Siyasette sık sık parti değiştiren milletvekilleri ve belediye başkanları, kamuoyuna ahlaki olarak güven vermemektedir. Çünkü bu tür geçişler, genellikle kişisel menfaatlerin ön planda olduğu yönünde bir algı oluşturmaktadır. Ancak Türk siyasetinde bu durum artık sıradanlaşmış, hatta gelenekselleşmiştir. Kimi “fikirlerim uyuşmadı”, kimi de “daha iyi hizmet edebilmek” gerekçesini öne sürerek bir partiden diğerine geçmektedir. Elbette, gerçek niyeti doğruda, hakta ve millete hizmette buluşmak olanlar da hatalarından ders çıkararak siyasi tercihlerini değiştirebilmektedir. Bu niyetini somut biçimde ortaya koyabilen siyasetçilere yönelik eleştiriler de doğal olarak daha sınırlı kalmaktadır.
Son günlerde milletvekili ve belediye başkanı transferleri yeniden siyasetin en sıcak gündem maddelerinden biri hâline gelmiştir.