Ana içeriğe geç

Bahçeli'nin Hacıbektaş’taki "Horasan" sırrı: Bilinmeyen hikayesi

Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde yükselen Horasan Erenleri Cemevi’nin hikayesi, sadece tuğla ile örülen bir yapı olmadığını gözler önüne seriyor... MHP lideri Devlet Bahçeli'nin Kayseri'ye giderken Hacıbektaş tabelasını görmesiyle başlayan o an 12 yıl öncesine dayanıyor...

Bahçeli'nin Hacıbektaş’taki "Horasan" sırrı: Bilinmeyen hikayesi
Odatv
16

Hacıbektaş’ın Bala Mahallesi, Dedebağ mevkii. Bugün 6 bin metrekarelik kapalı alanı, 12 köşeli tavanı ve kırlangıç modeli ahşap süslemeleriyle Anadolu’nun inanç coğrafyasına mühür vuran Horasan Erenleri Cemevi’nin yükseldiği o topraklar, aslında yıllar öncesine dayanan sessiz bir tanıklığın eseri… Bu hikâye, Ankara’nın soğuk koridorlarında ya da resmi protokol koltuklarında değil; Hacıbektaş’ın henüz esnaflarının kepenk açmadığı, sisli ve dingin bir sabah vaktinde, Devlet Bahçeli’nin yol üstünde o tabelayı görmesiyle başladı…

KADINLARDAN BAHÇELİ’YE SİTEM

Yıllar önce, takvimler henüz bu büyük projelerin uzağındayken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yanındaki kurmaylarıyla birlikte Kayseri’ye doğru bir yolculuğa çıkmıştı. Sabahın çok erken saatleriydi. Yolun kenarında, bozkırın ortasında Hacıbektaş tabelası belirdi. Bahçeli, direksiyondaki arkadaşlarına ansızın bir talimat verdi: "İlçeye girelim."

Günün ilk ışıkları ilçenin üzerine düşerken sokaklar bomboştu. Henüz hiçbir esnaf kepenklerini açmamış, sokaklarda insan kalabalığı ve hareketlilik başlamamıştı. Bahçeli, aracın camından sessizce dışarıyı seyrederek Hacıbektaş sokaklarında tur attı. Yollar kötüydü, altyapı yetersizdi; koca bir inanç tarihinin kalbi olan bu ilçe, derin bir sahipsizlik ve sefalet içinde uyuyordu. İlçenin bu ihmal edilmiş, gelişmemiş hali Bahçeli’nin içine dokundu.

Güneş biraz yükselip sokaklar yavaş yavaş hareketlenmeye başladığında, sabah kahvaltısı için küçük bir esnaf dükkanına, bir gözlemeciye oturdular. İşte ne olduysa o mütevazı sofrada oldu. Bahçeli’yi karşılarında gören Hacıbektaşlı kadınlar, ne yapacaklarını şaşırıp bir anda etrafını sardılar. Yüzlerinde hem şaşkınlık hem de candan bir Anadolu misafirperverliği vardı. Kadınlardan biri, elindeki hamuru bırakıp sitemkâr ama sevgi dolu bir sesle Bahçeli’ye seslendi: "Niye haber vermediniz geldiğinizi? Kahvaltı hazırlardık, size gözlemeler yapardık, şunu yapardık, bunu yapardık..."

Bahçeli, Alevi analarının bu habersiz, hesapsız sıcaklığı karşısında derinden sarsıldı. Böyle bir ilgi ve şefkat beklemiyordu; biraz da çekinerek girdiği bu ilçede gördüğü o samimi çehreler karşısında oldukça duygulandı.

O günün tanığı Danışmanı Alevi Dedesi Ali Şar’dı… Bahçeli Şar’a döndü ve net bir talimat verdi: "Bana buradan bir arsa alın." Ali Şar, ilk başta mütevazı bir düşünceyle yola çıktıklarını belirterek o anı şöyle anlattı:

"Ben kendisine dedim ki: 'Sayın Genel Başkanım, bir yer yaptırmak istiyorum. Üstünde insanların geldiği zaman kalacağı... İnsanlar çünkü Hacıbektaş anma törenlerine geldiğinde dışarıda yatıyorlar, arabada yatıyorlar. Yani barınma yerleri mağduriyeti yaşıyorlar. Zatıaliniz ne buyurur?' İşte bir dönüm içerisine böyle bir şey yapmak istiyoruz dedim.”

Bahçeli’nin Şar’a yanıtı “Daha büyük düşünelim” oldu.

Devamını Ali Şar anlattı: “Ondan sonra biz araştırmaya başladık, arsa araştırmaya başladık. Fuat Doğan ismindeki bir vatandaştan bugün külliyenin yükseldiği Bala Mahallesi’ndeki o 6 dönümlük büyük araziyi satın aldık.”

2022'DEKİ YENİDEN DOĞUŞ

Arsa alınmıştı ama dönemin yerel yönetimleri ve belediye başkanı projeye set çekti. Şehir plancıları götürüldü, özel imarlar geçirilmeye çalışıldı ancak duvarlar aşılmadı.

Arsa tam 7 yıl boyunca Ali Şar’ın üzerinde kaldı. Sonunda Bahçeli’nin işaretiyle partili Mehmet Oruçöz’e devredildi. Devlet Bahçeli, arsayı sessizce muhafaza ederken bir yandan da Türkiye’deki inanç iklimini ve Alevi toplumunun dinamiklerini dikkatle izliyordu.

Özellikle Avrupa merkezli fonlarla beslenen, köklerini unutturmaya çalışan "Alisiz Alevilik" tartışmalarına karşı, milli, vatansever, Horasan irfanına bağlı Türkmen ve Oğuz Alevilerinin bir araya gelerek 2022 yılında Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’nu kurması, Ankara’da Bahçeli’nin dikkatinden kaçmadı.

MERSİN’DEKİ ŞOK GÖRÜŞME

Sürecin asıl büyük kırılma noktası, 2023 seçimlerine doğru yaklaşırken, 18 Aralık 2022’de Mersin’de yaşandı. MHP’nin Mersin mitingi öncesinde, Devlet Bahçeli federasyon yönetimini bizzat davet etti. Hilton Oteli’nde kurulan o masada, yıllar önce Hacıbektaş’ın esnafı açılmamış sokaklarında filizlenen o fikir, nihai meyvesini verecekti.

Dönemin Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Şahin tanıklığını şu sözlerle anlattı:
"Mersin'de kendisiyle buluştuk, konuştuk miting öncesinde. Ve dedi ki, Ben 12 yıl önce bir arsa satın almıştım Hacıbektaş'tan. Bu arsayı bugüne kadar beklettim, bundan sonra bu arsanın başka bir amaçla kullanılmasını düşünmüyordum. Ben size Horasan Erenleri Federasyonu olarak hibe ediyorum' dedi. Yani bizim Sayın Devlet Bahçeli'den 'Bize arsa ver ki cemevi yapalım… Bir inşaat yapalım, edelim, tutalım' diye bir talebimiz olmadı. Bu talep olmadan bize böyle bir jest yaptı kendisi."

Görüşmenin tanıklarından Hüseyin Gazi Vakfı Başkanı ve Alevi dedesi Hüseyin Öz, Bahçeli’nin masadaki tavrını şu cümlelerle anlattı:

"Bizim kamuoyuna yaptığımız açıklamalar Sayın Bahçeli’nin dikkatini çeker. Genel Başkan Yardımcısı'nı bize gönderdi; 'Bunları tanı, en kısa zamanda da ben kabul edeceğim' demişler. Bir müddet sonra Mersin’de programları vardı, bizi davet etti Mersin’e. Hilton Oteli’nde oturduk, konuştuk. Dedi ki: 'Arkadaşlar, ben size, hepinizin hangi siyasi partiye, hangi siyasi gruba mensup olup olmadığınız beni ilgilendirmiyor. Sizin milli duruşunuz benim dikkatimi çekti. Bir de bu Horasan ismi beni çok cezbetti. Ben' dedi, 'Hacıbektaş’taki bu araziyi bedelsiz, karşılıksız, herhangi bir karşılık beklemeden size hediye ediyorum. Ben bu yaştan sonra ne yapacağım arsayı?' Hepimiz şaşırdık, şok olduk"

Masada bir başka önemli konu daha açıldı, isim meselesi… Alevi dedeleri, bu büyük jest karşısında cemevine Devlet Bahçeli’nin adını vermeyi teklif ettiler. Hatta 12 sene önce arazi alındığını Ali Şar da kapılardan birine "Bahçeli Kapısı" ismini önermişti. Ancak Bahçeli, bu teklifleri anında reddetti.
Mehmet Şahin, Bahçeli’nin o tavrını şöyle aktardı: "Burayı yapalım ve sizin isminizi verelim dedim Devlet Bey'e. 'O, asla ben bunu kabul etmem, çünkü bu siyasi polemik konusu olur. Horasan Erenleri'nden kimin ismini verirseniz verin ama benim ismimi burada geçirmeyin dedi. Ben size bu arsayı veriyorum ve projenin yapılması için de elimden gelen desteği de vereceğim' dedi."

Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu Başkanı Av. Erdem Cömert de bu tavrın altını çizerek ekledi: "Bahçeli ‘Bizim böyle bir siyasi niyetimiz yok. MHP'ye oy gelsin diye değil. Siz kendi bulun ismini’ diye isminin verilmesini reddiyor. Sonra buraya federasyonun adı konuldu."

TAPU TESLİMİ ANKARA’DA YAPILDI

Mersin’deki o tarihi kararın ardından, federasyon yönetimi büyük bir heyecanla Ankara’ya davet edildi. MHP’nin Sivil Toplum Kuruluşlarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım’ın öncülüğünde resmi işlemler tamamlandı ve 6 dönümlük arazinin tapusu Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’na teslim edildi.

Tapu teslim edilirken Bahçeli, o toprağa ne yapılacağını sordu. Mehmet Şahin, "Burayı biz cemevi yaparız " diye yanıt verdiğini anlattı: “Burası sadece bir ibadethane değil, bilimsel temele oturtulmuş akademik bir çalışma alanı, bir dergâh olmalıydı.”

Bahçeli projenin yapımını da bizzat üstlendi. O dönem MHP’de olan Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel’in talimatıyla belediyenin mimarlarına özel bir proje çizdirildi. Hüseyin Öz, ortaya çıkan eserin mimari ihtişamını ve inançsal derinliğini şu sözlerle tarif etti:
"Cemevinin Alevi anlayışının bütün unsurlarını içeren bir mimarisi var. Dört kapı kırk makamı temsil eden sütunlar... Çok muhteşem bir eser çıktı."

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler