Ana içeriğe geç

‘Baskıyla üye yaptılar, işten atılınca yüzümüze bakmadılar.’

Çapa Tıp Fakültesi'nde işten atılan yemekhane işçilerinin direnişi 14. gününde sürerken, işçiler Öz Gıda-İş'in kendilerini yalnız bıraktığını söyledi. DİSK/Gıda-İş ise "Taşerona teslim olmayacağız" mesajını verdi

‘Baskıyla üye yaptılar, işten atılınca yüzümüze bakmadılar.’
Evrensel
16

İstanbul — Çapa Tıp Fakültesinde bir gecede açıklamasız şekilde işten çıkarılan taşeron yemekhane işçileri 14 gündür DİSK/Gıda-İş ile beraber işlerine güvenceli ve sendikalı bir şekilde geri dönme, tazminat, ücret ve fazla mesai ücretleri gibi alacaklarının ise eksiksiz ödenmesi için mücadele ediyor. Daha önce yönetim baskısıyla Hak-İş’e bağlı Öz Gıda İş’e üye yapıldıklarını anlatan işçiler işten atıldıklarında sendika yöneticilerin yanlarında olmadığını belirterek “İşten atılınca yüzümüze bakmadılar. Öz Gıda-İş sadece paranı alıyor, hiçbir şekilde işçinin yanında değil. Bunu birebir gördük, yaşadık, tanıdık” ifadelerini kullandı.

‘Taşerona teslim olmayacağız’

Bugün yine dekanlık binası önünde direnişi sürdüren yemekhane işçilerini DİSK Genel Merkezi temsilcileri, Yol-İş Sendikası İstanbul 1 Nolu Şube Yönetimi, İstanbul Tabip Odası yöneticileri ve Vatan Partisi İstanbul İl Başkanı ziyaret etti. Gerçekleştirilen ortak basın açıklamasında söz alan temsilciler ve işçiler “Taşeron düzeni kölelik düzenidir. İnsanca, güvenceli ve kadrolu çalışma talep ediyoruz” dedi.

Konuşmasında 46. yıl önce katledilen DİSK’in kurucu genel başkanı Kemal Türkler’i anan DİSK Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Olcay Ozak, Türkler'in işçilerin insanca yaşayacağı ücret ve çalışma koşulları için mücadele ederken katledildiğini hatırlattı. Ozak, “Kazanmak istediğimiz hak, işçi sınıfının ve onların çocuklarının hakkıdır. Sadece kendimiz için değil; nerede haksızlığa uğrayan, hakkı yenilen varsa, bütün taşeron işçileri ve düşük ücrete mahkum edilmiş tüm emekçiler için onurlu bir mücadele yürütüyoruz" dedi. Taşeron yemekhane işçilerinin geleceğinin şirket patronlarının iki dudağı arasına hapsedilemeyeceğini ifade eden Ozak, "İçeride birikmiş haklarımızı almadan burayı terk etmeyeceğiz. Çalışmak isteyen işçi arkadaşlarımız işlerine geri dönecekler. Şayet bu koşullarda çalışmak istemiyorlarsa bütün haklarını derhal yatıracaksınız. Bu direniş öyle bitecek. Taşerona teslim olmayacağız” diye konuştu.

‘Yöneticiler yasal sorumluluklarını yerine getirmeli’

DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün sağlık hizmetlerinin temizlikten yemekhaneye, ameliyathaneden hasta bakımına kadar ayrılmaz bir bütün olduğunu, hastane yönetiminin bu bütünlük içerisinde tüm çalışanların haklarına saygı göstermekle yükümlü olduğunu vurguladı. Yol-İş Sendikası İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Ahmet Uçar geçmişte karayolları işçilerinin taşerona karşı verdiği mücadeleyi ve kadro kazanımlarını hatırlatarak "Taşeron tam bir köleliktir" dedi. İstanbul Tabip Odası Yöneticisi Bennan Koyuncu ve Vatan Partisi İstanbul İl Başkanı İbrahim Okan da Çapa Tıp Fakültesi işçilerinin mücadelesinin yanında olduklarını ifade etti.

‘Öz Gıda İş üyeliğine baskıyla zorlandık’

14 gündür DİSK/Gıda-İş çatısı altında mücadelelerini sürdüren işçiler, eski sendikaları Hak-İş’e bağlı Öz Gıda-İş’e tepki gösterdi. İşçiler, yönetim baskısıyla üye yapıldıkları sendikanın, işten atıldıktan sonra kendilerini yalnız bıraktığını anlattı. İşçilerin aktardığına göre, Öz Gıda İş sendika sürecinin en başından itibaren hastane yönetimi ile doğrudan temas halindeydi: "Bizi ilk önce patronlar ve hastane yönetimiyle görüştürdüler. Ardından şeflerin ve müdürlerin baskısıyla sendikaya üye yapıldık. Yönetim, kendine yakın isimleri temsilci yapmak istiyordu. Daha fazla zarar görmeyelim diye kendi aramızdan bir arkadaşımızı temsilci seçmek zorunda kaldık." Arabulucu ve hakem heyeti süreçlerinin ardından imzalanan toplu iş sözleşmesinin işçilerin lehine olmadığını vurgulayan işçi, üç sene süren sözleşmenin ardından yeni dönem toplu iş sözleşmesi için Öz Gıda-İş temsilcilerinin “Bizim işimiz bitti” diyerek çekildiğini belirtti.

Başka bir yemekhane işçisi: "Hadi güle güle dediler bize. Mücadelede onlara ihtiyaç duyduğunuz anda yanınızda olmadılar. Öz Gıda-İş sadece paranı alıyor. Hiçbir şekilde çalışanın yanında değil. Bunu birebir gördük, yaşadık, tanıdık. Yemekhane işçisine yelek, hırka, termos, saat işçiyi kandırmaya çalışıyorlar. İşten atıldık, Öz Gıda-İş temsilcilerini aradık. Bizle sözleşmesinin bittiği için bize yardımcı olmayacağını beyan ettiler. İlk işten çıkartıldığımız gün aradığımızda bize yardımcı olamayacaklarını söylediler. Bizlere olan sözleşmesinin bittiklerini ve ondan sonra zaten bir daha da kendilerine ulaşamadık. Onlar da bize ulaşmadılar.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler