Ana içeriğe geç

Yarım yüzyıllık tanık: 20 Temmuz’un ‘Gazi Helikopteri’ hâlâ görev başında

Kıbrıs Barış Harekâtı’nda kritik rol üstlenen ve "Gazi" olarak anılan 11047 kuyruk numaralı UH-1H helikopteri, Yavuz Çıkarma Plajı’nda sergileniyor. Türk Kara Havacılığının bu sessiz tanığı, harekâtın 52. yılında da adadaki şanlı tarihin anıtı olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Yarım yüzyıllık tanık: 20 Temmuz’un ‘Gazi Helikopteri’ hâlâ görev başında
Aydınlık
16

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçti. O gün cepheye asker taşıyan, yaralı tahliye eden ve Türk birliklerinin adadaki ilerleyişine destek veren helikopterlerden biri bugün hâlâ aynı topraklarda bulunuyor. Türk Kara Kuvvetleri envanterindeki 11047 kuyruk numaralı UH-1H, görev ömrünü tamamladıktan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde anıt olarak sergilenmeye başladı.

Askerler arasında “Gazi Helikopter” olarak anılan 11047, yalnızca eski bir hava aracı değil; Türk Kara Havacılığının ilk büyük muharebe sınavının yaşayan tanıklarından biri olarak kabul ediliyor.

KRİTİK ROL ÜSTLENDİ

20 Temmuz 1974 sabahı başlayan harekâtta helikopterler, paraşüt ve deniz çıkarma birliklerinin ardından adaya sevk edilen kuvvetlerin intikalinde kritik rol üstlendi. Muharebe sahası ile gerideki birlikler arasında adeta hava köprüsü kuran UH-1H’ler, personel ve mühimmat taşımanın yanı sıra yaralı tahliyesi ve komuta-kontrol faaliyetlerinde de görev yaptı.

YAVUZ ÇIKARMA PLAJI’NDA SERGİLENİYOR

11047 de bu yoğun operasyon temposunun içinde yer aldı. Harekâtın ardından uzun yıllar Türk Kara Kuvvetleri bünyesinde hizmet vermeyi sürdüren helikopter, emekliye ayrıldıktan sonra Kıbrıs’a gönderildi. Bugün Yavuz Çıkarma Plajı’nda sergilenen helikopter, her yıl düzenlenen 20 Temmuz törenlerinde ziyaret edilen sembollerden biri olmayı sürdürüyor.

KARA HAVACILIĞI İÇİN DÖNÜM NOKTASI

Kıbrıs Barış Harekâtı, Türk Kara Havacılığı açısından da önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Daha önce sınırlı ölçekte kullanılan helikopter unsurları ilk kez geniş çaplı bir harekâtın ayrılmaz parçası olarak görev yaptı.

UH-1H helikopterleri, birliklerin süratle sevk edilmesini sağlarken arazi şartlarının oluşturduğu engelleri de büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Operasyon boyunca edinilen tecrübeler, sonraki yıllarda Kara Havacılığı doktrininin şekillenmesinde etkili oldu. Bugün sınır ötesi harekâtlarda kullanılan hava hareket kabiliyetinin temelleri de büyük ölçüde Kıbrıs’ta kazanılan bu deneyime dayanıyor.

11047’nin bugün hâlâ Kıbrıs’ta bulunması da bu nedenle yalnızca bir anıtın korunması anlamına gelmiyor. Helikopter, Türk Kara Havacılığının muharebe tarihinde yeni bir dönemin başladığı günlerin sessiz tanığı olarak varlığını sürdürüyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler