Ana içeriğe geç

ABD-İran anlaşmasının önündeki dört kritik engel

ABD Başkanı Donald Trump, Washington ile Tahran arasındaki anlaşmazlıkların önümüzdeki 60 günlük müzakerelerde çözülebileceği konusunda iyimser mesajlar verse de uzmanlar nihai anlaşmayı tehlikeye atabilecek dört temel başlığa dikkat çekiyor.

ABD-İran anlaşmasının önündeki dört kritik engel
Cumhuriyet
16

ABD ile İran arasında geçen hafta uzaktan imzalanan mutabakat zaptının ardından gözler, önümüzdeki 60 gün boyunca yürütülmesi planlanan teknik ve siyasi müzakerelere çevrildi.

Her iki taraf da nihai bir anlaşmaya ulaşılabileceği yönünde temkinli iyimserlik sergilese de, uzmanlar süreci raydan çıkarabilecek bir dizi kritik anlaşmazlığın varlığını koruduğunu belirtiyor.

1. LÜBNAN DOSYASI

Uzmanlara göre anlaşmanın önündeki ilk ve en hassas engellerden biri Lübnan meselesi.

İran, son günlerde yaptığı açıklamalarla taleplerinin kapsamını genişleterek, nihai bir anlaşmanın İsrail’in Lübnan’dan tamamen çekilmesini de içermesi gerektiği mesajını verdi.

Mutabakat metninde Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesine yönelik ifadelerin yer alması, Tahran’ın bu konuyu müzakerelerde daha güçlü şekilde gündeme taşımasına neden oldu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Washington ile Tahran arasında varılan mutabakatla bağlı olmadığını belirterek, Güney Lübnan’daki 'güvenlik bölgesi' adı altında yürüttüğü fiili işgali sonlandırmayı planlamadığını açıkladı.

Her ne kadar İsrail ile Hizbullah arasında ateşkes ilan edilmiş olsa da, İsrail ordusunun Güney Lübnan’daki bazı hedeflere yönelik operasyonlarının sürmesi bölgedeki kırılganlığı koruyor.

2. NÜKLEER PROGRAM VE URANYUM STOKU

Müzakerelerin en karmaşık başlığını ise İran’ın nükleer programı oluşturuyor.

Taraflar, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin geleceği ve İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının akıbeti gibi temel konuları sonraki teknik görüşmelere bıraktı.

Müzakere masasında şu soruların yanıt bulması gerekiyor:

  • İran zenginleştirme faaliyetlerini ne kadar süreyle durduracak?
  • Yaklaşık 400 kilogramlık yüksek zenginleştirilmiş uranyum stoku ülke dışına mı çıkarılacak, yoksa zenginleştirme oranı mı düşürülecek?
  • İsrail saldırılarında zarar gören nükleer tesislerde denetim ve doğrulama süreçleri nasıl yürütülecek?

Uzmanlar, nihai anlaşmanın başarısının büyük ölçüde bu teknik detayların çözümüne bağlı olduğunu belirtiyor.

3. YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASI

Bir diğer kritik başlık ise yaptırımların hangi takvim ve koşullarla kaldırılacağı.

Taraflar, İran’ın atacağı her nükleer adıma karşılık hangi yaptırımların kaldırılacağı konusunda henüz net bir çerçeve üzerinde uzlaşabilmiş değil.

Süreci daha da karmaşık hale getiren unsur ise ABD iç siyaseti. Başkan Donald Trump, nihai anlaşmanın Kongre’ye sunulabileceğinin sinyalini verdi.

ABD'nin temel ekonomik yaptırımlarının kaldırılmasının Kongre onayı gerektirebileceği belirtilirken, uzmanlar yasama sürecinin anlaşmanın önündeki en büyük siyasi engellerden biri haline gelebileceğini değerlendiriyor.

Eski ABD Hazine Bakanlığı yaptırım soruşturmacılarından ve şu anda Hughes Hubbard & Reed hukuk bürosunda ortak olarak görev yapan Jeremy Paner, Reuters’a yaptığı değerlendirmede, İran petrol sektörünün büyük bölümünün Devrim Muhafızları’nın etkisi altında olduğunu belirterek, yaptırımların kaldırılması halinde ortaya çıkacak hukuki sonuçların göz ardı edilemeyeceğini söyledi.

Paner, geçici anlaşmanın İran petrol ihracatına belirli kolaylıklar getirmesine rağmen, Devrim Muhafızları'nın ekonomik ağırlığı nedeniyle Amerikalı şirketlerin önemli hukuki risklerle karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.

4. HÜRMÜZ BOĞAZI ANLAŞMAZLIĞI

Uzmanların dikkat çektiği dördüncü ve potansiyel olarak en tehlikeli konu ise Hürmüz Boğazı.

Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği stratejik su yolu üzerindeki kontrol meselesi, taraflar arasında yeni krizlerin fitilini ateşleyebilir.

İddialara göre Tahran, Hürmüz Boğazı üzerindeki fiili yönetim rolünün uluslararası düzeyde tanınmasını istiyor. İran tarafından kurulan yeni denizcilik otoritesine bildirimde bulunmayan gemilere yönelik olası müdahalelerin ise yeni gerilimlere yol açabileceği değerlendiriliyor.

Uzmanlar, bölgede yaşanabilecek herhangi bir denizcilik krizinin kısa sürede uluslararası boyuta taşınabileceği uyarısında bulunuyor.

GÖZLER TEKNİK GÖRÜŞMELERDE

Taraflar arasındaki teknik görüşmelerin İsviçre’de başlaması bekleniyordu. Ancak İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını yoğunlaştırması nedeniyle görüşmeler ertelendi.

Bölgesel ve uluslararası arabulucuların temaslarını sürdürdüğü belirtilirken, önümüzdeki günlerde müzakere sürecinin yeniden başlaması bekleniyor.

Uzmanlara göre tarafların anlaşmaya yakınlaşmasına rağmen, Lübnan’dan Hürmüz Boğazı’na kadar uzanan karmaşık dosyalar nedeniyle önümüzdeki haftalar sürpriz gelişmelere sahne olabilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler