İnşaat işçisi olarak çalıştığı Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde darbecilere direnirken şehit olan evli ve 2 çocuk babası Mustafa Koçak'ın Yozgat merkeze bağlı Gülyayla köyünde yaşayan annesi Züleyha ve babası İbrahim Koçak'ın acısı ilk günkü tazeliğini koruyor.
Evlatlarının anısını yaşatmak isteyen çift, evlerinin bir odasını şehit Koçak'ın fotoğrafları, kıyafetleri ve kişisel eşyalarıyla donattı. Oğullarının eşyalarının yer aldığı odada sık sık anılarını tazeleyen çift, köy mezarlığının girişine yaptırdıkları çeşmeyi ve evlatlarının mezarını da her cuma ziyaret ediyor.
"İÇİM YANIYOR AMA BÜYÜK BİR GURUR DUYUYORUM"
Baba İbrahim Koçak, oğullarının yaralandığı haberini aldıktan sonra umutla Ankara'ya gittiklerini ancak şehit olduğunu öğrendiklerini söyledi. Oğlunun yaralı olduğunu bahçede çalışırken gelen telefonla öğrendiğini anlatan Koçak, "Oraya vardığımda birisi, 'Mustafa'yı kaybettik.' dedi. 'Morgu açsam dayanabilir misin?' diye sordu. O zaman dünya başıma yıkıldı." dedi.
Koçak, oğlunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısının ardından abdest alarak evden çıktığını, eşinin gitmemesi yönündeki ısrarına rağmen Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önüne gittiğini ve şehit olduğunu belirtti.
Aradan geçen 10 yılın acılarını hafifletmediğini dile getiren Koçak, "Çok şükür çocuğum kötü bir yerde vefat etmedi. Vatan uğruna şehit oldu. Bana 'şehit babası' dediklerinde dünyalar benim oluyor. İçim yanıyor ama büyük bir gurur duyuyorum. Aradan 10 yıl geçti ama sanki şimdi olmuş gibi içimiz yanıyor. Unutmanın imkanı var mı? Unutamadık." diye konuştu. Koçak, vatan için her şeylerini feda etmeye hazır olduklarını ifade etti.
"ŞEHİT OLMAYI ÇOK İSTİYORDU"
Anne Züleyha Koçak da evlat acısının üzerinden yıllar geçmesine rağmen dinmediğini söyledi. Allah'ın kendisine sabır verdiğini belirten Koçak, "Sabır vermese insan dayanamaz. O günden sonra hastalıklar geldi. Sürekli hastanelere gidip geldim. Ne yapalım, kaderimiz böyleymiş. Allah sabır versin." ifadelerini kullandı.
Koçak, "Oğlum küçükken şehit olmayı çok isterdi. Bana 'Askere gideceğim acaba şehit olur muyum?' derdi. Ben de 'Oğlum, alnına yazıldıysa nereye gitsen şehit olursun.' derdim. O da 'Ben şehitliği çok seviyorum, çok istiyorum.' diye karşılık verirdi." dedi.
Anne Koçak, vatanın kurtulmasının her şeyden önemli olduğunu, devletin kendilerine sahip çıkarak zor günlerinde destek verdiğini sözlerine ekledi.