İran’ın Hürmüz Boğaz’ını kapatırken ileri karakol olarak kullandığı Hürmüz Adası’na çıktık. Ada üstünde Hürmüz Boğazı’nı cepheden gören bir noktadan İran’dan geçiş izni bekleyen gemileri görüntüledik. Hürmüz Adası üzerinde gözlemler yaptık. Coğrafi konumu itibarıyla Tahran’a büyük avantaj sağlayan Ada, savaşın gidişatını ve dünya dengelerinin değişmesine yol açan manevraların merkezi oldu. Tüm dünyanın gözünü çevirdiği nokta, enerji piyasalarının derinden sarsılmasına giden yolu başlattı.
‘AKILLI KONTROL’ÜN MERKEZİ
Saat 9.00 vapuru ile Hürmüzgan Eyaleti’nin yönetim merkezi olan Bender Abbas’taki Şehit Hakkani İskelesi’nden hareket ettik. Rotamız, İran için bir ada olmasının ötesinde ‘yüzen kale’ görevi gören Hürmüz Adası… Türk, Rus, Azerbaycanlı, Pakistanlı, Hindistanlı, Nijeryalı, Tanzanyalı, Kenyalı gazeteci heyeti ve Ada’da yaşayan bir grup sivil ile birlikte Hürmüz Adasına ulaştık. Savaşla birlikte önemli ölçüde sivillerin gidiş gelişinin sınırlandırıldığı Ada’ya gidiş için bize özel izin çıkartıldı. İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan geçiş izni bekleyen petrol tankeri ve yük gemileri ile balıkçı teknelerinin arasından geçerek Ada’ya ulaştık. Yolculuk yaklaşık 40 dakika sürdü. İskelede Ada’nın güvenlik güçleri bizleri karşıladı. Ada, İran’ın Hürmüz Boğazı için devreye soktuğu “akıllı kontrol” stratejisinin merkezinde yer alıyor.

GERİLİMİN SIFIR NOKTASINDA
Yolcuğumuzu 2 Haziran günü yaptık. Seferden birkaç gün öncesinde İran ile ABD arasında zaman zaman karşılıklı atışlar yapılmıştı. Bölge adeta barut fıçısı gibi. Savaş gemileri, hücum botları, SİHA/İHA’lar, tanker uçakları, hava savunma sistemleri, füzeler… Ada ziyaretimiz sırasında her an bir olayın yaşanma ihtimalini bir an bile göz ardı etmedik. Buna uygun güvenlik protokolleri uygulandı. Zira yetkililerden edindiğimiz bilgilere göre Ada’ya yönelik ABD’nin olası saldırısına dair beklenti arttığı için iskeledeki yüzer unsurlar daha güvenli alanlara kaydırılmış. İskeleye inerken yanımda yolculuk yaptığımız bir Ada sakini, “ABD’liler bir ambulans gemisini tam bu noktada vurdu, sonra da savaş gemisi vurduk diye söylediler.” dedi.

VOLKANİK MÜCEVHER GİBİ PARLAYAN KIZIL TOPRAKLAR
İskeleden pikap araçların arkasında sivil yerleşim yerlerinin içinden geçerek dağlık bir alana doğru ilerlemeye başladık. Yaklaşık 15-20 dakikalık yolculuğun ardından Hürmüz Boğazı’nı net görecek bir açıya ulaştık. Gittiğimiz yer yağmur yağdığında kızıl toprağın sele karışıp deniz suyuyla buluşmasıyla hayranlık uyandıran görüntülerin ortaya çıktığı ‘Kızıl Sahil’ idi. Dönem dönem bölgede çekilen görüntüler tüm dünyada büyük ilgi topluyor.

DEVRİM MUHAFIZLARI TAM HAKİM
Bulunduğumuz tepenin hemen karşısında boğazın içinde demirlemiş üç büyük gemi görünüyordu. Gemilerin boğazdan çıkmak için geçiş izni beklediği aktarıldı. DMO’nun geçiş rotasına göre Fars Körfezi’nden çıkıp Umman Denizi ve Hint Okyanusu istikametine gitmek isteyen gemiler, Hürmüz Adası’nın güneyini, Larek Adası’nın kuzeyini kullanabiliyor. Boğazdan geçip körfeze girmek isteyenler ise Larek Adası’nın güneyinden ilerleyebiliyor. Larek Adası, Hürmüz Adası’na yaklaşık 22 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bizim de boğazı gördüğümüz nokta Hürmüz Adası’nın en güneyiydi.
KARŞIMIZDA UMMAN
Ada sakinlerinden Ali Rıza Hanizade, Ulusal Kanal ve Aydınlık gazetesine bölgeye dair kısa bir bilgilendirme yaptı. Konuşmasına “İşte arkamızdaki nokta Hürmüz Boğazı!” diyerek başlayan Hanizade, “Boğazdaki gemiler net bir şekilde görülebiliyor. Deniz havası iyi olsun, sis olmasın, bu noktadan Umman’ı, dağlarını görebiliyoruz. Umman ile aramızdaki mesafe 47-53 kilometre. Bu durduğumuz noktadan itibaren 33 kilometresi İran’ın kontrolünde. Suyun çoğunluğu İran suları sınırları içinde kalıyor. O yüzden boğaz İran’ın kontrolündedir. Bu yüzden gemiler İran’dan izin alarak geçebilirler. 6-7 km mesafede iki tane ABD-İsrail’e ait gemi var. İran güvenlik güçleri tarafından kontrol altına alınmış durumdalar.” ifadelerini kullandı.
ELLER TETİKTE!
İran’ın “Atom Bombası” tanımı yaptığı Hürmüz Boğazı için bir ‘kilit’ rolündeki Hürmüz Adası, 28 Şubat’ta başlayan savaşla birlikte önemini daha da katladı. Dünyanın en önemli su yollarından birinin can damarı olan Hürmüz Adası, coğrafi konumunun yanı sıra askeri olarak da iyi donatılmış durumda. İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı hava ve deniz unsurları Ada’da konuşlu vaziyette. Eller tetikten bir an bile olsun indirilmiyor. Bölgedeki İran’a ait askeri varlığa dair notlar açık kaynaklardan elde edilebilir. Ada, Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün yanı sıra aynı zamanda İran için toprak bütünlüğünün egemenliğini savunmada ön cephe niteliğinde.
KÖRFEZİ’N SERİN SULARINDA TEKNE YOLCULUĞU
Kızıl Sahil’deki faaliyetimizin ardından Ada’da bulunan Portekiz Kalesi bölgesine geçtik. Bir uçtan diğer uca. Bir dönem Portekizlilerin işgali altında kalması nedeniyle burada bu isimde bir kale bulunuyor. Sıcak havadan bunalan çocuklar kalenin hemen önünde denizin keyfini çıkartıyor. Yaklaşık 8600-8700 arası bir nüfusa sahip Ada’da halk, turizmin yanı sıra balıkçılık ile geçimini sağlıyor. Yolcu vapuruyla gittiğimiz Hürmüz Adası’ndan dönüşümüz, ABD Başkanı Donald Trump’ın dilinden düşürmediği İranlı balıkçı teknesiyle oldu. Tekneyle yolcuğumuz yaklaşık 25-30 dakika sürdü. Usta bir kaptanla, Körfezi’n serin sularının oluşturduğu sert dalgaları kolaylıkla aştık. Teknenin önü zaman zaman birkaç metre yükselse de kaptan ayağını gazdan hiç çekmedi. Bender Abbas iskelesine ayak bastığımızda öğreniyoruz ki; yolculuğumuz boyunca gökyüzünde bir takım askeri hareketlilik yaşanmış.