Ermenistan’da dün gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ardından bölge diplomasisinde dikkat çeken bir hareketlilik yaşandı. Seçimlerden Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi’nin tek başına çoğunlukla çıkması, Güney Kafkasya’da yeni bir siyasi dönemin kapısını araladı.
Seçimlerin ardından Türkiye’den gelen değerlendirmede, sürecin huzur ve istikrar içinde tamamlanmış olması olumlu bir gelişme olarak nitelendirildi. Ankara, Ermeni halkının iradesinin sandığa yansımasından duyulan memnuniyeti dile getirirken, seçim sonrası dönemin bölgesel barış açısından önemli bir fırsat yaratabileceğine dikkat çekti.
BARIŞ GÖRÜŞMELERİNE VURGU

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Ermenistan’da 7 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Parlamento seçimlerinin barış ve huzur ortamında başarıyla tamamlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Seçim sonuçlarının Ermenistan halkı için hayırlı olmasını diliyoruz. Seçim sonrası dönemde Azerbaycan ile Ermenistan arasında nihai barış antlaşmasının imzalanmasını mümkün kılacak koşulların ortaya çıkmasını temenni ediyoruz. Bu amaçla Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, bölge ülkelerinin ortak çıkarları temelinde, bölgesel istikrar ve refaha katkı sağlamaya devam edecektir."
Açıklamada özellikle Azerbaycan ile Ermenistan arasında uzun süredir devam eden barış görüşmelerine vurgu yapıldı. Türkiye, iki ülke arasında nihai bir barış anlaşmasının imzalanmasını mümkün kılacak koşulların oluşmasını temenni ettiğini belirtti ve bölgesel istikrar için diplomatik çabaların süreceğini ifade etti.
ANAYASA DEĞİŞECEK Mİ?
Öte yandan barış sürecinin en hassas başlıklarından biri olarak Ermenistan Anayasası gündemdeki yerini koruyor. Bakü yönetimi, mevcut anayasal düzenlemelerde Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne yönelik iddialar içerdiğini savunarak, olası bir barış anlaşması için bu maddelerin değiştirilmesini ön koşul olarak görüyor. Bu durum, sürecin geleceğine ilişkin en kritik pazarlık noktalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Bölgedeki gelişmelerin önümüzdeki günlerde diplomatik temaslarla daha da netleşmesi öngörülüyor.