ESRA ÖZARFAT / BURSA
Bursa’da 26 yıldır faaliyet gösteren Saloni Mobilya, üretim kapasitesini artırmanın yanı sıra markalaşma, mağazalaşma ve küresel satış ağını geliştirmeye yönelik yatırımlarını sürdürüyor. Saloni Mobilya CEO’su Haluk Özbek, şirketin bugün Türkiye’nin premium mobilya markalarından biri haline geldiğini belirterek, gelecek dönemde dünya çapında daha güçlü bir marka konumuna ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Mobilya sektöründe yalnızca üretim kapasitesinin yeterli olmadığını vurgulayan Özbek, günümüzde asıl rekabet unsurunun marka değeri oluşturabilmek olduğunu ifade etti. Saloni’nin kuruluşundan itibaren bu anlayışla hareket ettiğini dile getiren Özbek, "Bugün üretim teknolojilerine erişmek, verimli fabrikalar kurmak artık tek başına fark yaratmıyor. Kalıcı başarı için güçlü marka algısı oluşturmak gerekiyor" dedi. Saloni’nin büyüme stratejisinin merkezinde satış kanallarının yer aldığını belirten Özbek, ilk kurumsal mağazalarını 2006 yılında açtıklarını hatırlattı. Üretim yatırımları kadar satış kanallarına da yatırım yapılması gerektiğine inandıklarını kaydeden Özbek, bugün Türkiye’de yaklaşık 50 mağazaya ulaştıklarını ifade etti. Yurt dışında ise showroom yatırımlarının hızlandığını belirten Haluk Özbek, "Amerika’daki beşinci showroomumuzu açıyoruz. Dünyada 200’ün üzerinde satış noktasına sahibiz. Kurumsal showroom sayımız ise 25’in üzerine çıktı. Yakın gelecekte 40 ülkede kurumsal showroom yapılanmasına ulaşmayı hedefliyoruz" diye konuştu.
Turquality ile ihracatta hedef büyüttü
Şirketin son üç yıldır yıllık yaklaşık 20 million dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıklayan Özbek, Turquality programına dahil olmalarının küresel büyüme sürecine önemli katkı sağlayacağını söyledi. Haluk Özbek, "Önümüzdeki beş yıl içerisinde ihracatımızı 50 milyon dolar seviyesine taşımayı hedefliyoruz. Turquality’nin sağladığı desteklerle markalaşma ve uluslararası pazarlardaki kalıcılığımızı daha da güçlendireceğiz" dedi. Saloni’nin 7-8 fabrikada yaklaşık 80 bin metrekare kapalı alanda üretim yaptığını belirten Özbek, şirket bünyesinde 800’e yakın kişinin istihdam edildiğini söyledi. Uzun vadeli hedeflerine de değinen Özbek, teknoloji sektöründe sıkça kullanılan “unicorn” kavramını mobilya sektörüne taşımak istediklerini belirtti. Şirketin sadece üretim kapasitesiyle değil, marka değeriyle de öne çıkmayı hedeflediğini kaydeden Haluk Özbek, "Orta vadede Türkiye’nin ilk unicorn değerine sahip mobilya markası olmayı hedefliyoruz. Bunun için tasarım, mühendislik, üretim ve markalaşma alanlarında yatırımlarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
Kolektif üretim modeliyle büyüyor
Saloni’nin sektördeki farklılaşma noktalarından birinin de “kolektif üretim modeli” olduğunu belirten Özbek, farklı ürün gruplarını ayrı tesislerde ürettiklerini söyledi. Yatak odası, yemek odası, sandalye, sehpa ve baza gibi ürünlerin farklı fabrikalarda üretildiğini ifade eden Özbek, her fabrikanın yönetiminde ortaklık modeli uyguladıklarını anlattı. "Yükü de kazancı da paylaşma anlayışıyla hareket ediyoruz" diyen Haluk Özbek, bu model sayesinde hem üretim verimliliği hem de kalite standartlarının yükseldiğini belirtti.
Tasarım kampüsünde yeni koleksiyonlar geliştiriliyor
Tüketici beklentilerinin hızla değiştiğine dikkat çeken Haluk Özbek, dijitalleşme ve sosyal medya sayesinde kullanıcıların artık tasarım konusunda çok daha bilinçli hale geldiğini söyledi. Şirket bünyesinde 25’in üzerinde kreatif ekip çalışanı bulunduğunu kaydeden Özbek, her yıl yeni koleksiyonlar geliştirerek bunları eş zamanlı olarak Türkiye ve yurt dışındaki showroomlara sunduklerini belirtti. Saloni’nin mühendislik tarafına da önemli yatırım yaptığını ifade eden Haluk Özbek, 55’in üzerinde mühendis istihdam ettiklerini söyledi. Özbek, modüler ve çok fonksiyonlu ürünlerin markanın önemli rekabet avantajlarından biri olduğunu vurguladı.
"Dijitalleşme tek başına yeterli değil"
Sanayide dijitalleşme ve yapay zekâ yatırımlarının önemini kabul etmekle birlikte bunların tek başına rekabet avantajı sağlamadığını ifade eden Özbek, geleceğin üretim anlayışında insan emeğinin ve zanaatkârlığın yeniden ön plana çıkacağını savundu. Şirket bünyesinde yapay zekâ ve yazılım geliştirme alanında çalışan özel ekipler bulunduğunu belirten Özbek, "Teknoloji önemli ancak asıl farkı iyi yetişmiş insan kaynağı, tasarım gücü ve hikâyesi olan ürünler oluşturacak" dedi.
Franchise üretim modeli yolda
Küresel büyüme stratejisinin yeni aşamasında uluslararası üretim ortaklıklarının da yer aldığını açıklayan Özbek, Saloni markasıyla yurt hissesinde üretim yapılmasına yönelik önemli görüşmeler yürüttüklerini söyledi. Komşu ülkelerden birinde Saloni markasıyla mutfak üretimi için anlaşma aşamasına geldiklerini belirten Özbek, ayrıca Latin Amerika başta olmak üzere farklı bölgelerde franchise üretim modelleri üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da da benzer yapılanmalar planladıklarını kaydeden Haluk Özbek, "Mobilya lojistiği maliyetli bir sektördür. Bu nedenle belirli bölgelerde yerinde üretim ve franchise modeliyle büyümeyi hedefliyoruz" diye konuştu.
"Türk mobilyasının algısını birlikte yükseltmeliyiz"
Türk mobilya sektörünün küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ulaşması için sektörün ortak marka algısını geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Özbek, kaliteli tasarım, güvenilir üretim ve güçlü markalaşmanın Türkiye’nin rekabet gücünü artıracağını söyledi. Türk tasarımcılarla çalışmaya büyük önem verdiklerini belirten Özbek, genç tasarımcıların ve mühendislerin sektöre kazandırılmasının önümüzdeki dönemin en kritik başlıklarından biri olacağını sözlerine ekledi.