Rusya’ya bağlı Yakutistan Özerk Cumhuriyeti’nde bulunan ve "Mirny Çukuru" olarak bilinen eski elmas madeni, tarihin en sıra dışı dönüşüm hikayelerinden birine ev sahipliği yapıyor.
Yıllarca ıssızlığı, ürkütücü derinliği ve hakkında üretilen efsaneler nedeniyle kimsenin uğramadığı, hatta yanından bile geçmek istemediği bu devasa alan, günümüzde adeta bir turizm mıknatısına dönüştü.
Milyonlarca gezgin, mühendislik harikası olarak kabul edilen bu insan yapımı dev krateri yakından görmek için Sibirya'nın dondurucu soğuklarına meydan okuyor.

Sovyet döneminin elmas deposuydu
Sovyetler Birliği döneminde, 1955 yılında keşfedilen ve uzun yıllar boyunca dünyanın en zengin elmas yataklarından biri olarak işletilen maden, 525 metre derinliği ve 1,25 kilometre çapıyla görenleri hayrete düşürüyor. Aktif olduğu dönemde tonlarca değerli taşın çıkarıldığı bu bölge, üretim durduktan sonra uzun süre kaderine terk edilmişti.
"Cehennem Kapısı" dediler, helikopter uçuşlarını yasakladılar
Üretimin bitmesiyle terk edilen devasa çukur, yerel halk arasında zamanla "cehennem kapısı" gibi ürkütücü yakıştırmalarla anılmaya başlandı. Bölgede yarattığı sıra dışı doğa olayları da bu efsaneleri besledi.
Öyle ki, devasa büyüklüğü nedeniyle üzerinde oluşan güçlü hava akımı ve emiş gücü, helikopterlerin içine çekilme tehlikesi yaratınca, çukurun üzerindeki hava sahası uçuşlara tamamen kapatıldı.

Korkulan kara delikten turizm merkezine
Ancak zamanla bu devasa boşluğun yarattığı gizem ve görsel ihtişam, macera tutkunlarının ve seyahat severlerin dikkatini çekmeye başladı.
Sosyal medyanın da etkisiyle küresel bir üne kavuşan eski maden alanı için şimdilerde özel turlar düzenleniyor.
Bölgeye gelen turistler, dünyanın en derin ikinci çukurunun hemen kenarında konuşlanan Mirny şehrini ve bu muazzam mühendislik mirasını fotoğraflamak için uzun yolculukları göze alıyor.
Geçmişte kaçılan ve korkulan bir kara delikten ibaret olan Mirny, bugün yerel ekonomiyi canlandıran dev bir turizm merkezine dönüştü.