DEM Parti Milletvekili Sırrı Sakık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği baş başa görüşmeye dair en kritik detayları ve somut taleplerini paylaştı. Kendi talebiyle gerçekleşen görüşmede 40 yıllık siyasi geçmişine ve demokrasi mücadelesine vurgu yapan Sakık, bir buçuk yıldır yürütülen süreçte gelinen noktayı, PKK'nın attığı adımları ve Meclis'in üstlenmesi gereken yasal sorumlulukları doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ilettiğini belirtti.
"PKK SİLAHLARINI YAKTI VE KENDİSİNİ LAĞVETTİ"
Sürecin mevcut durumuna dair çarpıcı bilgiler veren Sırrı Sakık, şu ifadeleri kullandı:
- "Bir buçuk yıldır çözüm süreci sürdürülüyor. PKK somut adımlar attı."
- "PKK, saat gibi çalışan bir hareket. 28 Şubat'taki açıklama, hem Sayın Öcalan'ın manifestosu arkasından örgütün hızlı bir şekilde o zor koşullarda toplanıp kendisini lağvetmesi, silahtan şiddetten kendisini arındırdığını, silahların yakıldığını gösteriyor. Bunlar ülke adına da barış adına da önemli adımlar."
"SİLAHINI BIRAKANLAR NASIL GELECEK?"
Bu adımların ardından sıranın parlamentoda olduğunu ve Meclis'in çalışmaya devam etmesi gerektiğini savunan Sakık, taleplerini şöyle sıraladı:
- "Bunun karşılığında parlamentonun yasal düzenlemeler yapması gerekir. Eğer bir sulh, bir barış gerçekleşecekse bunun mimarı da parlamentodur."
- "Parlamento bunu erteleyip tekrar birkaç ay ekim, kasım... Zaten ondan sonra bütçe görüşmeleri var. Hızlı adımlarla yol alınması gerektiğini düşünüyorum. Onun için parlamento tatile girmemelidir."
- "Silahını bırakanlar nasıl gelecek, nasıl hayata dahil olacak? Bunun karşılığı olmalıdır. Binler, on binler yurt dışında sürgünde, bunlar nasıl gelecek? Dil, kültür, kimlik uğruna bu kadar acı bedeller ödendi, bunlar nasıl hayat bulacak? Parlamento işte bunları bir an önce hayata geçirmesi gerekir."
"ÖCALAN'LA DİYALOG KAPILARI AÇILMALI, İKİ TARAF DA ÖZELEŞTİRİ YAPMALI"
Sürecin sadece siyasetçilerle sınırlı kalmaması ve karşılıklı özeleştiri verilmesi gerektiğinin altını çizen Sakık, çözüm modelini şu sözlerle aktardı:
- "Bu işin tek taraflı yürümediğini hayat hep bize gösterdi. Erteleyerek, öteleyerek değil; karşılıklı oturup nerede bir yanlışlık yapılmış, hem Kürt hareketi hem devlet bir özeleştiriyle bir sulh sağlamalıdır."
- "Barışacağınız örgütle, liderle sizin diyalog ve müzakere kapılarını da açmanız lazım. Sadece siyaset dünyası değil; İmralı'ya bilim dünyası da gitsin, gazeteciler gitsin, kafalarında soru işareti olan herkes gitsin, otursun, konuşsun."
- "Birlikte bir yaşam kültürü oluşturacaksak, birlikte demokratik cumhuriyeti inşa edeceksek, birbirimizi ilk önce ikna etmemiz gerekir. Onun yolu da diyalog ve sulhtur."
Sezim Sungur
Odatv.com