Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi (DÜNYA-MER) Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, bugün başlayacak olan “Dünyada Güvenlik ve NATO” konferansı öncesinde Aydınlık’a konuştu.
Prof. Koray, konferansta yalnızca dünyanın güvenliğini değil, Asya’dan yükselen yeni medeniyeti de her yönüyle masaya yatıracaklarını belirtti.
DOKUZ ÜLKEDEN ÜST DÜZEY UZMANLAR
7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak olan NATO Zirvesi öncesinde 26-27 Haziran tarihlerinde İstanbul’da yapılacak konferansa dokuz ülkeden 12 üst düzey konuşmacı katılacak.
Koray, konferansın önemi ve hedefleriyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
“İnsanlığın ortak geleceğinin inşasında dünya güvenliğinin oynadığı role yaşamsal bir önem yüklediğimizi, insanlığın ortak sorunlarının ancak insanlığın ortak aklını etkin bir biçimde harekete geçirerek çözüme kavuşturulabileceğine olan inancımızı ifade ediyoruz. Bu sorunsalı insanlığın geleceği adına ön yargısız olarak ve nesnel bir yaklaşımla görüşmek üzere bu konferansı düzenliyoruz.
“Bu yaklaşımın dünya çapında çok önemli bir karşılığı bulduğunu düşünüyorum. Bu konferans, Atlantik Sistemi içinde çok derin yarılmaların ve yeniden saflaşmaların yaşandığı bir ortamda düzenleniyor.
“Ankara’da düzenlenecek olan NATO Zirvesi her ne kadar NATO’ya bir yeniden hayat öpücüğü verme çabalarını içerecekse de yarılmanın nedeni nesnel olduğu ve bunları ortadan kaldırma imkanı bulunmadığı için bu NATO toplantısı da yine bu yarılma ve yeniden saflaşma sürecinde yeni bir kırılma noktası olmaya aday.
YARILMA BATI’DA BİRLİKTELİK DOĞU’DA
“Bugün bütün bu yarılmalar Doğu’da değil, Batı’da yaşanıyor. Güney’de değil, Kuzey’de yaşanıyor. Tam tersine Doğu’da ve Güney’de stratejik birliktelikler yaşanıyor.
“Bunların her geçen gün daha geliştiği, yeni sınamalardan geçtiği, aslında İran’ın ABD-İsrail ortak saldırısına karşı kazandığı başarı, yani Türkiye yok orada ama Rusya, Çin ve İran İttifakı’nın bir cisimleşmesini ifade ediyor.
“Başında ABD’nin olduğu Atlantik Sistemi, hegemonya özlemleri sonucu yeni bir dünya savaşı, yeni savaşlar çıkarma gücünü kaybetti. Ona karşı aslında Doğu’daki stratejik ittifaklar çok önemli. Bunun çekirdeğini oluşturacak olan ittifak da Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı’dır. Güvenlik Batı’daki insanlık açısından da bütün insanlık açısından da gereklidir. Batı’da da bütün dünyada aslında yeniden saflaşmalar yaşanıyor. Bizim düzenlediğimiz bu toplantının önemli amaçlarından biri de bir insanlık cephesinin inşası. Beş kıtada bütün ülkelerden bu dünya güvenliğini korumak, yeni dünya savaşına ya da bölgesel savaşlara karşı durmak açısından bir insanlık cephesinin inşası kuşkusuz.
‘TRÇİ İTTİFAKI’NA ZEMİN OLUŞTURACAK’
“Güvenlik açısından Türkiye-Rusya-Çin-İran İttifakı temel zemini oluşturacak. Bu ne kadar sağlam bir hale getirilirse insanlık cephesinin kuruluşunda da çok önemli, çok sağlam bir zemin ve dayanak noktası oluşturacak.
“Bugün Doğu’dan ve Güney’den yeni bir medeniyet yükseliyor. Ama bu yeni medeniyet aslında daha önceki bütün medeniyetlerden farklı olarak dünya çapında bütün insanlığın geleceğini belirleyecek olan bir medeniyettir. Yeni medeniyetler öyle kolay kurulmuyor. Bunun yükselişi, hayatın her alanında çok ciddi bir inşa sürecini ifade ediyor. Biz DÜNYA-MER olarak geçmişteki bütün medeniyetlerin, Batı medeniyeti de dahil olmak üzere insanlığa armağan etmiş oldukları kazanımları, bunları yeni medeniyetin oluşumunda birer yapı taşı olarak kullanmayı hedefliyoruz.
“O açıdan bu konferansımızın amacı yalnızca esas olarak dünya güvenliğinin konuşulması değil, yükselmekte olan yeni medeniyetin inşası açısından bütün insanlığı kapsayan bir cephe oluşturmak.”
NATO KOMUTANLARI YENİ DÜNYAYI KONUŞACAK
Koray, NATO’nun eski komutanlarından ABD’li Scott Ritter ve Alman Kay-Achim Schönbach’ın bu konferansa katılımının ne anlam ifade ettiğini de şöyle açıkladı:
“Aslında bu iki katılımcı, davetimize çok çabuk ve çok sıcak yanıt verdiler. Bence NATO’nun içinde bizzat yer almış, o tecrübeyi yaşamış insanlar açısından yapacakları çıkarımlar önemli. Ama onun dünyaya verdiği mesaj; yeniden saflaşma, dünya güvenliği açısından NATO’nun bitmişliği, bir insanlık cephesi kurma amacıyla başlayan yeni arayışların ne kadar güçlü olduğu, NATO içindeki yarılma, parçalanma, merkezkaç kuvvetinin, bunların nesnel temelinin ne kadar güçlü olduğunun bir göstergesi olarak değerlendirmek lazım.”
