Ana içeriğe geç

Üretim değil hayatta kalma kredisi: Şirketler yangın söndürüyor

Jeopolitik krizler piyasayı sarsmaya devam ediyor... Üretim ve yatırımlar durma noktasına geldi. Şirketler ve vatandaşlar günü kurtarmak için kredi kartlarına ve en pahalı borç kanallarına sarıldı.

Üretim değil hayatta kalma kredisi: Şirketler yangın söndürüyor
Odatv
16

Dünya Gazetesi yazarı Naki Bakır, bankacılık piyasasında yılın ilk yarısına damgasını vuran yapısal değişimi çarpıcı ve derinlemesine verilerle gözler önüne serdi. Bakır, ekonomideki bu keskin dönüşümü, "Zirveye çıkan jeopolitik risklerin damgasını vurduğu yılın ilk yarısında Türk bankacılık piyasasında üretim ve yatırımdan tüketim ve nakit akışı yönetimine ‘kredi kompozisyonu kayması’ yaşandı. Reel olarak; KOBİ’ler dahil ekonominin üretim ayağına açılan krediler daralırken, tüketici kredisi ve bireysel kredi kartları ile şirketlerin nakit akışı yangınını söndürmek için sığındığı taksitli ticari krediler ve kurumsal kredi kartı borçları enflasyonun üzerinde büyüdü." diye ifade etti.

Bu saptama, ekonomik kaynakların yapısal yatırımları beslemek yerine, jeopolitik şokların yarattığı yangını söndürmek ve anlık tüketimi finanse etmek için harcandığını ortaya koydu.

REEL SEKTÖRDE YATIRIMIN YERİNİ ALAN HAYATTA KALMA REFLEKSİ

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini analiz eden Naki Bakır, ilk altı ayda toplam kredi hacminin reel olarak yüzde 1,5 daraldığını belirtirken, asıl kırılmanın üretim çarklarında yaşandığına dikkat çekti. Bakır, özellikle ekonominin belkemiği olan KOBİ'lerin ve ticari işletmelerin yatırım yapmak yerine nakit akışını ayakta tutabilmek adına kurumsal kredi kartlarına sarılmasını şu analiziyle açıkladı:

"Bu gelişme, ticari kesimin yatırım için değil, yükselen jeopolitik risk ortamında bozulan tedarik zincirlerini fonlamak, ham madde fiyatlarındaki ani dalgalanmalara karşı likit kalabilmek ve maaş, fatura, kısa vadeli borç ödemelerinde günü kurtarmak için bu tür krediye yöneldiğini gösteriyor. Kurumsal kartlar ve taksitli ticari krediler, şirketlerin acil nakit ve dönen sermaye ihtiyacını karşıladıkları en hızlı mekanizmaları oluşturuyor."

Bankaların da belirsizlik ikliminde riski bölmek adına devasa proje kredileri yerine küçük tutarlı, aylık taksitli kredileri tercih etmesi bu süreci hızlandırdı.

ENFLASYONİST VE SAVAŞ PSİKOLOJİSİYLE ÖNDEN YÜKLEMELİ TÜKETİM

Madalyonun bireysel tarafını ve hanehalkı davranışlarını inceleyen Naki Bakır, jeopolitik krizlerin ve sıcak savaş dönemlerinin en tipik tüketici refleksi olan "parayı hızla mala çevirme" eğiliminin istatistiklere açıkça yansıdığını ifade etti. Bireysel kredi kartı borçlarında yaşanan artışı ve tüketicinin psikolojik arka planını şu sözlerle aktardı:

"Bireysel kredi kartı borçlarının altı ayda yüzde 19,4 (reel yüzde 1,4) artışla 3 trilyon 216,9 milyar liraya ulaşması, vatandaşın enflasyonist ve savaş psikolojisinin hâkim olduğu bir ortamda hem satın alma gücünü korumaya çalıştığı hem de temel ihtiyaçlarını borçlanarak karşıladığını gösteriyor. Tüketicinin, paranın değer kaybedeceği veya lojistik/ arz sıkıntıları yaşanabileceği kaygısıyla ‘önden yüklemeli tüketim’ refleksine girdiği görülüyor."

Kart borçlarının üçte ikisinin taksitsiz harcamalardan oluşması, bireylerin de tıpkı şirketler gibi nakit dengesini korumakta zorlandığını tescilledi.

TİCARİ KESİMDE LİKİDİTE SIKIŞMASI VE KMH HESAPLARINDAKİ PATLAMA

Analizin en kritik ve finansal risk barındıran boyutunu ise şirketlerin Kredili Mevduat Hesapları (KMH) borçlarındaki adeta patlama seviyesine ulaşan artış oluşturdu. Naki Bakır, en pahalı ama erişimi en kolay borçlanma kanalı olan ticari KMH bakiyesindeki reel yüzde 20’lik devasa büyümeyi, ticari hayattaki akut tıkanıklığın en net kanıtı olarak sundu ve durumu şu sözlerle özetledi:

"Şirketlerin reel olarak rekor bir oranda bu kalemi büyütmüş olması; normal ticari kredilere (rotatif, spot vb.) ulaşamadıklarını veya bu kredilerin bürokratik onay süreçlerini bekleyecek vakitlerinin olmadığına işaret ediyor. İşletmeler, maliyeti ne olursa olsun günü kurtarmak için en hızlı nakit kaynağı olan KMH limitlerini sonuna kadar kullanmış gözüküyor." Bakır'a göre, uzun vadeli yatırımlar için asla tercih edilmeyen bu geçici aracın sonuna kadar zorlanması, işletmelerin vadesi gelen çeklerin yazılmasını önlemek, personel maaşlarını gününde yatırabilmek ve elektrik, doğalgaz gibi operasyonel faturaları ödeyebilmek için adeta duvara tosladığının somut bir göstergesi oldu.

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler