Hacettepe Üniversitesi Nükleer Enerji Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şule Ergün, Türkiye'nin ilk nükleer enerji santrali Akkuyu NGS'de 1'inci güç ünitesini devreye alma çalışmaları kapsamında reaktör basınç kabına temsili yakıt demetinin yüklenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bu işlemi, "gerçek yakıt demetleriyle aynı geometriye, ağırlığa ve hidrolik davranışa sahip, ancak nükleer fisil malzeme içermeyen maket yakıt demetlerinin reaktör basınç kabına yerleştirilmesi" olarak açıklayan Ergün, "Bu işlem, 'reaktör artık hemen çalışıyor' anlamına gelmez, fakat ünitenin nükleer yakıt yüklemesine hazırlık açısından ileri bir devreye alma aşamasına geldiğini gösterir." ifadesini kullandı.

Ergün, teknik açıdan bu aşamanın reaktör basınç kabı iç ekipmanlarının, yakıt yükleme makinesinin, demetlerin reaktör içinde doğru konumlandırılmasının, taşıma-prosedür zincirinin ve operatör uygulamalarının gerçek yakıt öncesinde denenmesi anlamına geldiğini belirterek, "Yani sistem, nükleer reaksiyon başlatılmadan, mekanik ve hidrolik olarak 'gerçek koşullara çok yakın' bir prova sürecinden geçirilir." diye konuştu.
Temsili yakıtın nükleer malzeme içermediğini, gerçek yakıt yüklemesinde ise uranyum içeren yakıt demetlerinin reaktöre alındığını ve bu aşamanın nükleer güvenlik, kritiklik kontrolü ve radyasyondan korunma açısından çok daha sıkı bir rejime tabi olduğunu dile getiren Ergün, şöyle devam etti:
"Buna rağmen temsili yakıtın boyut, ağırlık ve akış direnci bakımından gerçek yakıta benzemesi çok önemli. Çünkü bu sayede reaktör içi hidrolik davranış, yakıt taşıma ve yerleştirme ekipmanları, reaktör kabı iç yapıları, ana sirkülasyon yolları, soğutucu akış dağılımı, ölçüm ve izleme sistemleri, prosedürler ve insan faktörü gerçekçi biçimde sınanabilir. Bu süreçte özellikle yakıt yükleme ekipmanları, reaktör içi mekanik hizalama, soğutucu devrelerin hidrolik davranışı, güvenlik sistemleriyle ilgili devreye alma mantığı, kontrol-izleme sistemleri, operatör prosedürleri ve kalite güvence zinciri test edilmiş olur."

- 'KAPSAMLI GÜVENLİK VE İŞLETME PROVASI'
Ergün, söz konusu aşamanın Akkuyu NGS'de ilk elektrik üretimi hedefi açısından önemine ilişkin de "Bu gelişme olumlu ve önemli bir eşik, çünkü nükleer yakıt yüklemesi öncesindeki hazırlıkların belirli bir olgunluğa ulaştığını gösterir." dedi.
Bu işlemden sonra soğuk ve sıcak testler, sistemlerin bütünleşik doğrulanması, gerçek yakıt yükleme izni, fiziksel başlatma, düşük güç testleri ve kademeli güç artırımı gibi kritik aşamaların bulunduğunu dile getiren Ergün, "Bu adım, yıl sonu hedefini teknik olarak destekleyen bir ilerleme olarak yorumlanabilir, fakat takvim değerlendirmesi yapılırken lisanslama süreçleri, test sonuçları, tedarik zinciri, sistem entegrasyonu ve düzenleyici otoritenin onayları birlikte dikkate alınmalı." değerlendirmesinde bulundu.
Ergün, nükleer santrallerde güvenli devreye almanın takvimden önce geldiğini, bu nedenle gecikme ihtimalinin güvenlik kültürünün doğal bir parçası olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Temsili yakıt yükleme aşamasının kamuoyuna "nükleer yakıt yüklenmeden önce yapılan kapsamlı güvenlik ve işletme provası" olarak anlatılması gerektiğini belirten Ergün, "En doğru mesaj şu olur, santral doğrudan çalıştırılmıyor, önce nükleer malzeme içermeyen temsili yakıtlarla sistemlerin, ekipmanların ve prosedürlerin güvenli biçimde çalıştığı doğrulanıyor." ifadesini kullandı.
Ergün, teknik şeffaflığın önemine dikkati çekerek, "Kamuoyuna hangi testlerin yapıldığı, bu testlerin neden gerekli olduğu, bağımsız düzenleyici denetimin nasıl işlediği ve gerçek yakıt yüklemesine geçiş için hangi onayların gerektiğinin açıklanması çok kıymetli." diye konuştu.

İlk ünitenin devreye girmesinin arz güvenliğine katkısına ilişkin de Ergün, şunları kaydetti:
"Akkuyu'nun ilk ünitesinin devreye girmesi, Türkiye elektrik sistemi açısından kısa vadede önemli bir baz yük kapasitesinin sisteme eklenmesi anlamına gelir. Nükleer santraller hava koşullarına bağlı olmadan, yüksek kapasite faktörüyle ve sürekli üretim yapabilen tesislerdir. Bu nedenle özellikle doğal gaz fiyatlarındaki oynama, ithal yakıt bağımlılığı ve bölgesel enerji piyasalarındaki belirsizlikler dikkate alındığında, arz güvenliğine katkı sağlar. Bununla birlikte ilk ünitenin devreye girmesi tek başına tüm arz güvenliği sorunlarını çözmez, ancak enerji portföyünün çeşitlenmesi açısından stratejik bir adım. Türkiye'nin yenilenebilir enerji yatırımlarıyla birlikte nükleer enerjinin sisteme girmesi, düşük karbonlu, öngörülebilir ve sürekli üretim kapasitesi oluşturur. Bu da hem elektrik arz güvenliği hem de sanayi için kesintisiz enerji temini bakımından önemli."

- SOĞUK VE SICAK TESTLER ÖNCESİ SON HAZIRLIK ADIMLARI
Akkuyu NGS'nin 1'inci güç ünitesinde ilk elektriğin üretimi için geri sayım devam ediyor. Bu kapsamda, reaktör basınç kabına gerçek nükleer yakıt demetleriyle aynı boyut ve ağırlığa sahip, ancak nükleer malzeme içermeyen 163 temsili yakıt demeti yüklendi.
Gerçek yakıt yüklemesinin birebir provası niteliğindeki çalışma, Nükleer Düzenleme Kurumu (NDK) gözetiminde ve uluslararası güvenlik gerekliliklerine uygun şekilde yürütüldü. Yaklaşık 5 gün süren işlem, reaktörün fiziksel devreye alma sürecinde gerçekleştirilecek soğuk ve sıcak testler öncesindeki son hazırlık adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Mersin'in Gülnar ilçesine bağlı Büyükeceli bölgesinde yapımı süren Akkuyu NGS, her biri 1200 megavatlık VVER-1200 tipi 3+ nesil reaktörlü 4 üniteden oluşacak ve toplam 4 bin 800 megavat kurulu güce sahip olacak.
Reaktörde elektrik üretim süreci ise yapının kalbi olarak da adlandırılan reaktör koruna altıgen şeklindeki 163 nükleer yakıt demetinin yüklenmesiyle başlıyor. Her bir yakıt demeti, zirkonyum alaşımlı 312 yakıt çubuğundan oluşuyor. Yaklaşık 3,7 metre uzunluğundaki bu çubukların içinde ise nükleer enerji üretiminde kritik öneme sahip 350 uranyum peleti yer alıyor.
Türkiye'nin en büyük yatırımları arasında bulunan santralin, tam kapasite devreye girdiğinde ülkenin elektrik talebinin yüzde 10'unu tek başına karşılayacağı öngörülüyor.