Ana içeriğe geç

6. Demokratik Eğitim Kurultayı'na hazırlık çalışmaları sürüyor

6. Demokratik Eğitim Kurultayı hazırlıkları kapsamında Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şube'nin yaptığı ankete göre, sendikalardaki aktif yönetici/pasif üye dengesini değiştirilmesi ve faaliyetlerin iş yeri esaslı ve yüz yüze gerçekleştirilmesi gerekiyor

6. Demokratik Eğitim Kurultayı'na hazırlık çalışmaları sürüyor
Evrensel
16

İzmir- Ağustos ayında düzenlenecek olan 6. Demokratik Eğitim Kurultayı hazırlıkları kapsamında; Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şube'de oluşturulan Çalışma Grubu "Eğitim ve Bilim Emekçilerinin Örgütlenmesi ve Sendikal Mücadele” başlığı altında yürüttüğü çalışma dolayısı ile bir anket düzenledi. Eğitim Sen İzmir 2 Nolu Şube'ye bağlı, Karşıyaka, Çiğli ve Bayraklı'daki okullarda gerçekleştirilen anket; sendikalı-sendikasız ve sendika ayrımı gözetmeden 375 eğitim emekçisi ile yapıldı.

Ankete ilişkin raporun sonuç kısmında; 375 emekçinin yüzde 97,6’sının 31 yaş ve üzeri yaşta olduğu belirtilerek, "Sorulara verilen yanıtların hem mesleki hem de sendikal deneyimlere dayalı olarak verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle ortaya çıkan sonuçların dikkatle irdelenmesi gerektiğini düşünmekteyiz" denildi.

Anketle ilgili bazı başlıklara dair durum ve çıkarılan sonuçlar ise şu şekilde:

Ankete katılan sendika üyesi olmayan 38 eğitim emekçisinden 12’sinin (%31,6) “sendikaların sorunlarımıza çözüm üreteceğine inanmıyorum” yanıtını vermesinin sendikaların mevcut görünümü hakkında ipucu verdiği, ülke genelinde eğitim emekçilerinin yüzde 26,07’sinin halen bir sendikaya üye olmadıkları göz önünde bulundurulduğunda, mevcut sendikaların sorunlara çözüm üretmede yetersiz kaldıklarını düşündürdüğü belirtildi.

Anket sonuçlarına göre, gerek Eğitim Sen’de gerekse diğer sendikalarda üyelerin çoğunluğunun sendikalarında aktif olarak görev almadıklarının (310 kişi), tüm sendikalarda ekseriyetle seçilmiş şube yöneticilerinin aktif olduğu, üyelerin pasif bir durumda, sendika yöneticilerinden beklenti içerisinde olduklarının anlaşıldığı ifade edilerek, 'Aktif yönetici/Pasif Üye' durumunu hızla değiştirmek gerektiğini düşünmekteyiz" denildi.

"İşyerinde gerçekleşen faaliyetlere katılım daha yüksek"

Ankete katılan sendika üyesi eğitim emekçilerinin büyük çoğunluğu üye olma gerekçelerini “sendikal faaliyetlere inanmak (113 kişi)", "ekonomik ve özlük haklarımı koruduğu için (82 kişi)", "sendikal hizmetlerden daha çok yararlanmak (41 kişi)" olarak belirtti. Bu duruma ilişkin, "Sendikaların dayanışma ve mücadele esaslı bir sınıf örgütü olduğu fikrini ifade etmektedir. Sendikaların faaliyetlerini bu anlayış ile planlaması ve sürdürmesi gerekir" denildi.

Ankete katılan sendika üyesi eğitim emekçilerinin büyük çoğunluğu iş yeri dışındaki sendikal faaliyetlere ya ara sıra katıldıklarını ya da hiç katılmadıklarını belirtti. İşyerinde gerçekleşen faaliyetlere katılımın daha yüksek olduğu, üyelerin büyük oranda “çalışmalar mesai saati ve iş yeri dışında olduğu için zaman bulamıyorum” yanıtını verdiği görüldü. Buradan çıkarılan sonuç da, "Sendikal eylem ve etkinliklerin merkezi olmasından çok yerel ve iş yeri esaslı olması gerektiğini ortaya koymaktadır" şeklinde oldu.

"Yüzyüze görüşmeler ve işyeri ziyaretleri önemli"

Anket sonuçlarına göre tüm sendikalarda üyelerin yüzde 90’ından fazlası sendikanın yapmış olduğu faaliyetlerden Whatsapp/SMS yolu ile bilgi aldıklarını belirtti. İkinci sırada “iş yeri temsilcileri aracılığı ile” yanıtı yer aldı. Bu durumun da, sendika yöneticilerinin iş yeri gezilerinin yetersizliğini, faaliyet duyurularının ve örgütlenmesinin büyük oranda uzaktan mesaj yoluyla yapıldığını gösterdiği ifade edildi. Üyelerin çoğunluğunun sendika toplantılarına, faaliyetlerine, eylemlerine katılımlarının arttırılması için içerik ve amaç kadar yüz yüze görüşmelerin ve iş yeri ziyaretlerinin de önemli olduğu belirtildi.

Farklı sendikalardan üyeler “sendikal faaliyetlere üye katılımının arttırılması ve sendikal aidiyetin güçlendirilmesi için neler yapılması gerekir” sorusuna da büyük oranda; “iletişim ve örgütlenme, yüz yüze ilişkilerin güçlendirilmesi, hak savunuculuğu, özlük/ekonomik talepler ve somut kazanım, sosyal etkinlik, ortak talepler için birlikte mücadele” ifadelerini dile getirdi. Bu duruma ilişkin de, "Sendikaların üyeleri ile yeterli iletişim kuramadıklarını, kazanım elde etmeye yönelik farklı sendika üyesi de olsalar daha çok ekonomik ve özlük haklara odaklı birlikte mücadele etme ihtiyaç ve isteklerini ortaya koymaktadır" denildi.

"İşyeri insiyatifini esas almak eylem/etkinliklere katılımı arttıracaktır"

Eğitim emekçilerinin büyük çoğunluğu sendika yönetiminde görev almama gerekçesi olarak, “zaman, enerji ve ailevi sorumluluklar”ı gösterdi. Çalışma Grubu, bu bulguyu da yine “yönetme tarzı” anlamında tartışılması gereken bir sonuç olarak değerlendirererek, "Sendika yönetim sürecini sendika şube bürolarına hapsetmemek ve iş yeri inisiyatifini esas almak örgütlüğü ve eylem/etkinliklere üye katılımlarını arttıracaktır" yorumu yaptı.

"Yüzde 52'si ortak sorunlar ve talepler için birlikte hareket edilebilir diye düşünüyor"

Ankete katılanlar arasında “iş yerinde tüm çalışanların ortak sorunlar ve talepler için birlikte hareket edebileceği”ni düşünenlerin oranı 195 kişi ile yüzde 52 oldu. “Fikrim yok” diyen 62 kişi ile birlikte düşünüldüğünde bu sounucun umut verici olduğu belirtilerek, "İş yerlerinde tüm eğitim emekçilerinin birlikte katılabileceği eylem ve etkinliklerin planlanması, ortak talep ve sorunlar için faaliyetlerin gerçekleştirilmesi iş yerlerinde birlikte mücadele fikrini güçlendirecektir" denildi.

Raporda son olarak, "Ankete katılan eğitim emekçilerinin ortak mücadele zeminini güçlendirmek ve mesleki dayanışmayı arttırmak temalı istekleri belirgin düzeydedir. Somut ve kalıcı kazanımlar elde etmek için bu isteklere uygun tarzda bir sendikal anlayışı sendikamızda egemen kılmak gerekmektedir" denildi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler