Ana içeriğe geç

Çin, küresel ekonomide 6.5 trilyon dolarlık felakete neden olabilir

IEA, Çin'in kritik mineral ihracat kısıtlamalarının tamamen yürürlüğe girmesi halinde Çin dışındaki 6,5 trilyon dolarlık üretimin tedarik riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.

Çin, küresel ekonomide 6.5 trilyon dolarlık felakete neden olabilir
Donanım Haber
16

Otomotivden savunmaya kadar birçok sektör etkilenebilir

Nadir toprak elementleri, otomobillerden uçaklara, elektronik ürünlerden silah sistemlerine kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip 17 metalden oluşuyor. Küçük miktarlarda kullanılsalar da birçok ileri teknoloji ürününün üretiminde kritik öneme sahipler.

Çin, dünyanın en büyük nadir toprak elementi (NTE) üreticisi konumunda bulunuyor. Pekin yönetimi, Ekim 2025'te ihracat kontrollerini yeni malzemeleri kapsayacak şekilde genişletirken ek lisans şartları da getirdi. Daha sonra bu uygulamanın yürürlüğe girmesi bir yıl ertelendi. Ancak IEA, ertelemeye rağmen tedarik zincirlerindeki kırılganlığın devam ettiğine dikkat çekiyor.

IEA'ya göre ihracat kontrollerinin tam olarak uygulanması halinde otomotiv, yüksek teknoloji, savunma ve enerji sektörlerinde Çin dışındaki yaklaşık 6,5 trilyon dolarlık üretim tedarik sorunlarından etkilenebilir. Ekonomik etkinin yaklaşık yarısının ise ABD ve Avrupa'da hissedileceği belirtiliyor.

Rapor ağırlıklı olarak NTE’lere odaklansa da Çin'in elektrikli araç bataryalarında kullanılan grafite yönelik planladığı ihracat kontrollerinin de önemli sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.

IEA hesaplamalarına göre batarya sınıfı grafit ticaretinin tamamen aksaması durumunda Çin dışındaki 300 milyar doların üzerinde yıllık üretim risk altına girebilir. Bu durum özellikle elektrikli araç, enerji depolama sistemleri ve batarya üretimini etkileyebilir. Çin, işlenmiş grafit üretiminin yüzde 90'ından fazlasını gerçekleştiriyor.

Kritik minerallerde Çin hakimiyeti

Rapora göre kritik minerallerin işlenmesinde küresel bağımlılık halen oldukça yüksek seviyede. Nadir toprak elementleri hariç tutulduğunda Çin'in işleme kapasitesindeki payı 2023'te yüzde 70 iken 2025'te yüzde 72'ye yükseldi. Endonezya ise nikel rafinasyonunda lider konumunu sürdürüyor.

Son iki yılda enerji dönüşümünde kullanılan rafine minerallerdeki arz artışının dörtte üçünden fazlası Çin ve Endonezya kaynaklı gerçekleşti. Aynı dönemde Çin'in ihracat kontrolleri 2023'e kıyasla üç katına çıktı.

Pekin yönetimi Nisan 2025'te yedi ağır nadir toprak elementine ihracat kontrolü getirirken bazı otomobil üreticileri üretimlerini azaltmak veya geçici olarak durdurmak zorunda kaldı. Çin ayrıca, Çin menşeli nadir toprak elementleri ya da Çin teknolojisi kullanılarak üretilen yabancı ürünlere yönelik yeni kısıtlamalar da önerdi. Bu düzenlemeler Kasım 2026'ya kadar ertelenmiş olsa da IEA, risklerin devam ettiğini vurguluyor.

Bunun yanında Çin, grafit anot malzemeleri, batarya katotları, üretim teknolojileri ve üretim ekipmanlarına yönelik kontroller de açıkladı. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin kobalt kotaları, Zimbabve'nin lityum ve Mozambik'in grafit önlemleri de kritik minerallerdeki ticaret kısıtlamalarının arttığını gösteriyor.

Fiyatlar yükselirken yatırımlar geriledi

Rapora göre 2025 ve 2026'nın ilk aylarında kritik mineral fiyatları yeniden yükselişe geçti. Ocak 2025-Nisan 2026 döneminde alüminyum, bakır ve kalay fiyatları yaklaşık üçte bir oranında artarken, lityum fiyatları iki katından fazla yükseldi. Kobalt fiyatları yaklaşık yüzde 130 arttı.

Tungsten fiyatları altı katına çıkarken Avrupa'da galyum ve ağır nadir toprak elementlerinin fiyatı Çin iç piyasasının yaklaşık beş katına ulaştı. Germanyum fiyatları ise Çin seviyesinin yaklaşık üç katı olarak kaydedildi.

Buna karşın kritik mineral yatırımları 2025 yılında yüzde 9 gerileyerek uzun süredir devam eden büyüme eğilimini sonlandırdı. Batarya metallerine yönelik sermaye harcamaları yüzde 20'nin üzerinde, lityum şirketlerinin yatırımları ise yüzde 40 düştü.

Öte yandan bakır yatırımları, elektrik şebekeleri, elektrifikasyon ve dijital altyapıdan kaynaklanan talep beklentileri nedeniyle yüzde 8 arttı. IEA, bakır arzının 2035'e kadar talebin gerisinde kalacağını ve oluşacak açığın toplam talebin yaklaşık yüzde 25'ine ulaşabileceğini öngörüyor.

Çin, sarsılmaz hakim değil

Çin’in ağır hakimiyeti karşısında Batılı ülkeler son yıllarda alternatif kritik mineral tedarik zincirleri oluşturmaya çalışıyor. Bu kapsamda gelişmiş ekonomilerde kritik mineral projelerine yönelik kamu finansmanı taahhütleri 2023-2025 döneminde dört kattan fazla artarak 65 milyar dolara ulaştı.

ABD ve Malezya'da devreye alınan yeni nadir toprak rafineri projeleri sayesinde Çin'in küresel nadir toprak işleme pazarındaki payı 2023'teki yüzde 90 seviyesinden geçen yıl yüzde 85'e geriledi. Planlanan projelerin zamanında tamamlanması halinde bu oranın 2035 yılına kadar yüzde 70'e düşebileceği tahmin ediliyor.

Çözüm yalnızca yeni madenler açmak değil

IEA'ya göre tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için yalnızca madencilik yatırımları yeterli değil. Bunun yanında rafineri ve üretim kapasitesinin de güçlendirilmesi gerekiyor. Rapora göre 2035'e kadar planlanan nadir toprak rafineri kapasitesi beklenen maden üretiminin üçte ikisini işleyebilecek olsa da mıknatıs üretim kapasitesi bunun yalnızca üçte birini karşılayabilecek. Batarya katodu üretim kapasitesi de öngörülen lityum üretiminin yaklaşık üçte biri seviyesinde kalacak.

Rapor, baskın üretici ülkeler dışındaki projelerde yatırım maliyetlerinin yüzde 20 ila 150'nin üzerinde, işletme maliyetlerinin ise ortalama yüzde 50 daha yüksek olduğunu belirtiyor. Teknoloji, ekipman, altyapı, nitelikli iş gücü ve uzun izin süreçleri de önemli engeller arasında gösteriliyor. Rapora göre galyum, mıknatıs tipi nadir toprak elementleri, itriyum, grafit, tungsten, tellüryum, kobalt ve germanyumu en kırılgan mineraller arasında yer alıyor.

Ajansa göre nadir toprak mıknatısı tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 60 milyar dolar, yüksek riskli 11 kritik mineral için stratejik stok oluşturmak için ise yıllık 900 milyon doların altında bir kaynak gerekiyor.

EA'ya göre kritik mineraller ortalama bir elektrikli aracın maliyetinin yalnızca yüzde 3'ünü, nadir toprak elementleri ise yüzde 1'den daha azını oluşturuyor. Bu nedenle nadir toprak fiyatlarının üç katına çıkması bile bir elektrikli aracın maliyetini yalnızca yaklaşık yüzde 0,1 artırıyor. Ajansa göre asıl risk fiyat artışı değil, tedariğin kesintiye uğraması. Çünkü maliyetteki payı oldukça düşük olan bu minerallerin temin edilememesi, otomotiv başta olmak üzere birçok sektörde üretimin durmasına yol açabiliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler