Fransa ve Almanya, Avrupa sanayisini güçlendirmek ve otomotiv sektöründeki krize çözüm bulmak amacıyla kapsamlı bir uzlaşma üzerinde çalışıyor. Planın hayata geçmesi halinde hem AB'nin 2035 içten yanmalı motor yasağı hem de "Made in Europe" kuralları yeniden şekillenecek; bu değişikliklerin Türkiye'deki otomotiv tedarik sanayisini de doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Fransa ve Almanya, Avrupa Birliği sanayisini ve krizdeki otomotiv sektörünü kurtarmak amacıyla dev bir paket üzerinde uzlaşmaya varıyor.
Politico haber kuruluşunun aktardığı bilgilere göre Emmanuel Macron ve Friedrich Merz liderliğindeki iki ülke, kamu ihalelerinde korumacılık ve 2035 içten yanmalı motor yasağının esnetilmesi başlıklarında karşılıklı tavizler içeren bir "oldubitti" anlaşmasının zeminini hazırladı.
FRANSA’YA KORUMACILIK, ALMANYA’YA MOTOR ESNEKLİĞİ
Masadaki uzlaşma, her iki ülkenin önceliklerini birleştiren bir takas modeline dayanıyor. Berlin yönetimi, Paris’in uzun süredir ısrar ettiği ve AB’nin Sanayi Hızlandırma Yasası’nda yer alan katı "Made in Europe kurallarını desteklemeyi kabul etmiş durumda.
Böylece kamu ihaleleri ile devlet sübvansiyonlarında, AB dışındaki ülkelerin 'güvenilir ortak' statüsü alarak sürece katılması belirgin şekilde zorlaşacak.
Fransa ise Almanya’nın talebi doğrultusunda, AB’nin 2035 yılı itibarıyla yeni içten yanmalı motorlu araç satışlarını tamamen yasaklama planında esnekliğe gitmeye razı oluyor.
Fransa Sanayi Bakanı Sebastien Martin, iki ülkenin kapsamlı bir anlaşma oluşturmakla görevlendirildiğini doğrulayarak hedefin sonbaharda nihai imzaları atmak olduğunu ifade etti.
SANAYİ ANLAŞMASININ ARKASINDAKİ KRİZ: VOLKSWAGEN ALARMI
Fransız-Alman motorunu yeniden harekete geçiren temel etken, Avrupa otomotiv sektöründe derinleşen kriz ve Çin’in pazar üzerindeki artan baskısı oldu.
Özellikle Almanya'da dev üreticiler ciddi bir çalkantı yaşıyor. Volkswagen’in dünya genelinde 100 bin kişiyi işten çıkarmak zorunda kalabileceği yönündeki uyarısı, Berlin üzerindeki baskıyı zirveye çıkardı. Paris ise Çin ve diğer küresel rakipler karşısında AB sanayisini koruyacak daha sert tedbirler almak istiyor.
Paris ve Berlin hattında şekillenen bu uzlaşma, AB üyesi olmamakla birlikte Birlik ile derin bir Gümrük Birliği ve tedarik zinciri bağı bulunan Türkiye’yi yakından etkiliyor.
Otomotiv Yan Sanayii İçin Zaman Kazandıran Adım
AB'nin 2035 içten yanmalı motor yasağını esnetme kararı, Türkiye'de geleneksel motor parçaları ve aksamları üreten dev sanayi altyapısına kritik bir nefes borusu açması söz konusu. İçten yanmalı motorların kullanım ömrünün uzaması, Türk tedarikçilerin kısa vadede yaşayabileceği pazar kaybı riskini doğrudan öteliyor ve elektrikli dönüşüm için gereken adaptasyon süresini kazandırıyor.
Fransa’nın baskısıyla sertleştirilmesi planlanan "Made in Europe" kuralı ise madalyonun diğer yüzünü oluşturuyor. Kamu ihalelerinde ve sübvansiyonlarda Birlik dışı ülkelerin sınırlandırılması ihtimali, Türk ihracatçısı için risk taşımakta. Ankara'nın AB’nin "güvenilir ortaklar" listesinde yer alıp almayacağı, Türk malı aksamların Avrupa pazarındaki rekabet gücünü doğrudan belirleyecek. Türkiye’nin bu halkanın dışında kalması, Türk üreticilerin AB desteklerinde dezavantajlı konuma düşmesine yol açabilir.
Önümüzdeki sonbahara kadar devam edecek müzakere sürecinde Türkiye'nin diplomatik ve ticari kanalları aktif tutması bekleniyor. Gümrük Birliği'nin sağladığı entegrasyonu vurgulayacak olan Ankara'nın, Türk otomotiv sanayisini AB'nin "güvenilir tedarik zinciri" tanımına dahil ettirmek için Brüksel, Berlin ve Paris nezdinde temaslarını yoğunlaştırması öngörülüyor.