Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, Ulusal Kanal'da yayımlanan Çıkış Yolu programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. NATO Zirvesi'nden S-400'lere, dünya ekonomisindeki güç dengelerinden Türkiye'nin önündeki tercihlere kadar birçok konuda konuşan Perinçek, AK Parti hükümetinin NATO politikalarını eleştirdi, Türkiye'nin Avrasya ekseninde yer alması gerektiğini söyledi.
‘KATAR, ABD SİLAHLARININ İŞE YARAMADIĞINI GÖRDÜ’
Katar’a S-400 satılacağı yönündeki iddiaları değerlendiren Perinçek, Türkiye’nin elindeki stratejik savunma sistemlerinden vazgeçemeyeceğini belirterek şunları söyledi:
“Satamazlar! S-400’leri hiçbir ülkeye satmaya güçleri yetmez. Ama burada utanç verici bir gerçek var. Katar devleti bile İsrail saldırısında elindeki Amerikan Patriotlarının ve F-35’lerin hiçbir işe yaramadığını yaşayarak gördü ve akıllandı. Bizimkiler ise S-400 gibi elimizdeki yegâne gerçek savunma silahından vazgeçerek ülkeyi silahsızlandırmaya çalışıyor.
“Konuştuğum hiçbir ciddi askerî komutan S-400’lerden vazgeçilmesini onaylamıyor. F-35’ler uçan tenekedir. Bilgisayar sistemleri tamamen NATO’nun kontrolündedir. ABD, müttefiklerine güya silah vererek aslında onları silahsızlandırıyor, kendisinden bağımsız savunma yapamaz hâle getiriyor. Doğu Akdeniz’den, Ege’den, Meriç’ten namlular Türkiye’ye çevrilmişken silahsızlanmayı kabul etmek liderlik değil, piyonluktur.
“Türkiye’nin güvenliği Washington’un bilgisayarlarına emanet edilemez. Milli savunma milli silahla olur. Elinizde caydırıcı bir sistem varken onu tasfiye etmeye kalkarsanız bunun adı savunma değil, teslimiyettir.”
‘AK PARTİ’NİN MEHTERİ ANKARA KALESİ’Nİ AĞLATTI’
NATO Zirvesi sırasında Mehter Takımı’nın kullanılmasını da değerlendiren Perinçek, tarihî mehter anlayışıyla bugünkü görüntünün birbirine tamamen zıt olduğunu şu sözlerle ifade etti:
“Mehter Marşı, Viyana kapılarına kadar yürüyen, savaş meydanlarında düşmanı sarsan tarihî bir birikimdir. Sayın Tayyip Erdoğan ise o mehterle gidip emperyalistleri selamlıyor. Sömürgeci Batı krallıklarının, ABD’nin, Fransa’nın önünde selam duran bir mehter anlayışı ancak utanç kaynağı olabilir. Mehter, Batı’yla mücadelede cesaret ve kahramanlık aşıladığı zaman mehterdir. Öbür türlü sadece emperyalizmi selamlama takımına dönüşürsünüz.
Mehter Marşı bir zamanlar Viyana kalelerini inletiyordu. AK Parti’nin mehteri ise Ankara Kalesi’ni ağlattı.
Bazı çevrelerin mehtere ‘Osmanlı müziği’ diyerek karşı çıkması da yanlıştır. Hunlar’dan Göktürkler’e, Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan devlet ve ordu geleneğimiz var. Bugün dünyada ABD emperyalizmine baş kaldıran Türkiye, Rusya, İran ve Çin’in ortak özelliği de büyük devlet geleneğine sahip olmalarıdır. O tarihî mirası reddedenler, aslında devrimciliğin köklerini reddediyor.”
‘NATO, İSRAİL’İN EN BÜYÜK KORUYUCUSUDUR’
NATO Zirvesi sırasında İsrail ürünlerinin kullanılmadığı yönündeki açıklamaları da değerlendiren Perinçek, şöyle konuştu:
"Bunlar tamamen göz boyamadan ibarettir. NATO, İsrail’in ABD’den sonraki en önemli koruyucusudur. Sen gidip NATO sonuç bildirgesine imza atacaksın, İran’ı ve Rusya’yı düşman ilan edeceksin, yani fiilen İsrail’in yanında saf tutacaksın; sonra da ‘İsrail’den nohut, fasulye almadık’ diyeceksin. Bu yapılanlar Gazze’ye, Filistin’e ve Yemen’e yapılan ihanetin üzerini örtme çabasıdır.
Bizim geçmişimizde Türk ordusu tatbikatlarda kırmızı kuvvetti, dosttu. NATO’ya girdikten sonra kırmızı düşman, mavi dost oldu. Halkın gözünü NATO mavisiyle boyayamazlar."
'YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR'
Dünya ekonomisinde üretim merkezinin Atlantik'ten Asya'ya kaydığını belirten Perinçek, Türkiye'nin önündeki tercihin NATO ile birlikte çöken ekonomik yapıya bağlanmak ya da yükselen üretim merkezleriyle birlikte hareket etmek olduğunu söyledi.
"Ekonomiyi kurtaracağız masalları da yalandır. 1980'de Turgut Özal dönemiyle başlayan NATO dayatması ekonomi, üreticiyi 'sırtımızdaki kambur' ilan etti. Oysa Atatürk 'Köylü milletin efendisidir.' diyordu. Bugün dünya dengeleri kökten değişiyor. Artık 1949'un dünyasında yaşamıyoruz.
2030 yılında Çin dünya üretiminin yüzde 45'ini gerçekleştirecek. ABD'nin payı ise yüzde 11'e gerileyecek. Üretim gücü Atlantik'ten Asya'ya geçiyor. Yükselen Asya coğrafyasında NATO yok. Yeni bir dünya kuruluyor. Türkiye bu yeni dünyanın içinde yer almak zorundadır. Türkiye'nin geleceği üretimdedir, Avrasya'dadır.
Üretmeyen, sanayisini kaybeden, finans oyunlarıyla ayakta kalmaya çalışan ekonomilerin geleceği yoktur. Dünya artık sıcak paranın değil, üretimin dünyasıdır. Türkiye de buna göre mevzilenmek zorundadır."
'BU EKONOMİLERLE NATO ANCAK DAĞILIR'
NATO'nun yalnızca askerî değil ekonomik bakımdan da çözülme sürecine girdiğini belirten Perinçek, bunun AK Parti hükümeti açısından da önemli bir uyarı olduğunu söyleyerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"NATO aslında çöken, çürüyen ve dağılan bir ittifaktır. Ankara'daki zirve de bu çöken yapının adeta cenaze töreniydi. NATO'nun arkasındaki ekonomiler üretim güçlerini kaybediyor. Sanayilerini başka ülkelere kaptırmış ekonomilerle dünyanın geleceği kurulamaz.
Bu ekonomik tablo AK Parti için de ciddi bir uyarıdır. Çöken Atlantik ekonomilerine bağlanarak Türkiye'ye gelecek kurulamaz. Türkiye'nin çıkarı, üretim ekonomisini benimseyen ve Avrasya ile iş birliği yapan ülkelerle birlikte hareket etmektedir. Gerçek bağımsızlık üretimden geçer."
BAHÇELİ’YE: ‘AMERİKA-İSRAİL ŞER İTTİFAKI’ DİYORDUNUZ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin NATO'da Türkiye'nin "lider aktör" olduğu yönündeki değerlendirmesine de değinen Perinçek, şunları kaydetti:
"Neresi lider aktör? Mehmetçiği piyon yaptığınız yerde lider mi olursunuz? Daha on beş gün önce Amerika-İsrail şer ittifakından bahsedenler şimdi o şer ittifakının patronu olan NATO'da Türkiye'yi merkez ülke ilan ediyor.
Yunanistan sınırında, Meriç Nehri'nin karşısında NATO, ABD, Yunanistan ve İsrail bayrakları altında tanklar diziliyor. Türkiye'ye karşı nehir geçme tatbikatı yapılıyor. Biz Edirne'den 'Meriç'i ancak ölüleriniz geçebilir.' dedik. Gerçek milliyetçilik budur. NATO'ya sadakat göstererek milli politika izlenemez."