Ana içeriğe geç

Trump kaybettiği başkanlık seçiminde oy çalındığı iddiasına inanmayan gazeteciye tepki gösterdi: Yozlaşmışsınız

ABD Başkanı Trump, verdiği röportajda İran'ın nükleer silaha sahip olmama şartını kabul ettiğini belirterek "Anlaşmaya çok yakınız." dedi. Trump ayrıca 2020'de kaybettiği başkanlık seçimlerine şaibe karıştığı iddiasını kabul etmeyen gazeteciye "Siz yozlaşmışsınız" diyerek röportajı yarıda kesti.

Trump kaybettiği başkanlık seçiminde oy çalındığı iddiasına inanmayan gazeteciye tepki gösterdi: Yozlaşmışsınız
TGRT Haber
16

ABD Başkanı Donald Trump, ABD merkezli NBC News’in ‘Meet the Press’ programına katılarak röportaj verdi. Cuma günü kayda alınan ve bugün yayınlanan röportajında Trump, 2024 yılındaki seçim kampanyası sırasında ABD’yi yeni savaşlara sokmama vaadinde bulunmadığını ileri sürdü. Programın sunucusu Kristen Welker’ın "Seçim kampanyanızın en tutarlı vaatlerinden biri yeni savaşlara girmemekti. Amerikan halkına verdiğiniz bu sözü bozdunuz mu?" şeklindeki sorusuna Trump, "Savaş olmayacağını garanti etmedim" cevabını verdi.

"İRAN DÜNYAYI HAVAYA UÇURDU"

Trump, "Nükleer silah sahibi olmasını engellemek zorunda olduğum bir ülke vardı. Çok güçlü, çok tehlikeli bir ülke. Çünkü onu kullanır ve dünyayı havaya uçururlardı. Orta Doğu’yu havaya uçururlardı. İsrail’i havaya uçururlardı. Buraya gelirlerdi. Avrupa’yı havaya uçururlardı. Bunlar çılgın insanlar" dedi.
İran ile savaşı "dünyaya hizmet" olarak nitelendiren Trump, sunucunun "Yeni savaş yok diye ısrar ediyordunuz. Ne değişti?" şeklindeki itirazı üzerine, "Her şeyden önce, savaş olmayacağını garanti etmedim. Öyle olsa, neden dünyanın en güçlü ordusunu kurayım? Orduyu ben kurdum. Berbat bir ordu devraldım. Teçhizatımız yoktu, hiçbir şeyimiz yoktu. Muhteşem bir ordu kurdum. (ABD eski Başkanı Joe) Biden bunun büyük kısmını dağıttı ama yine de kurduğum şeyle kıyaslandığında küçük bir bölüm" dedi.

"HERKESE BİR İYİLİK YAPMAK ZORUNDAYDIM"

Trump, İran’a yönelik saldırı kararının verilmesine ilişkin süreçte ülke ekonomisinin çok iyi bir şekilde ilerlediği ve ABD’nin tarihinin en güçlü dönemlerinden birinde olduğunu savunarak, "‘Ülkemize, dünyaya, Orta Doğu’ya, İsrail’e, herkese bir iyilik yapmak zorundayım. İran var. Nükleer silaha sahip olacaklar’ diyordum" ifadelerini kullandı.

TEHDİDİ KALICI OLARAK ORTADAN KALDIRACAĞIM"

ABD Başkanı, "Önümüzde bir tercih vardı. Ya onların nükleer silah sahip olmasına izin verecektik ya da güzel günler yaşamaya devam edecektik. Bu bir muhakeme meselesi. Nükleer silah edinince bunu kullanırlardı. İnsanlar bunları duyduklarında ve benim ‘İran, nükleer silaha sahip olacak ve bunlar çılgın insanlar’ dediğimi duyduklarında bana, ‘Doğru olanı yapıyorsun’ diyorlar. Büyük bir seçim kazandım. Kazanmamın nedeni, insanların bana güvenmesi ve muhakeme kabiliyetime inanmasıdır. Bir karar vermek zorundaydım. Çok iyi giden bir ülkeye sahip olup birinin bizi öldürmeye çalışmasını mı bekleyeceğim? Yoksa korkunç bir tehdidi ortadan mı kaldıracağım? Ben de kaldırdım. Uzun yıllardır bu tehdidi ortadan kaldırmaya çalışıyorum ve şimdi bunu kalıcı olarak yapacağım" dedi.

Trump, "Bunu ya müzakereler yoluyla yapacağım -ki bir anlaşmaya çok yakınız- ya da onları paramparça edeceğim. Bunu yapmak çok kolay olurdu ve aslında bu kolay yol" şeklinde konuştu.

ABD’nin yeni savaşa girmeyeceği gibi bir seçim vaadinin olmadığını savunan Trump, "Aslında ben sonu gelmeyen savaşlardan hoşlanmıyorum. Bu sonu gelmeyen bir savaş değil. Bunu üç aydır yürütüyoruz ve büyük kısmı, oldukça iyi işleyen bir ateşkes altında geçti" ifadelerini kullandı.

ABD’nin Venezuela’yı dakikalar içinde "ele geçirdiğini" ve İran’ın askeri kapasitesini günler içinde ortadan kaldırdığını savunan Trump, "Şimdi bunu tamamlayacağım. Ama unutmayın, aptal insanlar yüzünden Vietnam’da 19 sene kaldınız. Daha birçok ülkede yıllarca kaldınız. Irak’a bakın. Yıllarca oradaydınız. Biz sadece birkaç aydır orada bulunuyoruz ve tehdit, büyük ölçüde ortadan kalktı. Yakında tamamen bitecek. Fakat İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin veremezsiniz. Aksi takdirde sizi havaya uçururlar. NBC diye bir şey kalmaz. ‘Meet the Press’ diye bir program kalmaz" dedi.

2016’daki seçim kampanyası sırasında Orta Doğu’yu "bataklık" olarak nitelendirdiği hatırlatılan Trump, "Burada bir bataklık söz konusu değil. Çok tehlikeli bir ülkenin ordusunu yok ettim. Nükleer tehdidi de ortadan kaldırdım. Yarın çekip gitsek bile toparlanmaları 15-20 sene sürer. Ama onlara bunu yapma fırsatı bile vermeyeceğim. Nükleer silaha sahip olamazlar. Buna sahip olma ihtimalleri yüzde bir bile olsa, oradan ayrılmam" dedi.
Trump, "Neredeyse bitirdik. Güçlü ve anlamlı bir anlaşma yapacağız. (ABD eski Başkanı Barack) Obama’nınki gibi olmayacak. Çünkü Obama’nın anlaşması nükleer silaha giden bir yoldu. Benim anlaşmam ise tam tersi olacak. Benim anlaşmam bir duvar" şeklinde konuştu.

Sunucunun, "Ancak Sayın Başkan, İran nükleer silah seviyesinde uranyum geliştirmeye siz anlaşmayı iptal ettikten sonra ulaştı. Çünkü hiçbir denetim mekanizması kalmamıştı" şeklindeki itirazına Trump, "Anlaşma sırasında da geliştiriyorlardı. Bunu bilmiyor musunuz? Obama o aptal anlaşmayı imzaladığında ve İran’a onlarca milyar dolar verdiğinde onları rüşvetle durdurabileceğini sandı. Nükleer silah geliştiriyorlardı. İşte bu yüzden bu noktaya geldiler. Bütün uranyumu Obama döneminde elde ettiler" şeklinde cevap verdi.
Trump, geçtiğimiz yıl İran’a düzenlenen saldırıları hatırlatarak, "Eğer B-2 bombardıman uçaklarını göndermeseydim, şu anda nükleer silahları olurdu ve dünyanın yarısı yerle bir edilmiş olabilirdi" dedi.

Benzin ve dizel yakıt fiyatlarının yükselişine ilişkin Trump, "Savaş biter bitmez hepsi düşecek" dedi. ABD Başkanı, "Her şey çok ucuzdu. Benzin çok ucuzdu ve bu durumu sürdürebilirdim. Ama biraz fedakarlık yapmak zorundaydım. Benzin biraz daha pahalı olacak. Gübre biraz daha pahalı olacak ama çok tehlikeli insanların elindeki nükleer silahı ortadan kaldıracağım. Bu iş 47 sene önce yapılmalıydı. Hiçbir başkan bunu yapacak cesarete sahip değildi. Ben yaptım ve neredeyse tamamlanmak üzere. Bu iş tamamlanır tamamlanmaz, benzin fiyatları taş gibi düşecek" dedi.

Trump, "Fiyatlar çok düşecek, eskisinden de aşağı inecek. Ancak durum, savaşın nasıl gelişeceğine bağlı. Belki onlara bir darbe daha indirmek zorunda kalabilirim. Belki de bir anlaşma imzalarız. Eğer anlaşma imzalanırsa, hemen düşer. Aksi takdirde, işimiz bittikten sonra düşer" dedi.

Röportaj sırasında Trump, Lübnan’ın İran ile yapılacak herhangi bir barış anlaşmasının parçası olmasını talep etmediğini söyledi. Trump, "Bence bunun olduğunu görmek isterler ama ben bunu talep etmiyorum" dedi.

İran ile anlaşmaya ne kadar yakın olunduğu ve burada günler, haftalar yoksa aylar mı söz konusu olduğu sorusu üzerine Trump, "İran ile anlaşmaya çok yakınız. Üzerinde anlaşmamız gereken birkaç nokta kaldı. Bunlar büyük meseleler gibi dahi görünmüyor. İran, nükleer silaha sahip olmayacağı gerçeğini kabul etmiş durumda" dedi.

ABD Başkanı Trump, röportajda İran’a ait dondurulmuş varlıkların barış antlaşması öncesinde serbest bırakılmasının söz konusu olmadığını söyledi. Bu adımları anlaşmanın ardından düşüneceğini söyleyen Trump, "Evet, eğer güzel davranır ve iyi bir iş ortaya koyarlarsa bunu konuşmaya başlayabiliriz" dedi.

Trump, İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney ile doğrudan görüşmeye açık olduğunu söyledi. Trump, "Eğer isterse görüşürüm ama kendisiyle doğrudan konuşmuş değilim" dedi.

ABD Başkanı ayrıca Hamaney’in hayatta olduğunu, muhtemel bir barış anlaşmasına ilişkin karar alma sürecine dahil olduğunu ve babası eski İran dini lideri Ali Hamaney ile karşılaştırıldığında "daha makul" biri olduğunu söyledi. Trump, Hamaney’in 28 Şubat’ta başlatılan saldırılarda yaralandığına yönelik iddiaları destekleyerek, "Oldukça ağır yaralanmış durumda. Bu yüzden belli bir cesarete sahip" dedi.

ABD Başkanı, "Bu kadar ağır yaralı bir durumdayken insanın aklından ‘ABD ile işler nasıl gidiyor’ diye bir şey geçmez. Onun durumunda başka birçok insan, başka şeyler düşünüyor olurdu. Bu yüzden belirli bir cesarete sahip. Ama çok ciddi şekilde yaralanmış durumda" şeklinde konuştu.

Yeni FED Başkanı Kevin Warsh’ın göreve başlamasına ilişkin de konuşan Trump, "Kevin harika biri ve istediğini yapmasını istiyorum" dedi.

Ekonominin çok iyi gittiğini söyleyen Trump, "Sorun şu ki, ekonomi iyi gittiğinde hemen faiz artırmak istiyorlar. Bunun tam tersi olmalı. Eskiden ekonomik veriler iyi geldiğinde piyasalar yükselirdi. Şimdi iyi veriler gelince piyasa düşüyor. Çünkü insanlar faiz artırımı geleceğini düşünüyor. Faiz artırmak için hiçbir neden yok" dedi.
Trump, "Faizlerin düşmesini görmek isterim. Çünkü ekonomiyi dünyanın şimdiye kadar gördüğü en büyük makineye dönüştürebiliriz. Harika gidiyoruz. Daha fazla fabrika inşa ediyoruz. Ülkemize diğer ülkelerden ve yatırımcılardan tarihte hiç olmadığı kadar para geliyor. Yüksek faizlerle bunu öldürmek istemiyorum. Büyüme, sahip olabileceğiniz en büyük şeydir ve büyüme enflasyona neden olmaz" dedi.

Kevin Warsh’ın faiz artırımı kararı alması halinde bundan rahatsız olup olmayacağı sorusuna Trump, "Kevin’e büyük saygım var ama benim gördüğüm şu; bir ülke iyi gidiyorsa, faiz artırımı yapılarak cezalandırılmamalı. Tam tersine teşvik edilmeli. Borcumuz var, çözmek istediğimiz başka meseleler var. Orduya daha fazla yatırım yapmak istiyorum" cevabını verdi.

Sunucunun röportaj sırasında Trump’ın 2020 seçimlerinin kendisinden "çalındığı" söylemine itiraz ederek, "Bunun bir delili yok" sözleri üzerine gerginlik yaşandı. Trump, "Tam tersine çok fazla kanıt var. Ortada muazzam miktarda kanıt var. Seçim çalındı. Kirli bir seçimdi. Aynı şey şu anda California’da yeniden yaşanıyor" dedi.
Bunun ardından medya kuruluşlarına eleştiriler getiren Trump, "Basınınız yozlaşmış. ‘Meet the Press’ yozlaşmış" dedi. Sunucunun bu ifadeleri reddetmesi üzerine Trump, "Ya yozlaşmışsınız ya da aptalsınız. Bu konuda onların oyununa geliyorsunuz. Seçimlerin hileli olduğunu biliyorsunuz. Kanalınız bunun hileli olduğunu biliyor. Seçimi ezici farkla kazandığımı biliyorsunuz. Buna rağmen hakkımda çıkan haberlerin yüzde 94’ü olumsuzdu" açıklamasını yaptı.

Sunucunun "Sayın Başkan, bunun nedeni güvenilirliğinizin olmaması. Seçimlerin çalındığına ilişkin hiçbir zaman kanıt sunmadınız" demesi üzerine Trump, "Siz yozlaşmışsınız. Meet the Press de yozlaşmış. ABC, CBS ve CNN de öyle. Yozlaşmış kanalınız da öyle. Burada bitirelim. Yeterince konuştum" ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler