Korkut ve Bahar'ın düğününe hain saldırı...
Korkut ve Bahar'ın düğün gününde Davut'un gerçekleştirdiği hain saldırı, en mutlu günlerini bir anda faciaya çevirdi. Davut'un peş peşe açtığı ateş sonucu Cevher Başkan ve Hilal ağır yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Çatışma sırasında Korkut'un da yaralandığı ortaya çıkarken, Altay Davut'u vurmayı başarsa da onu yakalayamadı. Hamdi ve Buğra'nın takibi sırasında yaşanan çatışmada düşmanın patlattığı bomba, Davut'un bir kez daha kaçmasına neden oldu.
Büyük bir yıkım yaşayan Bahar'a tüm ekip destek olmaya çalışırken ameliyata alınan Hilal, Cevher Başkan, Korkut ve diğer yaralılar için endişeli bekleyiş başladı. Bu sırada polis merkezine gelen bir ihbar üzerine Altay ve Hamdi vakit kaybetmeden belirtilen adrese gitti. Davut duyduğu silah sesleriyle tedavi gördüğü sağlık merkezinden ayrılarak bir kez daha izini kaybettirdi.
Cevher Başkan'dan gelen haber herkesi yıktı...
Beklenen acı haber çok geçmeden geldi. Cevher Başkan hayatını kaybederken, Hilal ve Korkut'un hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. Bu kayıp başta Bahar olmak üzere tüm Teşkilat ekibini yasa boğdu. Altay ise canı pahasına Davut'u yakalayıp adalete teslim edeceğine söz verdi.
Hamdi ve Buğra ölümü göze aldı, Uzay gözyaşları içinde emri verdi...
Artık kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan Davut, son kozunu oynamak için uluslararası bir siber korsan grubuyla anlaşarak Türkiye'nin sınır ötesindeki ortak nükleer santral reaktörünü hedef aldı. Amacı geri dönülemez bir çevre felaketine yol açmaktı. Uzay'ın geliştirdiği sistem sayesinde düşmanın komuta merkezi tespit edilirken, Hamdi ve Buğra gizlice üsse sızmayı başardı. Ancak son anda gelen karşı saldırıyla operasyon çıkmaza girdi.
Nükleer felakete dakikalar kala düşman tarafından kuşatılan Hamdi ve Buğra, kaçış şanslarının olmadığını anlayınca Uzay'dan üssün SİHA'larla vurulmasını istedi. Uzay gözyaşları içinde bu emri onayladı ve havalanan SİHA'lar hedefe yöneldi. Ancak bombardımandan saniyeler önce Buğra, odadaki gizli sığınağı fark etti. Hamdi, Buğra ve ekip son anda sığınağa girerek kurtulmayı başarırken, tesis içerisindeki düşman unsurları etkisiz hale getirildi ve reaktörün kontrolü yeniden devletin eline geçti. Herkes ekibin şehit düştüğünü düşünürken Hamdi'nin telsizden gelen sesi büyük sevinç yarattı.
Öte yandan nezarette akli dengesini tamamen kaybeden Rutkay intihar etti.
Ameliyattan çıkan ancak durumunun kritik olduğunu bilen Hilal ise hastane yatağında ölümü beklemek istemediğini söyleyerek Altay'dan kendisini huzurlu bir yere götürmesini istedi. Doktorların tüm itirazlarına rağmen Altay, Hilal'i gizlice satın aldığı yeni evlerine götürdü. Burada Altay'ın kollarında derin bir uykuya dalan Hilal bilincini kaybetti.
Son planını devreye sokan Davut, yüzlerce sivil hastanın bulunduğu başka bir hastanenin taşıyıcı kolonlarına patlayıcı yerleştirerek Altay'ı tek başına gelmeye zorladı. Elindeki tetikleyiciyle tüm binayı havaya uçurmakla tehdit eden Davut'a karşı zamanla yarış başladı.
Uzay ve Nazlı sisteme sızarak güvenlik kameralarına sahte görüntü yüklerken, Hamdi, Buğra ve özel tim üyeleri sivil kıyafetlerle hastaları sessizce tahliye etmeye başladı. Çatıda karşı karşıya gelen Altay ve Davut'un yüzleşmesi sırasında Davut tuzağa düştüğünü anlayınca patlayıcıyı ateşledi ve binanın bir bölümü infilak etti, fakat ekip sayesinde patlamanın gerçekleştiği binada sivil kalmamıştı.
Altay 'Vatan sağ olsun' diyerek son hamleyi yaptı...
Toz bulutunun arasında yaralı olmasına rağmen Davut'un üzerine atılan Altay, o sırada Uzay'dan bulundukları binada da artık hiçbir sivil kalmadığı bilgisini aldı. Davut'un elinden düşen tetikleyiciyi alan Altay, onun yalvarışlarına aldırmadan "Vatan sağ olsun!" diyerek düğmeye bastı. Patlayıcıların infilak etmesiyle bina tamamen çökerken Altay ve Davut enkaz altında kaldı. Bu sırada hastanede Hilal'in kalbi durdu.
Büyük trajedinin üzerinden bir yıl geçti...
Yaşanan büyük trajedinin üzerinden tam bir yıl geçti. Uzay ve Nazlı'nın bir bebeği olurken, Korkut ve Bahar da hayatta kalmayı başararak bu mutlu günlerine tanıklık etti. Bebeğin beşiği başında bir araya gelen ekip, geride bıraktıkları zorlu günleri andı.
Gizemli kutudan çıkan yüzük yeni dönemin kapısını araladı...
Uzay, mühürlü özel bir kutuyu Korkut'a teslim ederek ona önemli bir görev verdi. Bir süre sonra, ormanlık bir arazideki kulübenin önünde odun kesen gizemli bir adam, Korkut'un bıraktığı mühürlü kutuyu buldu. Kutuyu açtığında, içinden Altay'a ait ay yıldızlı mühür yüzüğü çıktı. Yüzüğü parmağına takan gizemli kahraman, vatan görevine çağrıldığını anlayarak yeni bir mücadelenin başladığını ilan etti.


