Ana içeriğe geç

Trump en az 30 kez "anlaşma" dedi, petrol piyasaları sert dalgalandı

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'la anlaşmanın yakın olduğunu defalarca dile getirmesine rağmen diplomatik sürecin somut sonuç vermemesi, petrol piyasalarında sert fiyat dalgalanmalarına yol açtı.

Trump en az 30 kez "anlaşma" dedi, petrol piyasaları sert dalgalandı
Ntv
16

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarıyla başlayan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı kaynaklı arz kesintisi endişeleri petrol fiyatlarını son yılların en yüksek seviyelerine çıkardı.

Bu kapsamda 28 Şubat'ta başlayan çatışma sürecinden bu yana Trump'ın İran'a ilişkin açıklamaları ve Hürmüz Boğazı'na yönelik gelişmelerin etkisiyle Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık 100 dolar seviyesinde dengelendi.

Bu süreçte, Trump'ın sık sık tekrarladığı anlaşma ve ateşkes mesajları, diplomatik amaç taşımasının yanı sıra enerji piyasalarındaki beklentileri yönlendiren önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı.

Trump marttan bu yana en az 30 kez İran'la anlaşma, ateşkes veya diplomatik çözümün yakın olduğuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Ancak taraflar arasında kalıcı bir uzlaşı sağlanamaması, petrol piyasalarında yüksek oynaklığın sürmesine neden oldu.

"Anlaşma yakın", "görüşmeler verimli ilerliyor" ve "ateşkes mümkün" yönündeki açıklamalar zaman zaman petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluştururken, diplomatik sürecin somut anlaşmayla sonuçlanmaması ve jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmaması, fiyatların savaş öncesi seviyelere gerilemesini engelledi.

Böylece piyasada ne tam bir kriz ne de tam bir normalleşme yaşandı. Bu durum, petrol ve doğal gaz üreticilerinin yüksek gelir elde etmeye devam etmesine imkan sağlarken, enerji fiyatlarının ekonomik faaliyet üzerinde yıkıcı baskı oluşturacak seviyelere yükselmesini de sınırladı. Sonuç olarak enerji talebi önemli ölçüde korunurken, ABD'li üreticiler de yüksek fiyat ortamından faydalanmayı sürdürdü.

KÜRESEL PETROL İHRACATINDA LİDERLİK ABD'YE GEÇTİ

Ortaya çıkan bu tablo, petrol ve doğal gaz üretimindeki güçlü büyüme sayesinde net enerji ihracatçısı konumuna yükselen ABD'nin enerji sektörünün süreçten ekonomik açıdan görece avantajlı çıkmasına katkı sağladı.

Gemi takip şirketi Vortexa'nın verilerine göre, ABD'nin ham petrol ve petrol ürünü ihracatı mayısta günlük yaklaşık 10,5 milyon varile ulaşarak üst üste üçüncü ayda da dünyada ilk sırada yer aldı.

Uluslararası medya kuruluşlarının hesaplamalarına göre, aynı dönemde Rusya'nın petrol ihracatı günlük yaklaşık 7 milyon varil, Suudi Arabistan'ın ihracatı ise 5,9 milyon varil seviyesinde gerçekleşti.

Karşılaştırıldığında, geçen yıl Suudi Arabistan'ın günlük petrol ihracatı yaklaşık 8,1 milyon varil, ABD'nin 6,6 milyon varil ve Rusya'nın 5,8 milyon varil düzeyindeydi.

Bununla birlikte, yüksek fiyat ortamı ABD kaya petrolü sektöründeki faaliyetleri desteklerken, ABD merkezli enerji araştırma şirketi Primary Vision'ın verileri de petrol sahalarındaki operasyonların hızlandığını gösterdi.

Buna göre, savaşın başlamasından bu yana ABD kaya petrolü sektöründeki faaliyetler belirgin şekilde hızlandı. Şirketin Frac Spread Count ve Frac Job Count göstergeleri güçlü artış kaydederken, basınçlı pompalama kapasitesi 2022'den bu yana en sıkışık seviyeye ulaştı. Kapasite kullanım oranındaki yükseliş de sektördeki büyümenin devam ettiğine işaret ediyor.

“ANLAŞMA YAKIN” VAATLERİ PETROL PİYASASINI YÖNLENDİRDİ

Trump'ın İran'la müzakerelere ilişkin iyimser açıklamaları, petrol piyasasında son ayların en sert fiyat hareketlerini tetikledi.

Brent petrol, Trump'ın Orta Doğu'daki gerilimin azalabileceğine ve İran'la diplomatik çözüm sağlanabileceğine yönelik açıklamalarının ardından 10 Mart'ta yüzde 11,3 düşüşle 87,80 dolara gerilerken, 16 Mart'ta da Hürmüz Boğazı'ndan bazı tankerlerin yeniden geçiş yapabildiğine ilişkin haberlerin etkisiyle yüzde 6,9 değer kaybederek 96,04 dolara indi.

Trump'ın 23 Mart'ta tarafların anlaşmaya ilişkin "neredeyse tüm konularda uzlaşı sağladığını" açıklamasının ardından Brent petrol aynı gün yüzde 9,8 düşüşle 95,92 dolardan kapandı.

Trump ertesi gün İran'ın anlaşma yapmaya "çok istekli" olduğunu öne sürerken, 25-29 Mart'ta da Tahran'ın anlaşma için yoğun çaba gösterdiğini ve hatta "yalvardığını" iddia etti. Ancak anlaşmaya yönelik iyimser mesajlara rağmen kalıcı uzlaşı sağlanamaması nedeniyle Brent petrol, jeopolitik risklerin etkisiyle martı 118,35 dolardan kapattı.

Nisanda da benzer bir tablo görüldü. Trump'ın ateşkes ve anlaşmaya yakın olunduğuna yönelik açıklamalarının etkisiyle Brent petrol 7 Nisan'da yüzde 0,5, 8 Nisan'da ise yüzde 13,3 geriledi.

Trump'ın 15 ve 17 Nisan'da anlaşmanın çok yakın olduğu, İran'ın talepleri kabul ettiği ve bir iki gün içinde uzlaşı sağlanabileceği yönündeki açıklamaları da piyasalardaki risk primini azalttı. Bu açıklamaların etkisiyle Brent petrol 17 Nisan'da yüzde 9,1 düşüşle 90,38 dolardan günü kapatarak, 10 Mart'tan bu yana en düşük kapanışı kaydetti.

Buna karşın diplomatik sürecin sonuç vermemesi nedeniyle risk primi tamamen ortadan kalkmadı. Nisan sonunda Brent petrol gün içinde 126 doların üstünü test ederek son 4 yılın en yüksek seviyesini gördü ve ayı 114,01 dolardan tamamladı.

Mayısta Trump'ın tarafların uzlaşıya çok yakın olduğu yönündeki açıklamaları satış baskısını yeniden gündeme taşıdı. Brent petrolün varil fiyatı ay boyunca kademeli olarak gerileyerek 108 dolar seviyelerinden 92 dolar bandına indi. Ancak anlaşmanın somutlaşmaması ve jeopolitik gerilimin sürmesi, piyasalardaki oynaklığın yüksek kalmasına yol açtı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler