Türkiye’de otomobil ve hafif ticari araç pazarı hızlı bir daralma sürecine girdi. Ocak-Mayıs 2026 döneminde toplam pazar 543 bin 138 adet oldu. Yüzde 7,4 daraldı. Otomobil satışları, 2026 yılı Ocak-Mayıs döneminde geçen yıla göre yüzde 9,65 oranında küçülerek 356 bin 256 adet, hafif ticari araç pazarı da yüzde 1,94 artarak 96 bin 882 adet olarak kayıtlara geçti. Yani ilk 5 ayda pazarı hafif ticari modeller taşıdı. 2025 yılında ise hafif ticari araçların toplam satışı 95 bin 39 adede ulaşmıştı. 2025’e göre 2026 yılının ilk 5 ayında hafif ticaride satışlar sınırlı da olsa bir artışa işaret etti. Bu tabloda pazar büyümeye devam etti fakat, yüksek ivmeli değil, daha kontrollü bir çizgide ilerledi. Bu büyümenin arka planında ise dikkat çeken en önemli unsur, ithal araçların pazardaki belirleyici rolünü yerli tarafta sürdürememesi oldu. Pazar geçen yıla göre ithal tarafta küçülme kaydetti. Yerli hafif ticarilerde de arttı. Yerlideki bu artışı Türkiye’de üretilen hafif ticari araçların artması da etkiledi.
Pazarın yüzde 77’si ithal modeller
2026 verilerine göre toplam satışların 74 bin 658 adedi ithal hafif ticari araçlardan oluşuyor. Bu da yaklaşık yüzde 77’lik bir ithal oranına karşılık geliyor. Yerli üretim ise 22 bin 224 adet ile daha sınırlı bir seviyede kalıyor. Pazarın yüzde 23’ü ise yerliye kalıyor. 2025 yılında da tablo çok farklı değildi. İthal oranı yerliden yine yüksek seyretmişti. O dönem ithal oranı yüzde 79,55 seviyesindeydi. Yani 2026’da çok küçük bir gerileme olsa da pazarın genel yapısı değişmiş değil.
Hala oldukça güçlü payı sırtlıyor
Aylık kırılımlara bakıldığında ithal araçların neredeyse tüm dönemde güçlü seyrettiği görülüyor. 2026 yılında özellikle Mart ve Nisan aylarında sırasıyla 16 bin 928 ve 18 bin 213 adetlik ithal satışlar, pazarın en yüksek hacimli dönemlerini oluşturdu. Bu durum, tüketici tercihlerinin hâlâ büyük ölçüde ithal modeller üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Ürün çeşitliliği, motor seçenekleri ve fiyat-performans dengesi ithal markaları öne çıkaran temel unsurlar olarak öne çıkıyor.
Yerli üretimdeki yükselişin etkisi şimdilik sınırlı
Yerli hafif ticari araç satışları 2025’te 19 bin 440 adet seviyesinde gerçekleşti. 2026’da 22 bin 224 adede yükseldi. Bu yaklaşık yüzde 14’lük bir artışa işaret etti. Özellikle Nisan ayında görülen 5 bin 903 adetlik yerli satış, yılın en güçlü performansı olarak öne çıktı. Ama ay bazında da yerli hafif ticaride daralma görüldü. Bu artış, yerli üretimin tamamen durağan olmadığını, aksine kademeli bir yükseliş trendine girdiğini gösteriyor. Ancak bu yükseliş henüz ithal araçların hâkimiyetini kırabilecek seviyede değil. Yerli üretim hâlâ toplam pazarın yaklaşık dörtte biri civarında kalıyor. Yeni üretilecek modellerle bu pazarın daha canlı olması bekleniyor.
Uzun tatiller ticariyi de etkiledi
Gerçekleşen tabloya göre, pazarın aylık performansı incelendiğinde belirgin bir istikrar yok. Bunun yerine dalgalı bir yapı var. Bunda en büyük nedenlerden biri yaşanan yüksek faiz dönemi ve kur. 2026 yılında Mart ve Nisan aylarında güçlü bir yükseliş yaşanırken, Mayıs ayında yeniden bir gerileme dikkat çekiyor. Toplam pazarın Nisan ayında 24 bin 116 adetle zirve yapması, talebin dönemsel olarak hızlandığını ancak sürdürülebilir bir ivme oluşturamadığını ortaya koyuyor. Mayıs ayında gerçekleşen uzun tatil dönemleri otomobili olduğu kadar hafif ticari araçları da etkisi altına aldı. Hafif ticari araç pazarında büyüme şimdilik dengeli değil. İthal modeller hala pazarın belirleyici konumunda yer alırken, yerli üretimde artış istikrarlı bir çizgide. Köklü değişim henüz başlamadı.

Yaz geldi karavan satışları patladı
Adetsel olarak küçük olsa da en dikkat çekici büyüme karavan segmentinde gerçekleşti. 2025 yılının ilk beş ayında yalnızca 7 adet satış yapılırken, 2026 yılında bu rakam 31 adede yükseldi. Böylece karavan pazarı yüzde 342,9 büyüme oranına ulaştı. Ancak satış hacminin düşük olması nedeniyle toplam pazardaki payı henüz anlamlı bir seviyeye ulaşmadı.
İthal bağımlılığı kademeli olarak azalacak
Önümüzdeki dönemde en kritik başlık yeni üretim hatlarının devreye alınması olacak. Hafif ticari segmentte planlanan yeni üretim ve model yatırımları, yerli üretimin kapasitesini artıracak. Bu yatırımlar devreye girdikçe yerli üretimin payının yukarı yönlü hızlanması ve ithal bağımlılığın kademeli olarak azalması beklentiler arasında. Aynı şekilde otomotiv tarafında da mevcut zayıf görünüm, yeni üretim ve model lansmanlarıyla birlikte yeniden hareketlenebilir. Özellikle ticari segment, bu dönüşümün ilk hissedileceği alanlardan biri olmaya aday görünüyor. Zira geçmişte yerli üretim gücü özellikle ticari sınıfta oldukça yüksekti.
Kamyonette çift haneli daralma
Kamyonet segmenti ise pazarın en fazla küçülen sınıflardan biri oldu. 2025’in ilk beş ayında 9 bin 593 adet olan satışlar, 2026’nın aynı döneminde 8 bin 505 adede gerileyerek yüzde 11,3 düşüş gösterdi. Pazar payı da yüzde 10,1’den yüzde 8,8’e indi. Böylece kamyonet segmenti toplam pazar içerisindeki ağırlığını kaybetmesini sürdürdü. Minibüs segmentinde de düşüş dikkat çekti. 2025’in ilk beş ayında 7 bin 896 adet olan satışlar, 2026’nın aynı döneminde 7 bin 543 adede geriledi. Yıllık bazda küçülme yüzde 4,5 olarak gerçekleşti. Pickup segmentinde önemli bir değişim yaşanmadı. 2025 yılının ilk beş ayında 6 bin 497 adet olan satışlar, 2026 döneminde 6 bin 448 olarak kayıtlara geçti.
Van segmenti pazarı sırtladı
Pazarın açık ara lideri olan Van segmenti, büyümenin en önemli kaynağı oldu. 2025’in ilk beş ayında 71 bin 046 adet olan Van satışları, 2026’nın aynı döneminde 74 bin 355 adede çıkarak yüzde 4,7 büyüme kaydetti. Van segmentinin toplam hafif ticari araç pazarı içindeki payı da yükseldi. 2025 yılında yüzde 74,8 olan pay, 2026 yılında yüzde 76,7’ye çıktı.