İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB davasının 47’nci duruşma gününde salonda gerilim yaşandı. Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda görülen duruşmada, Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman savunma yaptı.

Duruşmaya verilen arada ise Ekrem İmamoğlu’nun salondan ayrıldığı sırada jandarma görevlilerinin temasına maruz kaldığı ve merdiven başında dengesini kaybettiği görüldü. İmamoğlu’nun ayağının boşluğa geldiği, düşmekten son anda kurtulduğu aktarıldı.
İmamoğlu, olayın ardından arkasını dönerek jandarma görevlilerine tepki gösterdi. “Beni kim itti? Ne hakla bana temasta bulundunuz? Hanginiz yaptı bunu?” diyen İmamoğlu, kendisine kontrolsüz şekilde temas edildiğini belirtti.
İmamoğlu’ndan ailesiyle ilgili iddialara yanıt: Alçakça iftiralar üzerimize yapışmaz
“HAKKINIZDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM”
Duruşma salonundan ayrılırken, aşağı inen merdivenin başında seyircileri selamlamak isteyen İmamoğlu’nun çevresinde bulunan jandarma görevlilerinin sırtına temas etmesiyle dengesini kaybettiği görüldü. Bu duruma salonda bulunan izleyiciler de duruma tepki gösterdi.
İmamoğlu, geçtiğimiz günlerde Silivri’den Kartal’daki duruşmaya götürülürken cezaevi aracının 60 kilometre ilerledikten sonra “bozuk” olduğu gerekçesiyle geri döndürülmesini de hatırlatarak, “Araç bozuk değildi. Burada da kontrolsüz ittiniz. Hakkınızda suç duyurusunda bulunacağım” dedi.
Görevli jandarma komutanını gören İmamoğlu’nun, “Yaşanılanları gördünüz. Görmediyseniz ihbarda bulunuyorum” diyerek olayla ilgili şikayetini ilettiği belirtildi.
İBB davasında Murat Kapki’den mahkemeye çağrı: Ailem sefalet çekiyor
ATAYMAN: GENEL MÜDÜRLÜK DÖNEMİMDE ZARARI GİDERMEK İÇİN ÇALIŞTIM
Duruşmada ilk olarak Medya AŞ Genel Müdürü İpek Elif Atayman savunma yaptı. Hiçbir suç işlemediğini ve suç örgütüne üye olmadığını belirten Atayman, 2019 yerel seçimlerinden sonra Medya AŞ’de genel müdürlük yapması için kendisine teklif geldiğini söyledi.
Kariyerinin iletişim ve medya alanlarında geçtiğini belirten Atayman, sektörel tecrübesine güvenerek görevi kabul ettiğini ifade etti. Göreve başladığında Medya AŞ’nin önceki yönetim döneminde kötü yönetildiğini ve büyük zarar ettiğini tespit ettiklerini dile getiren Atayman, bu durumun Sayıştay denetim raporlarında da görülebileceğini söyledi.
Atayman, “Genel müdürlük yaptığım 21 ay boyunca bu zararı gidermekle ve önceki dönemden kalan alacakların tahsili için çalıştım. Göreve gelmemden hemen 6 ay sonra pandemi başladı. Kimse şirkete bile düzgün gidemez, çalışamaz olmuştu. Yani ben ancak 6 ay boyunca etkin bir işin içinde çalışıp kötü yönetimden kaynaklanan zararları gidermekle uğraştım” dedi.
İmamoğlu’ndan yerel ara seçim mesajı: Millet doğrunun yanındadır
“İSRAFI GİDERMEKLE UĞRAŞTIM”
Pandemi döneminde faaliyetlerin azaldığını, buna rağmen çalışan maaşlarının ödenebilmesi için çaba harcadıklarını belirten Atayman, 2019 öncesinde şirkette lüks mobilyalar, araç gereçler, makam araçları ve TRT yapımı dizilere yönelik sponsorluklar bulunduğunu söyledi.
Atayman, önceki yönetimin büyük bir lüks içinde hareket ettiğini savunarak, kendi döneminde tasarrufu yönetim ilkesi haline getirdiğini belirtti.
“21 aylık, kısa sayılabilecek genel müdürlüğüm sürecinde bu israfı ve zararı gidermekle uğraştım” diyen Atayman, lüks kurum araçlarını orta segment araçlarla değiştirdiklerini, kâğıt harcamalarından bayram ve yılbaşı hediyelerine kadar birçok kalemde tasarrufa gittiklerini anlattı.
Atayman, “Kişisel olarak da hassasiyet gösterdiğim tasarruf prensibini şirketin zararını azaltmaya yönelik işletiyor olmanın her zaman iç huzurunu yaşadım” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu: Hep birlikte Özgür Özel ile yürüyelim
“AYLARCA İDDİANAMEYİ BEKLEDİM”
2024 yılında emekli olduğunu ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını belirten Atayman, 19 Mart 2025’te gözaltına alındığını söyledi. O tarihe kadar emeklilik sürecinde olduğunu, ailesiyle ilgilendiğini ve serbest çalıştığını ifade eden Atayman, tutuklanma gerekçelerini anlamakta zorlandığını dile getirdi.
Atayman, “Bir suç örgütüne üye olmak, rüşvet ve dolandırıcılık iddialarıyla tutuklandım. Aktardığım hassasiyetlerime rağmen neden tutuklandığımı sorguladığımda somut gerçeklere dayalı bir yanıt bulamadım. Bunun için aylarca iddianameyi bekledim” dedi.
İddianameyi okuduğunda, varlığı iddia edilen bir örgüte nasıl üye olduğuna ve emir alıp almadığına dair soruların yanıtını bulamadığını belirten Atayman, “İddialar içinde sürece müdahale eden herhangi bir kişinin herhangi bir konuda aleyhimde bir beyanına ve bir tanık ifadesine de rastlamadım” diye konuştu.
Atayman, “İddia edildiği gibi bir örgütün mensubuysam bunun delilinin gösterilmesini bekliyorum. Eğer bir suç örgütü varsa ve ben örgüte üyeysem, bana verilen tüm emirleri yerine getiriyorsam neden genel müdürlük görevim 21 ay sürsün ve sonlansın?” ifadelerini kullandı.
“GÖREVE GELDİĞİMDE ŞİRKET ZARARDAYDI”
Savcılık sorgusunda Medya AŞ’nin mali durumuna ilişkin soruları yanıtlayan Atayman, şirketi zarar eder durumda devraldığını söyledi. Atayman, “Aldığımda zarardı, göreve geldiğimde zarardaydı. Sonra kâra geçirmek için çalıştım, eski alacakları almaya çalıştım ama pandemi patladığı için yine çok fazla bir kârımız yoktu” dedi.
Atayman, Emrah Bağdatlı’nın görev süreci boyunca kendisinden ihaleye ilişkin herhangi bir talepte bulunup bulunmadığı yönündeki soruya ise “Olmadı” yanıtını verdi.
İMAMOĞLU: KADINLARA YAPILAN ZALİMLİĞİ KINIYORUM
Atayman’ın sorgusunun ardından Ekrem İmamoğlu, soru sormak için söz aldı. İmamoğlu, İBB yönetiminde kadın yönetici atamalarına özel önem verdiklerini belirterek, birçok kurumda ilk kez kadın genel müdürlerin ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarihinde ilk kez kadın genel sekreter yardımcılarının görev yaptığını söyledi.
İmamoğlu, Atayman ve bazı kadın çalışanlara yönelik süreci “zalimlik” olarak nitelendirdi. Mahkeme heyetine seslenen İmamoğlu, “Ben Elif Hanım ve diğer bazı arkadaşlarıma yapılan bu zalimlik dönemini takip ederken annemin gözüne bakarmış gibi, kız kardeşimin gözüne bakarmış gibi, eşimin ya da kızımın gözüne bakarmış gibi meseleyi kavramaya ve anlamaya çalıştım” dedi.
İmamoğlu, bu sürecin kadına karşı psikolojik düşmanlık içeren bir altyapısı olduğunu düşündüğünü belirterek, “Masum kadınlara yapılan bu zalimliği hem kınıyorum hem de gerçekten anneme, kız kardeşime, kızıma yapılmış gibi görüyorum, lanetliyorum ve ömür boyu takipçisi olacağımı ifade ediyorum” diye konuştu.
“Bir erkek olarak da özür diliyorum buradaki kadınlardan” diyen İmamoğlu, mahkeme heyetinden süreci hakkaniyetle sona erdirmesini istedi.