Meltem KERRAR
[email protected]
Duyarlı ve yenilikçi bankacılık anlayışına sahip Halkbank, çocuklara tüketim ve çevre bilinci kazandırma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu yaklaşımın önemli adımlarından biri olan Halkbank Çocuk Tiyatrosu’nun “Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!” oyunu sezon boyunca küçük izleyicilerin büyük ilgisini topladı. Başrolünde Azra Akın’ın yer aldığı oyunda çocuklar, bilinçli tüketim ve kaynak yönetimi gibi temel kavramları eğlenerek öğreniyor. İlk turne kapsamında 24 ilde yaklaşık 19 bin çocuğa ulaşan oyun, ikinci turnesinde 19 şehri gezerek 50 gösterimle 15 bin çocuğu tiyatroyla buluşturdu. Rami Çocuk ve Sanat Bienali’ndeki gösterimle sezonu kapatan tiyatro, böylece Türkiye genelinde 34 bin çocuğa ulaştı.
Hakkı Ergök’ün yönetmenliğini üstlendiği oyunda, Azra Akın çocuklara yol gösteren bir öğretmen karakteriyle sahnede yer alıyor. “Azalt, yeniden kullan, geri dönüştür” temasını vurgulayan oyunla çocuklar; kaynakları verimli kullanmanın dünyayı kurtaracak gerçek bir ‘süper güç’ olduğunu deneyimleyerek öğreniyor. Müzikleri, dinamik karakterleri ve eğlenceli anlatım diliyle çocukların büyük ilgisini çeken interaktif oyun; bilinçli tüketim ve geri dönüşüm gibi kavramları günlük hayattan örneklerle ele alıyor. 6-12 yaş grubuna hitap eden 35 dakikalık oyunun sonunda çocuklara hediye edilen kumbara ise sahnede verilen mesajların somut bir alışkanlığa dönüşmesine yardımcı olma amacında.
Halkbank’ın sanata ve toplumsal gelişime verdiği desteğin bir parçası olarak, Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapsamında özel gösterimler yapan oyun, Rami Kütüphanesi’nin tarihi atmosferinde de izleyiciyle buluştu.
Azra Akın’la, oyunu ve çocuklarla olan deneyimini konuştuk.

Televizyon ve sinemanın ardından bir çocuk oyunuyla tiyatro sahnesinde yer aldınız. Nasıl oldu Halkbank Çocuk Tiyatrosu’yla buluşmanız, anlatır mısınız?
Halkbank’ın toplumsal fayda odaklı sosyal sorumluluk projelerini çok kıymetli buluyorum. Çocukların gelişimine katkı sunan böylesine anlamlı bir projenin parçası olmak benim için çok değerliydi. Bankanın bu konuya gösterdiği hassasiyet, çocukların gelişimine ve sanatsal etkinliklerle buluşmasına verdiği büyük değer, bu projelerin her yıl daha da büyümesini sağlıyor. Çevre ve tüketim bilincini merkeze alan oyunumuz bu yılki ilk turnesinde büyük ilgi gördü. Hemen ardından başlattığımız ikinci turnemizle de Türkiye’nin dört bir yanını dolaşmaya devam ettik. Sezonu, 6-7 Haziran tarihlerinde Rami Çocuk ve Sanat Bienali’nde gerçekleştirdiğimiz özel gösterimlerimizle kapattık. İki turne kapsamında yaklaşık 34 bin çocuğa ulaşmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Çocuklar için oynamak
2009 yılında Sadri Alışık Tiyatrosu’nda yer aldığınız rolle tiyatro yapmıştınız. Çocuklar için sahnede olmak nasıl bir deneyimdi?
Çocuklar için sahnede olmak, yetişkin oyunlarına kıyasla çok daha dinamik ve sorumluluğu yüksek bir deneyim. Bir anne olarak çocukların heyecanını, merakını ve gözlerindeki o parıltıyı doğrudan gözlemlemek bana apayrı bir mutluluk verdi. Çocuklar, duygularını en içten şekilde gösteren izleyiciler. Oyun sırasında onların coşkusunu görmek, hayallerine ve geleceklerine olumlu bir katkı sunabilmek benim için tarifsiz bir duygu. Sahnede onlardan aldığımız o saf ve sonsuz enerji, sanatın ne kadar birleştirici, iyileştirici ve öğretici bir güç olduğunu her defasında bizlere yeniden hatırlattı.
Oyun çevreci içeriğiyle öne çıkıyor. Çocukların tepkileri, dönüşleri sizce nasıl oldu?
Çocukların tepkileri son derece olumlu ve katılımcıydı. Günümüz çocuklarının değişen algı dünyasına hitap edebilmek için interaktif, yüksek tempolu ve çocukları oyunun içine dahil eden bir sahne dili kurguladık. "Azalt, yeniden kullan, geri dönüştür" temasını günlük hayattan örneklerle aktardığımız için, hem hikâyeye yön verdiler hem de karakterlerle çok hızlı bir bağ kurdular. Oyunda onlara dünyayı korumak için sihirli güçlere değil, ışığı kapatmak veya bir eşyayı yeniden kullanmak gibi küçük adımlara ihtiyaç olduğunu anlattık.
Gösterimlerin sonunda hediye edilen kumbaralarla ise çocukların sahnede aldıkları çevre, kaynak yönetimi ve tasarruf mesajlarını evlerine taşımaları amaçlandı. Böylece tiyatroda eğlenerek öğrendikleri kavramların, günlük yaşamlarında kalıcı alışkanlıklara ve somut kazanımlara dönüşmesi desteklendi. Bu vesileyle, çocuklara bu denli değer veren duyarlı bir bankacılık anlayışına sahip olduğu ve sanatı Anadolu’nun dört bir yanına taşıdığı için Halkbank’a teşekkürlerimi sunuyorum.