Bu­rada sanatsal disiplinlere açık bir alan açtık. Sergi, genç ve dinamik işlere, farklı üretim teknikleri­ne, Türkiye’nin farklı okulların­daki hocaların üretimlerine ve de bir buluşmaya sahne olacağı için “Rastlaşma” dedik. 45 sanatçının işine yer verirken neredeyse bir minik sanat fuarı yaratmış olduk.

Plaza koridorlarında sanatla “Rastlaşma” - Resim : 1

Yalın ve sade ilişkiler

Serginin teması “frugal he­donism” kavramını açar mı­sınız? Sizi bu başlığa yönelten sebepler neler oldu?

Frugal hedonizm, yoksunluk ya da geri çekilme halinden çok; fazlalıklardan arınmayı, gürül­tüden kopmayı ve daha seçici bir bakışa geçmeyi tanımlar. Az mal­zeme, az doku, az katmanla yeni­den bakma halidir. Sanatsal eği­limler ve duygudaşlıklar da bir seçim içerir. Dokuma tek malze­me… İpek ve keçe yalın iki mal­zeme… Cam duru ve akışkan bir malzeme… Koku, doku ve ışığın birlikteliği duyusal hazzı getirir. Her eser, doğal olarak izleyicisiy­le bir bağ kuruyor. Müzik dışında her sanat dalında, eserle izleyici arasında belli bir mesafe var ve bu ilişki de o mesafe üzerinden şekilleniyor. Rastlaşmalar Vol.2 de gösteriden uzak, sakin, doğal ve mutlu ilişkilerin kurulabilece­ği, tanımlı bir alan içinde de ‘haz’ alınabilecek ve uzun zaman ayı­rarak tat alınabilecek bir hikaye…

Farklı kuşak ve üretim pratik­lerinden sanatçıları bir araya getirirken seçimlerinizi neler belirledi?

Yıllardır disiplinlerarası pro­jeler üretiyorum. Çalıştığım pro­jelerin tasarım ve üretim süreç­lerinde her zaman farklı disip­linleri ve malzemeleri bir araya getiren çok katmanlı bir yaklaşı­mı benimsiyorum. Mücevher ve heykel aynı üretim yöntemlerin­den beslenebilir. Bakır ile deri, Maun ahşabı ile pirinç ve bronz birbirini çok iyi tamamlayan mal­zemelerdir. Tekstilde kullanı­lan organik malzemeler ile baskı teknikleri de bir araya geldiğinde güçlü sonuçlar ortaya çıkar. Por­selen hem zarif hem de heykelde görece az kullanılan bir malzeme. Form doğru kurulduğunda camla çok uyumlu bir birliktelik yaka­layabiliyor. Dantel ise el emeği­ne dayanan bir zanaat; tasarımla buluştuğunda bambaşka bir bo­yut kazanıyor. Bu nedenle benim üretim pratiğimde tüm bu alanlar ve malze­meler birbirin­den ayrı değil, ak­sine iç içe geçmiş durumda.

Sanatçıların iş­lerini ‘bütünleyen­ler’ neler sizin için?

İşleri bütünsel kılan sürdürülebilir malzeme kaynaklı olması ve birçok alanda rastlaş­ma, buluşma… Bu sergiden son­ra gelecek işlerde, metal ve ipek, dokuma ile çelik bile bir araya ge­lebilir. Malzeme de kültürel ha­fızanın kodlarını kullanır ve be­nim yaptığım tüm işlerde zanaat öndedir.

Plaza koridorlarında sanatla “Rastlaşma” - Resim : 2

Kamusal alanda bir araya gelmek

Maslak plazalar/beyaz ya­ka iş dünyası içinde yer alan galerinin kitlesi de çevresi­ne paralel mi? İzleyici profi­li sergi içeriği/modelini nasıl etkiliyor sizce?

Serginin kamusal alanda ger­çekleşmesi, klasik galeri formu­nun dışına taşması ve multidi­sipliner bir sergi olarak eserle­rin birbirleriyle diyalog kurması bence çok değerli ve hoş bir de­neyim oldu. Gelecekte sanat ga­lerileri, yalnızca eser alan, sergi­leyen ve satan bir mekan olmak­tan çıkacak. Koleksiyonerlerle iletişim kurarken aynı zamanda izleyiciyle hikayeler üzerinden bağ kuran, insanları bir araya gel­menin yarattığı duyguya da alan açan bir yapıya dönüşecek. Ser­gimizi gezen konuklarımız bu ka­dar yakınlarında, bir yemek ara­sı sonrasında gezebilecekleri sa­nat alanından mutlu ve umutlu… İzleyenler ve o hazzı evinde veya ofisinde devam ettirmek isteyen de aslında bir haz satın alabiliyor.

Sergide yer alan sanatçılar

Adnan Doğan, Ahmet Öktem Arıç, Arif Çekderi, Aslı Aydemir, Aslı Jackson, Atilla Çakır, Bahadır Kurt, Bahadır Yıldız, Büşra Kölmük, Çağdaş Erçelik, Çağlar Uzun, Çetin Pireci, Deniz Çobankent, Deniz Pireci, Didem Öz, Elif Sözkesen, Eylül Deniz, Fırat Neziroğlu, Gökçe Er, Gül Bolulu, Hafize Melek Hidayetoğlu, İmdat Avcı, Kerim Kılıçarslan, Korkut Sönmez, Mark Erhan Geçim, Mert Çıkılmazkaya, Mehrnoush Esmailpour, Murat Tayfun Başaran, Murat Öz, Muzaffer Tuncer, Nur Akkayalı, Okan Ünal, Özge Biçer, Parisa Nami, Pemra Aksoy, Raşit Metehan Acehan, Refika Onur Mikar, Sanem Tufan, Selçuk Gürışık, Setenay Özbek, Sevim Arslan, Sinem Bezirci, Taha Baydar, Tansu Kırcı, Tina Varon, Yağmur Kevser Barutçu, Yücel Kale.

Kaynağa Git

İlgili Haberler