Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, ABD ve İran arasında yükselen tansiyonun petrol fiyatlarında henüz güçlü bir jeopolitik risk primi oluşturmadığını, piyasanın hala bir geri dönüş umuduyla kredi vermeye devam ettiğini belirtti. Petrolde 86 dolar seviyesinin çok kritik bir direnç olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Eryılmaz, bu seviyenin kırılması durumunda yeni hedefin 92 dolar olacağını söyledi. Doç. Dr. Eryılmaz, bölgede bir anlaşma sağlanamaması halinde petrol fiyatlarının 100-110 dolar seviyelerine kadar tırmanabileceği uyarısında bulundu.
Altın yatırımcısı baskı altında
Jeopolitik gerilime en büyük tepkiyi kıymetli madenlerin verdiğini ifade eden Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, altın fiyatlarının hem petrol kaynaklı enflasyon endişeleri hem de ABD Merkez Bankası'nın (Fed) şahin tutumuyla baskılandığını dile getirdi. Altının 4.100 dolar seviyesini aşamadığını ve bugün 3.975 dolar civarındaki kritik desteklere çekildiğini belirten Doç. Dr. Eryılmaz, küresel borsalardaki satışlarda sadece jeopolitik risklerin değil, yapay zeka ve yarı iletken hisselerindeki kar realizasyonlarının da etkili olduğunu ekledi.
ABD enflasyonunda simgesel düşüş ve Fed'in hamleleri
ABD'de açıklanan enflasyon verilerini değerlendiren Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, yıllık bazda %3,5’e gerileyen enflasyonun 2020’den bu yana en güçlü düşüş olduğunu ve bunun simgesel bir önem taşıdığını belirtti. Enerji fiyatlarındaki gerilemenin bu düşüşte ana etken olduğunu ancak barınma gibi katı kalemlerde de yumuşama görüldüğünü söyleyen Doç. Dr. Eryılmaz, Fed’in faiz politikasına dair öngörülerini paylaştı. Petrolün 70-80 dolar bandına gerilemesi halinde yeni bir faiz artışı beklemediğini ifade eden Doç. Dr. Eryılmaz, savaşın tırmanması durumunda eylül veya ekim aylarında bir faiz artışının mümkün olabileceğini, ancak bu yıl için bir faiz indirimi beklemediğini vurguladı.
Halka arzlar kısa vadede likiditeyi zorluyor
İç piyasada Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) onay verdiği dört yeni halka arzı değerlendiren Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, bu adımların orta ve uzun vadede piyasanın derinleşmesi adına kıymetli olduğunu ancak mevcut likidite durumunda kısa vadeli baskı yarattığını belirtti. İşlem hacimlerinin düşük olduğu bir dönemde üst üste gelen büyük halka arzların piyasada likidite eksikliği yarattığını ifade eden Doç. Dr. Eryılmaz, bu durumun şu an için piyasa genelini olumsuz etkilediğini dile getirdi.
Rezervlerdeki hassasiyet ve faiz beklentisi
Merkez Bankası rezervlerindeki toparlanmaya değinen Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, rezervlerin yaklaşık %60-65’inin altından oluştuğuna dikkat çekerek, savaş nedeniyle düşen altın fiyatlarının brüt rezervlerde erimeye yol açtığını belirtti. Savaş riskleri son bulmadan rezervlerdeki iyileşmenin tam anlamıyla kalıcı sayılamayacağını ifade eden Doç. Dr. Eryılmaz, önümüzdeki hafta yapılacak Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faizin %37 seviyesinde sabit tutulmasını beklediğini söyledi. Doç. Dr. Eryılmaz ayrıca, savaşın gidişatına göre Merkez Bankası'nın fonlama stratejisinde ve faiz indirimi takviminde daha temkinli davranabileceğini sözlerine ekledi.