CGTN Türk Dış Haberler Servisi
ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) 2027 bütçe talebi, son yılların en kapsamlı askeri dönüşüm programlarından birini ortaya koydu. Yaklaşık 1,15 trilyon dolarlık bütçe yalnızca yeni silah alımlarını değil, ordunun kuvvet yapısını, savunma sanayiini ve tedarik zincirlerini de yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor.
Pentagon'un yıllardır üstün teknolojiye sahip ancak sınırlı sayıda üretilen platformlara dayanan kuvvet yapısı yerini, yüksek yoğunluklu savaşlarda uzun süre dayanabilecek kitlesel üretim modeline bırakıyor. Bu yaklaşımın temelinde ise İran savaşı sırasında yaşanan mühimmat tüketimi ile Ukrayna'da üç yılı aşkın süredir devam eden yıpratma savaşından çıkarılan dersler bulunuyor.
Yeni bütçenin en dikkat çekici yönü, mühimmat anlayışındaki değişim oldu. Pentagon artık yalnızca Tomahawk, JASSM, LRASM ya da THAAD gibi milyonlarca dolar değerindeki hassas mühimmatlara güvenmeyi yeterli görmüyor. Bunun yerine düşük maliyetli seyir füzeleri, tek kullanımlık saldırı dronları, ucuz önleyici sistemler ve seri üretilebilecek mühimmat projeleri öncelik kazanıyor.
Yüzde 49’dan yüzde 70’e çıkıyor
ABD Hava Kuvvetleri önümüzdeki beş yıl içinde yaklaşık 27 bin düşük maliyetli seyir füzesi tedarik etmeyi planlarken, Donanma da uzun menzilli ancak çok daha düşük maliyetli yeni nesil mühimmat programlarını hızlandırıyor. Pentagon'un bütçe projeksiyonlarına göre 2027 yılında talep edilen mühimmatların yaklaşık yüzde 49'u düşük maliyetli sistemlerden oluşurken bu oranın 2031 yılında yüzde 70'e çıkarılması hedefleniyor. Aynı dönemde yaklaşık 300 bin yerli insansız hava aracının envantere alınması planlanıyor.
Bu dönüşümün arkasındaki temel neden ise İran savaşı oldu. CSIS'in Temmuz 2026'da yayımladığı “ABD’nin endüstriyel tabanı savaş zamanına hazır mı? “ başlıklı raporuna göre savaş sırasında binlerce Tomahawk, JASSM, Patriot, SM-6 ve THAAD füzesi kullanıldı. Raporda, mevcut üretim temposuyla bu mühimmatların yeniden üretilmesinin 25 ila 51 ay sürdüğüne dikkat çekilirken, ABD'nin ikinci büyük bir çatışmaya aynı stok seviyeleriyle girmesi halinde ciddi mühimmat sıkıntısıyla karşılaşabileceği uyarısı yapılıyor.
Pentagon bu nedenle Patriot PAC-3 üretimini yıllık yaklaşık 600 adetten 2 bine, THAAD üretimini ise 96'dan 400'e çıkarmayı hedefleyen çok yıllı sözleşmeler imzalıyor. Savunma Bakanlığı aynı zamanda uzay tabanlı Golden Dome (Altın Kubbe) füze savunma sistemi, yapay zekâ destekli komuta-kontrol ağları, katı yakıt roket motorları ve kritik maden tedarik zincirlerine milyarlarca dolarlık yeni yatırım planlıyor.
5 devden geniş yelpazeye
Pentagon'un dönüşüm planı yalnızca orduyu değil, Amerikan savunma sanayiini de doğrudan etkiliyor. Kongre'de son aylarda artan eleştirilerin odağında ise Lockheed Martin, RTX, Northrop Grumman, General Dynamics ve Boeing'den oluşan savunma sanayiinin "Büyük Beşlisi" bulunuyor. Bloomberg Intelligence verilerine göre şirketler son beş yılda 110 milyar doların üzerinde temettü ve hisse geri alımı gerçekleştirirken, üretim kapasitesini artıracak sermaye yatırımlarına yaklaşık 45,5 milyar dolar ayırdı. ABD Başkanı Donald Trump da 2026 yılında savunma şirketlerini, fabrikalara yatırım yapmak yerine hissedarlarını ödüllendirmekle eleştirmişti. CSIS ise bütçe artışının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayarak, gerçek savaş hazırlığının ancak üretim kapasitesinin, tedarik zincirlerinin ve mühimmat stoklarının kalıcı biçimde güçlendirilmesiyle mümkün olacağını belirtiyor.