Ana içeriğe geç

Askerde zatürreden yaşamını yitiren Doğuş Can Tüfekçi’nin annesi Meclis Parkı’nda adalet nöbetinde

Askerliği sırasında zatürre geçirerek yaşamını yitiren Doğuş Can Tüfekçi’nin annesi Meclis Parkı’nda adalet nöbetine başladı.

Askerde zatürreden yaşamını yitiren Doğuş Can Tüfekçi’nin annesi Meclis Parkı’nda adalet nöbetinde
Evrensel
16

Ankara- Doğuş Caner Tüfekçi 2024 yılının Ocak ayında zorunlu askerlik görevi için gittiği Burdur’da geçirdiği zatürre sebebiyle yaşamını yitirdi. 28 yaşındaki Tüfekçi lisanslı voleybol oyuncusu ve spor akademisi mezunuydu. Annesi Sermin Tüfekçi sorumluların yargılanması için TBMM yanındaki Meclis Parkı'nda adalet nöbetine başladı. Tüfekçi, oğlu Caner’in Burdur’daki komutanlarına hasta olduğunu söylediğini, gereken tedavinin uygulanmadığını ve dinlenmesine izin verilmemesinden dolayı hastalığın bu denli ilerlediğini söyledi. Tüfekçi ”Beni aradığında komutanına söyle revire git dedim. ‘Anne izin vermiyorlar, söyledim’ dedi. Aslında durumu çok kötüymüş. Şimdi soruşturmaya izin vermiyor Kara Kuvvetleri. Ben sadece sorumluların yargılanmasını, başka çocukların aynı şeyi yaşamamasını istiyorum” dedi.

“Savaş” eğitimi diyerek ıslak kıyafetle eğitime çıkartıyorlar

Tüfekçi, oğlu Caner’in Burdur’da kaldığı koğuşun peteklerinin çalışmadığını, nem olmasın diye de camlar açık uyumak zorunda kaldıklarını ifade etti ve “Caner arkadaşına mesaj atıyor: ‘Ciğerlerimi burda bırakacağım’ diye. Yemek yiyemez hale geliyor, ateşten başını ranzalara vuruyor. O halde eğitime çıkarıyorlar yavrumu. Kendi evlatlarının tırnağına zarar gelse ortalığı kaldırırlar. O çocuklara ‘savaş eğitimi’ diyerek ıslak kıyafetle eğitime çıkartmışlar. İşkence değil de nedir bu? Bilseydim borç harç içinde bedelli yollardım oğlumu” dedi.

Tüfekçi, oğlu Caner’in Burdur Devlet Hastanesi’ne gittiğini ancak ağrı kesici yazıp yolladıklarını, acemiliğinin ardından Ankara’ya teslim olunca buradaki komutanlarının onu GATA’ya (Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi) gönderdiğini anlattı. Tüfekçi, “Burdur’dan çıkarken ‘sağlam’ diye yazı vermişler. Caner Burdur’da askeriyeden çıkar çıkmaz hemen devlet hastanesine gidiyor nişanlısı ile. Devlet hastanesindeki doktor da yüzüne bakıyor, bir ilaç veriyor, film çekmiyor. Caner'in de ertesi gün teslim olması lazım Ankara’ya. Hastaneden çıkıyor ve Ankara’ya teslim olmaya gidiyor. Ordaki komutanlara tekrardan söylüyor kötü olduğunu. Bu sefer GATA’ya yolluyor komutanları” şeklinde konuştu.

“1 ayda oğlumun ölüsünü verdiler”

GATA’da 20 gün tedavi gören Caner Tüfekçi, 28 Şubat’ta hayatını kaybetti. Anne Selmin Tüfekçi Kara Kuvvetleri’nin soruşturmaya izin vermemesinden dolayı etkin yürütülmediğini, bu sebeple Meclis Parkı’na gelerek nöbet başlattığını vurguladı. “1 ayda oğlumun ölüsünü verdiler bana. Tören yaptılar ama Şehit de demiyorlar. Parası pulu ne demişler umrumda değil. Ben adalet istiyorum. Burada bile oturuyorum diye polis geliyor ‘Oturamazsınız yasak, bize zor kullandırmayın.’ diyor. O polislere de bir gün adalet lazım olacak. Şimdi soruşturma izni vermiyor Kara Kuvvetleri. Mahkeme soruşturmak istiyor ama izin olmadan bir şey yapılamıyor. Ben de diyorum ki verin soruşturma iznini. Adalet önünde neyse ben haksızsam ben haksız olurum ama adalet önünde suçlularsa hesap versinler. Çünkü başka anneler yanmasın ya” ifadelerini kullanan Tüfekçi meclis yetkililerinden de sesinin duyulmasını talep etti.

Avukat Altınsoy: “Devletin kendi askerini koruması ile süreç ilerliyor”

Ailenin avukatı Barış Altınsoy, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebine rağmen Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın rütbeli personel ve hekimler hakkında iki kez soruşturma izni vermediğini belirtti. Altınsoy, “Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan, alaydaki belli sayıda rütbeli personel, revirde görevli albay, Burdur Devlet Hastanesinde görevli hekimler gibi kişiler hakkında soruşturma başlatmak için izin talep edildi memurların yargılanması izne tabii olduğu için. Ancak Kara kuvvetleri bir tahkikat yürüttü. Bu tahkikat sonucu oradaki erlerin, rütbeli personelin vesaire tanıklıklarına başvurulmuş. O tanıklardan büyük bir kısmı bizim iddialarımızı destekler nitelikte konuşmuş olmasına rağmen Kara Kuvvetleri Komutanlığı soruşturma izni vermedi” ifadelerini kullandı.

Daha sonra İdari Mahkemesi’ne başvurduklarını ve İdari Mahkemesi’nin de Kara Kuvvetleri’nden soruşturma için izin istediğini, ancak yine soruşturmaya izin verilmediğini anlatan Altınsoy, “Anladığımız kadarıyla burası bir koruma ile yürüyor. Devletin kendi askerini koruması gibi bir süreçle ilerliyor. Ailenin en temel talebi personel hakkında soruşturma izninin verilmesi ve yargılanmaları. Bu yargılama neticesinde suçlu olup olmadıklarına adalet, yani hukuk kararı versin. Kara Kuvvetleri’ndeki iki personelin dudağı arasında kalmasın” dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler