Ana içeriğe geç

Türk Toraks Derneği'nden Çanakkale için acil çağrı: Çanakkale'nin havası ve suyu tehlikede

Türk Toraks Derneği, Çanakkale'de "kapasite artışı" adı altında yeni bir kömürlü termik santral kurulması girişimine, "Halk sağlığı kısa vadeli enerji gerekçelerine feda edilemez, kirletme izinleri derhal iptal edilmelidir" diye tepki gösterdi.

Türk Toraks Derneği'nden Çanakkale için acil çağrı: Çanakkale'nin havası ve suyu tehlikede
Evrensel
16

Çanakkale – Türk Toraks Derneği Çevre Sorunları ve Akciğer Sağlığı Çalışma Grubu, Çanakkale’de 'kapasite artışı' gerekçe gösterilerek yeni bir kömürlü termik santralin kurulması için izin süreçlerinin başlaması üzerine bir basın bildirisi yayımladı. Dernek, yetkilileri ve kamuoyunu uyararak, halk sağlığının kısa vadeli enerji üretim gerekçelerine feda edilemeyeceğini vurguladı.

"Sadece hava değil, ekosistem ve besin zinciri de zehirleniyor"

Kömürlü termik santrallerin sadece birer enerji üretim tesisi değil, aynı zamanda ciddi kirlilik kaynakları olduğu belirtilen bildiride; atmosfere karışan ince partikül maddeler (PM2.5 ve PM10), kükürt dioksit ve ağır metallerin insan sağlığında geri dönülemez hasarlar bıraktığı ifade edildi. Bu kirleticilerin; KOAH, astım, akciğer kanseri, inme, kalp krizi ve erken ölüm riskini büyük oranda artırdığına dikkat çekildi.

Tehlikenin sadece solunan havayla sınırlı kalmadığını belirten dernek, arsenik, cıva ve kurşun gibi ağır metallerin suya, toprağa ve tarımsal ürünlere karışarak besin zinciri yoluyla insan sağlığını tehdit ettiğini, kanser ve nörolojik bozukluklar gibi ciddi hastalıklara kapı araladığını aktardı.

Karabiga kıyılarında erken uyarı sinyalleri

Özellikle Marmara Denizi ile Çanakkale Boğazı’nın kesişiminde yer alan Karabiga kıyılarının çok özel ve hassas bir bölge olduğu uyarısı yapıldı. Bölgedeki makroalglerde çinko, kurşun ve bakır gibi metallerin birikim göstermeye başladığı ve bunun deniz ekosistemi için bir "erken uyarı" niteliğinde olduğu açıklandı. Termik santrallere ek olarak, bölgede yer alan demir-çelik üretim tesislerinin de kirliliğe katkı sağladığı ve kümülatif bir yıkım riski oluşturduğu kaydedildi. Bu bağlamda, Çanakkale'deki sorunun sadece yerel değil, Marmara Denizi'nin ekolojik dengesini ve ulusal gıda güvenliğini ilgilendiren boyutta olduğu vurgulandı.

"COP31'e ev sahipliği yaparken yeni kömür santrali açmak çelişkidir"

Aşırı iklim olaylarına ve sıcak hava dalgalarına bağlı doğrudan ölümlerin yaşandığı günümüzde, iklim krizinin en büyük sorumlusunun kömür gibi fosil yakıtlar olduğu hatırlatıldı. Dünya genelinde termik santrallerin kapatıldığı bir dönemde, Türkiye'nin iklim krizinin tartışılacağı COP31 toplantısına ev sahipliği yapacak olmasına rağmen yeni bir termik santral için izin süreci başlatması "oldukça çelişkili" bulundu.

Türk Toraks Derneği, çevresel yükümlülüklerini yerine getirmeyen tesislere sağlanan ayrıcalıkların "kirletme izni" anlamına geldiğini belirterek şu acil taleplerde bulundu:

“Yeni termik santral izin sürecinin derhal iptal edilsin. Mevcut kömürlü termik santrallerin en kısa sürede kapatılması için planlama yapılmasın. Zengin yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımların yönlendirilmesin”

Bildiri, "Temiz hava, sağlıklı çevre ve sürdürülebilir yaşam hakkı ertelenemez" ifadeleriyle sona ererken, gelecek kuşaklara sağlıklı bir ekosistem bırakmak adına Çanakkale'nin havasının, suyunun ve ormanının korunması gerektiği vurgulandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler